“Yapılacak ilk seçimde muhalefetten bir adayın Cumhurbaşkanı olması halinde neler yapılacak?” sorusunun yanıtı hazır mı? Yoksa “hele bir kazanalım, nasılsa kervan yolda düzelir” mantığıyla sadece seçimi kazanma peşinde mi koşuluyor?
Umarım ki muhalefet partileri bir yol haritası hazırlıyordur. Meydanlarda halka vaat ettiklerini nasıl yapacaklarını, hangi kanunun hangi maddelerini değiştireceklerini, yürürlükteki Cumhurbaşkanı Kararlarında ne gibi değişiklikler yapacaklarını kurdukları birbirleriyle koordineli çalışma gruplarıyla hazırlamaya başlamışlardır.
Eğer böyle bir hazırlık yoksa 42. Hükümetin durumuna düşmeleri kaçınılmazdır. Siyaset tarihine merakı olanlarla yaşı kemâle erenler hatırlayacaktır. 1977’de seçimi kazanan CHP yeterli milletvekiline sahip olamayınca AP’den istifa eden on bir vekilden on tanesine vekillik vererek “Güneş Motel Hükümeti” olarak adlandırılan 42. Hükümeti kurmuştu.
O yıllarda Boğaziçi Üniversitesi’nde okuyan ve CHP’yi iktidara taşıyan gençler olarak biz de bir şeylerin düzeleceğini düşünerek 1.yurdun üstüne “Halk iktidarı kurulacak” diye koca bir bez afiş asmıştık. Günler aylar geçtikçe halkın iktidarı ve refahı konusunda somut adımlar atılamadı ve 42. Hükümetin öncekilerden farkı sadece isimler olarak kaldı. Bizler de yılın ilk günlerinde tantanayla astığımız afişi sonbahar gelmeden bir gece yarısı indirmek zorunda kaldık. İktidardaki partinin değişmesi ve başka kişilerin bakan olmasının Halk İktidarını kurmaya yetmediğini acı bir tecrübeyle öğrenmiştik.
Kişilerde keramet olmadığından başarısızlığın nedeni, bakan yapılan kişilerde değil vaat edilen hedeflere varmak için izlenecek zamana endeksli iş programı yokluğuydu.
Niyet ne kadar iyi olursa olsun yönetimde yapacaklarınız konusunda bir ön hazırlık yoksa başarısızlık kaçınılmazdır. Ve Türkiye’nin bir kez daha başarısız bir iktidarla zaman kaybetmeye mecali kalmamıştır.
Bugün itibariyle ülkemizde kanunların yanında yaptırım gücü olan 11.000’in üzerinde Cumhurbaşkanı Kararının yürürlükte olduğunu biliyor musunuz? Üstelik bu Kararların bir kısmı da Resmî Gazetede yayınlanmamış durumda.
Seçimi kazanacak Cumhurbaşkanı, koltuğa oturduğunda bu hukuki karmaşayla işe başlayacak. Bunun yanında sayıları konusunda kesin bir bilgi olmayan ama kadroları veya sözleşmeleri olan Cumhurbaşkanlığı personeli doğrudan kendisine bağlı olarak görev bekleyecek.
Tabi birde, görev mekânı sorunu var. Seçimi kazanan Cumhurbaşkanı hukuksuz olarak inşa edilen AK Saray’da mı iş başı yapacak yoksa Çankaya Köşkü’nde mi?
İşte böyle bir ahval ve şerait içinde göreve başlayacak kişinin elinde çok iyi hazırlanmış bir iş programı olmalıdır. Alacağı ilk karar ve atacağı ilk imza hem yurttaşlarımıza hem de dünyaya yapılacaklar konusunda bir gösterge olacaktır.
Gidilecek çok yol varsa, hedef uzaktaysa bazen kestirmeden gitmek gerekir. Kestirme yollar çoğunlukla düzgün değil engebelidir ama yolu kısaltır.
Muhalefet kazandığı takdirde parlamenter sisteme geri dönüleceği ancak Anayasa’da ve kanunlarda gerekli değişiklikleri yapmak için Mecliste yeterli bir çoğunluğun elde edilemeyeceği görülüyor.
Böyle bir tabloda hızla yol almak için değişik olasılıklara göre birden çok yol haritası çantada hazır edilmelidir. Parlamenter sisteme dönmek için en kestirme yol 1(bir) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararı’nda değişiklik yapılmasıdır.
Yapılacak düzenleme ile “Bakanlar Kurulu Başkanı” kadrosu oluşturulup yetki ve sorumlulukları belirlenmelidir. Böylece devleti temsil eden Cumhurbaşkanı makamı ile işleri yöneten hükümet arasındaki çizgi oluşacaktır. Hükümet Bakanlar Kurulu Başkanı yönetiminde günlük işleri yürütürken, Cumhurbaşkanı geriye dönük Cumhurbaşkanı Kararlarındaki uyumsuzlukları hızlıca temizleyebilir ve Kanunların tek başına yaptırım gücü tekrar tesis edilerek ülkemiz çeyrek asıra yaklaşan devlet yapısının bozulmasından kurtarılabilir…
20 Mayıs 2026 – M. Şevket Atalay