Mirasyedi deyimi, atasından ailesinden kalanları çalışarak çoğaltmak ya da en azından korumak yerine satarak gününü gün edenler için kullanılır.
Ülkeyi yönetenler mirasyediliğe devam edip, sadece Cumhuriyetin kazanımlarını değil, Fatih Sultan Mehmet'in mirasını da yok ediyorlar.
İstanbul'u imparatorluğa başkent yapan Fatih'in adını taşıyan Suriçi'ni üç kuruş nasiplenmek için parça parça doğruyorlar. Nasıl yaptıklarını anlatayım.
2008 yılına kadar tarihsel kökenlere dayalı isimleriyle adlandırılmış 69 mahalleden oluşan ilçenin idari yapısı, kültürel köklerinden sökülerek 24 mahalleye sıkıştırıldı. Fatih İlçesinin tarihini, kültürünü bilmeyen kişilerin eliyle Fatih zamanından beri semt adı olan Karagümrük, üç mahallenin çeşitli bölümleriyle mahalle yapıldı. Yine aynı yıl çıkarılan 5747 sayılı kanunla Eminönü ilçesi de eklenerek Suriçi tek bir ilçe çatısı altına toplandı.
Her ne hikmetse nüfusun yoğunlukta olduğu Fatih bölgesinde mahalle sayıları azaltılırken, nüfusun sadece % 7'sinin yaşadığı Eminönü bölgesinde mahalle sayıları arttırılıverdi. 2009 yılından beri toplam yüzölçümünün yalnızca üçte birine sahip Eminönü bölgesinde 33, Fatih bölgesinde ise 24 mahalle var. Yani sadece kültürüyle değil idari bölünmüşlüğüyle alakalı da sıkıntı yaratıldı.
Bunlar kağıt üstünde olan, ikamet edenlerin gündelik hayatına direkt etki etmeyen unsurlar olarak düşünülebilir. Ancak durumun öyle olmadığını nüfus hareketleri gösteriyor.
Fatih ilçesinde mahallelerin yeniden düzenlendiği 2009 yılında 433.796 kişi yaşarken, 2024 yılı sonunda bu sayı 354.462'ye düşmüş. 2009'dan 2024 sonuna Türkiye'nin nüfusu %18,1 artarken, Fatih ilçesinin nüfusu %18,3 azalmış.
Enteresan bir şekilde sadece 2020 yılında nüfus %10,5 azalmış. Oysa 2020 yılında Fatih'te deprem de olmadı, İstanbul'un meşhur patlıcan yangınları da.
Küçükpazar'ın Haliç kıyısında eskiden olmayan bir Sarıdemir mahallesi var kağıt üzerinde oluşturulmuş, muhtarı bile ikamet etmiyor. Seçim olacağı yıl on kişi civarında insan taşınıyor, ertesi yıl ara ki ikamet eden nüfus bulasın.
Fatih Sultan Mehmet'in fetihten sonra Konya Aksaray'dan Türk nüfus getirip iskan ederek adını verdiği Aksaray civarında ise değil Aksaraylı, Türkçe konuşan bulmak neredeyse imkansız.
Adını Kanuniden alan Süleymaniye civarını da Araplara satacağız diye mezbelelik hale getirdiler, dolaşmaya kalksanız sadece gözlerinizle değil yüreğinizle ağlarsınız.
İlçenin mahallelerini parçaladıkları yetmedi, yüz yıllık stadına da göz diktiler. İstanbul'un namlı kulüplerinden Karagümrük takımına maç oynatmıyorlar. İBB muhalefete geçmeden önceki bir vakitte tek parsel olan stad arazisini ondan fazla parsele parçalayıp, Fevzipaşa Caddesi kenarına çizdikleri parselleri İBB' ye tapulamışlar. Hevesleri kursaklarında kaldı iki dönemdir muhalefet kazanınca Büyükşehir Belediyesini. Yine de umudu kesmeyip "ilerde Büyükşehir Belediyesini tekrar kazanırız" düşüncesiyle göstermelik bir proje hazırlamışlar, "stadı yapacağız" diye dolaşıp Karagümrüklüleri oyalıyorlar. Paylaştıkları üç boyutlu videoyu kare kare detaylı izleyince aslında niyetin Fevzipaşa Caddesi kenarına dükkan projesi olduğu, altına da stadın sıkıştırıldığı, o projeyle günümüz standartlarında stat yapılamayacağı gözüküyor.
Anlayacağınız, stad projesi(!) de "Kanal İstanbul" projesinden farksız. Proje yalan, maksat talan.
İktidardakiler Türkiye gibi Fatih ilçesini de harika yönettikleri iddiasındalar.
İyi de Fatih ilçesi şahane yönetiliyorsa niçin halk Fatih'i terk ediyor? Niye Fatih'in nüfusu azalıyor?
Dünyanın başkenti kabul edilen bir şehrin kalbi bırakılır mı, iyi yönetilen bir yer terk edilir mi, benim ferasetli güzel kardeşim?
05 Mart 2025 - M. Şevket Atalay