Sayın Cumhurbaşkanı son zamanlarda nüfus artışımızın azalmasından ve bundan duyduğu endişeden sıkça bahsediyor.
Aynı zamanda iktidardaki AKP'nin de Başkanı olan Tayyip Bey'in açıklamalarında bir endişe, bir memnuniyetsizlik var ama nüfus artış hızımız kaç olursa endişelerinin kaybolacağı konusunda bir bilgi kırıntısı yok. Sadece Sayın Erdoğan'dan değil, diğer devlet kurumlarından da bir hedef duyamıyoruz.
Nüfus verilerimiz her yıl Şubat ayı başında TÜİK tarafından bir bültenle yayınlanıyor. Sizlerle necip basınımızın irdelemediği rakamlara bakarak biraz veri okuryazarlığı yapıp, acaba nüfus artış hızımız bize neler söylüyor bir bakalım ve yorumlayalım.
TÜİK nüfus rakamlarını 2007 yılından beri "Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS)" üzerinden derliyor. Bu rakamlarda yurt dışında ikamet edenlerle, ikamet kaydı olmayanlar yok. Yani nüfusumuz olarak açıklanan rakamlar yaşayan tüm yurttaşlarımızı ifade etmiyor ama ne yapalım. Veri olarak elimizde işleyebileceğimiz sadece bu rakamlar var.
Son üç yılda nüfus artış oranımız; 2022'de %0.71, 2023'de %0.11, 2024'de de %0.34 olarak gerçekleşmiş. En eski veri olan 2007 yılından beri ise yıllık ortalama %1.26 artmış nüfusumuz. Bu sürenin ilk beş yılında artış ortalamamız %1.43 olurken, son beş yılda ortalama %0.60 olmuş. TÜİK ve İçişleri Bakanlığı verileri (kabul edilemez şekilde) farklı olsa da 6 Şubat 2023 depremlerindeki ölümlerin son beş yıldaki düşüşte küçük bir etkisi olduğunu söyleyebiliriz.
Bir ülkenin nüfusunun sağlıklı yenilenmesi için yıllık nüfus artış hızının %2.1 olması gerektiği kabul ediliyor.
2007 yılından itibaren her yıl ortalama %2.1 'lik nüfus artış hızını yakalayabilseydik, 2024 yılı sonunda nüfusumuz 1,5 milyon kişi daha fazla olup 87 milyonun üzerine çıkacaktı. Bilmiyorum, bu rakam Sayın Cumhurbaşkanını tatmin eder miydi?
Daha geçmişten gelerek bakarsak, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk nüfus sayımı 1927 yılında yapılmış. TÜİK tarafından "ADNKS" uygulanan 2007 yılına kadar geçen 80 yılda ise nüfusumuz yıllık ortalama %5.21 artmış. 2007 yılından itibaren yine bu oranı yakalasaydık, nüfusumuz 4 milyon daha fazla olup 90 milyona yaklaşacaktı. Acaba Sayın AKP Başkanının gönlündeki sayı bu mudur?
Sanki Recep Tayyip Bey'in aklından geçen rakam buymuş diye düşünüyorum. Zira nüfus artışından memnuniyetsizliğini en son belirttiği 28 Nisan 2025 günü ülkemizde 4 milyonun biraz üzerinde göçmen olduğunu da söyledi ve bu sayıdan bir memnuniyetsizlik belirtmedi.
Bense bu rakamlara bakınca, "nüfus artış hızımızın düşüklüğünü fırsata çevirebilirdik" diye düşünüyorum.
Devlet açısından nüfus artışının düşüklüğü besleyecek daha az boğaz, daha az okul binası talebi demektir. Ve bir sürü "daha az" talep. Devlet yurttaşlarından aldığının bir kısmını devlet çarkını çevirmeye harcarken bir bölümünü de vatandaşlarının refahı için harcar. Eğer devleti yönetirken birazcık öngörülü davranabilseydik bu daha az harcamalar günümüze daha az devlet borcu ve daha çok yurttaş refahı olarak yansıyacak ve nüfus artış hızımız herhangi bir endişeye gerek kalmaksızın ideal nüfus yenilenme hızına kendiliğinden çıkacaktı.
Ama devleti yönetenler hesapsızca ve kontrolsüzce göçmen girişine izin vererek kaynakları kendi yurttaşları yerine entegrasyonu da zor olan bu göçmenlere harcadılar. Şimdi nüfus artış hızı sağlamak için çocuk başına yardım teşviki çıkarıyorlar. Madem göçmenlerle olan toplamdan memnunsunuz, öyleyse niçin yurt içindeki TC yurttaşı nüfusunu da arttırmak istiyorsunuz?
Devleti yönetmek için hasbelkader orada olmak yetmez. Eldeki verileri okuyup işlemek, olacakları yönlendirebilmek ve hedefler gerekir. Bunu yapamazsanız "durumu fırsata çevirmek" yerine, "çevir kazı yanmasın" mealinden demeçlerle vaziyeti yürütmeye çalışırsınız, lakin lafla peynir gemisine bile reislik zor zanaat...
07 Nisan 2025 - M. Şevket Atalay