"Kanunun emrettiğini uygulaması gereken O, hırsızlık için emir veriyor. Kanuna karşı işlenen suçları önleyecek olan O, oysa kendisi bu suçları işliyor. Adaletsiz davranan O, lakin alkışlanıyor." diye yakınmaların arttığı bir devlet yaşanır olmaktan çıkmıştır.
Bu yakınmayı dile getiren kişinin O'nun direktifleriyle hapse atılması ya da ortadan yok edilmesi kaçınılmazdır. Çünkü bir devlette hukuksuzluk başladığında, O duramaz artık. O, bilir ki durursa düşer. O, bilir ki düşenin dostu olmaz. Bugün emrinde olanlar düştüğünde ilk tekmeyi vuranlardan olacaktır, kendileri ayakta kalabilmek için.
O'nun ülkesinde zengin adam yoksulun evini ucuza kapatmaktadır, devletin memuru rüşvet yemektedir, egemen sınıfların sömürüsü dayanılmaz noktaya gelmiştir. Memurlar yaşlı kadınların bahçesine izinsiz girip meyvelerini toplamaktadır. Din adamlarının halk üzerindeki büyük baskısının yanında ağır vergiler halkı geçinemez noktaya getirmiştir.
O'nun kim olduğu önemli değildir. O'nun başında olduğu devletin adı da önemli değildir. Önemli olan O'nun idaresindeki devlette hukukun kalmamasıdır.
Ama daha da önemlisi devlette adaletin O'nun yüzünden kalmadığı bilgisinin, duygusunun devletin fertlerince farkına varılmış olmasıdır. Farkında olduğu halde bir talebi olmayanlar soygun düzeninden nemalananlardır. Halk farkına varmış, O için yolun sonu gelmiştir.
Bunları korkusuzca çekinmeden belgelere dayanarak yazıyorum.
Yazdıklarım günümüzden yaklaşık 4.400 sene önce Sümerlerde, Lagaş Krallığında olmuştu. O'nun adı Lugalanda idi.
Belgeler Sümer tabletleridir. Bakın tabletlere göre sonrasında neler olmuş.
Lagaş ülkesinde yaşayanlar rüşvet, sömürü düzenine isyan bayrağını açarak yazıya geçirilmiş ilk halk isyanını başlatmışlar, başlarına geçen Urukagina'nın önderliğinde.
O'nu deviren Urukagina, günümüzde Urukagina Talimatları veya Kanunları olarak anılan reformları gerçekleştirmiştir.
Yazıya dökülüp uygulanan kanunlara gelince; din adamlarının ve memurların halkın mallarına el koyması, zenginlerin fakirleri ezmesi yasaklanmış, çeteler dağıtılmıştır. Ticaret, tarım, hayvancılık gibi işlerin yanında kadınlar ve güçsüzlerin haklarına halkın talepleri doğrultusunda demokratik ve katılımcı düzenlemeler yapılmıştır. Din adamlarının ayrıcalıkları ellerinden alınmış, ağır vergiler düşürülmüştür. İşlenen suçlar için daha çok para cezaları konmuştur. Fakirin rızası olmadan ve bedeli ödenmeden zenginlerin fakirin malını alması yasaklanmıştır. Körlere bedava ekmek verilmesi sağlanmıştır. Öksüzlere ve dul kadınlara zor kullanılması da yasaklara eklenmiştir.
Böylece Lagaş'lılar tarihteki ilk halk devrimini gerçekleştirerek yurtlarını daha yaşanır bir ülke yapmışlardır. Halkın öncesine göre daha rahat yaşamasında Urukagina’nın yönetimi boyunca hukuktan sapmayarak adaletli davranması büyük rol oynamıştır.
Ancak yıllar sonra yine adaletten uzaklaşıldığı 200 yıl kadar sonrasını anlatan tabletlerden okunmaktadır. Günümüze kadar geçen bunca zamanda ne O'ların krallıktan indirildiğini, nice devletlerin yıkıldığını tarihsel verilerden öğreniyoruz.
Günümüzde önemli olansa; tarihten ders çıkarıp adaletli bir devlet düzeninin tesis edilerek sürekliliğini sağlayabilmektir...
22 Temmuz 2026 – M. Şevket Atalay