Doğum sayılarının düşmesinin ülkemiz için varoluşsal tehdit olduğu konusunda ben de Sayın Erdoğan gibi düşünüyorum. Sizce de Cumhurbaşkanı haklı mı?
Eğer Cumhurbaşkanının dediği gibi varoluşsal bir tehdit altındaysak tehdit eden de olmalı, öyle değil mi?
Aslında tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kaba doğum hızı düşüyor. "Aman canım, bütün dünyada böyle" diye geçiştiremeyiz, zira ülkemizde düşüş hızı hem girmek istediğimiz Avrupa Birliğinin hem de dünya ortalamasının üzerinde gerçekleşiyor. Bununla paralel olarak nüfus artışımız da hız kesmiş vaziyette.
Kaba doğum hızı ile nüfus artış hızı arasında olması gereken ilişki TÜİK rakamlarının kayganlığıyla beraber parayla veya başka sebeplerle vatandaş yapılanların sayısının belirsizliği yüzünden kurulamadığından incelemek zorluyor haliyle.
Ülkemiz için "varoluşsal tehdit" yalnızca doğum hızımızın düşmesi değildir. Kaba doğum hızının iller arasındaki büyük farklılığı ile nüfus artış hızında iller arasındaki uçurumda gelişmemizin önündeki tehdittir.
Bunlar kadar önemli olan bir başka tehdit de verilerin gizlenmesidir. Veriler gizlendikçe bilim yapılamaz hale gelmekte, bilimsel inceleme yapılamayınca da geleceğe yönelik yol gösterici planlar oluşturulması zorlaşmaktadır.
Biz yine de geçen makaleden devamla olan verilere biraz daha detaylı bakalım ve diğer illerin de farklı olmadığını belirterek kaba doğum hızında birinciyle sonuncu olan illerimizi inceleyelim.
Eldeki rakamlara göre kaba doğum hızında senelerdir Türkiye rekortmeni olan Şanlıurfa ilinin nüfus artış hızında da önde olması gerekmez mi? Lakin Şanlıurfa son on beş yılın ortalamasında kaba doğum hızı ve nüfus artışında birinciyken, son beş yıl ortalamasında nüfus artışında sekizinci, 2023 yılında ise nüfus artışında yirmi birinci oldu. Yani Şanlıurfalılar şehirlerinde çocuk yapmaya devam ediyor ama giderek artan oranda başka şehirlere yaşamaya gidiyor.
Kaba doğum hızında son on beş yıl ortalamasında yetmiş ikinci, son beş yılın ortalamasıyla 2023 yılında sonuncu olan Zonguldak ise, nüfus artış hızında son on beş yıl ortalamasında yetmiş yedinci, son beş ortalamasında atmış dokuzuncu, 2023 yılında ise elli sekizinci olmuş. Demek ki Zonguldak nüfus azalışını sanki bir yandan da göç alarak frenlerken, kalanlar kadar gelenler de çocuk yapmamış.
Bu iki ile baktığımızda espri olarak Şanlıurfalıların göç ederken Zonguldak ilini pek tercih etmedikleri sonucunu bile çıkarabiliriz.
İşin esprisi bir yana kaba doğum hızımızdaki düşüş bu şekilde devam ederse bir kaç yıla azalan nüfus ile karşılaşabiliriz.
Varoluşsal tehdidi oluşturanlar, doğum kontrolüne karşı olduklarını iddia edenleri kullanarak dünyanın en etkili doğum kontrolünü ülkemizde gerçekleştiriyorlar.
İşin acı tarafı da bu işe alet olanların yaptıklarının farkına tam varamamış olması. Hala "bir şeyler oluyor galiba" seviyesindeler. Öyle olmasa kaba doğum hızını ve nüfusu arttırmak için "evlilik kredisi" gibi akıllarınca kurnazlık yapıp oy getireceğini düşündükleri saçmalıklardan medet umarlar mı?
Sizce bilimi göz ardı edenlerin varoluşsal tehdidi yenmeleri mümkün mü?
İktidardakilerin bu konuda bir şey yapamayacağının artık farkında iseniz, üzülmeyin. Hele hele bu farkındalık toplumda giderek çoğalırken bayram günü hiç umutsuz olmayın.
Bu ülke bilimi kullanarak, çocuklarımızın yaşamımıza neşe ve umut katarak çoğaldığı yarınları inşa edecek birikime sahiptir...
12 Haziran 2024 - M. Şevket Atalay