Davacılarından olduğum KANAL İSTANBUL ÇED Raporu Olumlu Kararının iptali davası uzadıkça uzuyor. Miras davasına döndü mübarek.
Kamuoyunda artık daha çok etrafında satılan araziler ve TOKİ Konutlarıyla anılan, birilerince "asrın projesi" diye nitelendirilen kanal için hazırlanan projenin ÇED Raporunun iptali davası açılalı beş yılı geçti.
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nde görülmeye başlanan davalarda mahkemece atanan Bilirkişi Heyeti Mart 2022'de yaptığı keşif sonunda hazırladığı Raporda projenin "yapılamaz" olduğunu, eğer yapılmaya kalkışılırsa çevreye onarılmaz zarar vereceğini söylemişti.
Davaya bakan Mahkeme bu Bilirkişi Raporuyla karar vermek istemeyince topu sudan bir sebeple Danıştay 6. Daireye şutlamıştı. Danıştay 6. Dairesi de ne yapacağını bilemediğinden bir yıldan uzun süre bekleyip davayı Danıştay 4.Dairenin kucağına bırakıvermişti. Danıştay 4.Dairesi "her şeyi sil baştan yaparsak belki karar verecek hale geliriz" düşüncesiyle yeni Bilirkişi Heyeti oluşturarak Kasım 2024’te bu sefer iki günlük keşif yaptırmıştı.
İkinci Bilirkişi Heyetinin Raporu keşiften tam 273 gün sonra tamamlanıp Mahkemeye sunuldu nihayet. Mahkemece atanan 2. Bilirkişi Heyeti Raporunun 1.Rapordan aşağı kalır yanı yok.
Bilirkişiler meslek etikleri gereği doğruları yazmışlar. Bakın ne tespitler var raporda;
"...seçilen alternatif güzergâhın tarihsel çevreye en çok zarar veren olduğu" ," yetersiz bir risk değerlendirme", "yeterince incelenmemiş", "hesaplamalar yanlış", "analizler bilimsel ve teknik kurallara uygun değil", "5403 Sayılı Kanun’un amacına ve uygulama yönetmeliğine aykırı", "4342 Sayılı Mera Kanunu’na ve Kırsal Kalkınma Strateji Belgelerine aykırı", " Kıyı Tesisi Yapım Taleplerinin Değerlendirilmesine Dair Tebliğ’de belirtilen kriterlere de uymadığı", "Marmara Denizi ve Karadeniz ekosistemleri üzerinde ciddi etkiler yaratma potansiyeli" gibi hepsini buraya alamayacağım yüzden fazla eksiklik, hesap hatası, kanuna aykırılık çevre için çok ciddi olumsuz etki tespiti olan rapora göre öyle hatalar var ki, hani çocuk yapmaz türünden.
Mesela "dört yılda 400 kamyonla taşıyacağız" dedikleri hafriyat nakli için Bilirkişi hesaplama yapmış ve "o sürede ancak 3.140 kamyonla taşınabileceğini" tespit etmiş.
Hepsinden öte öyle bir tespit cümlesi var ki, çok güzel özetliyor ÇED Raporunu; "...hesaplamalar yanlışlarla dolu, birbiri ile çelişen rakamların bulunduğu, konuya hakim olmayan kişilerce yapıldığı izlenimi veren, özensiz yapılmış bir çalışma niteliğindedir."
Davacılar olarak bizlerin başlangıçtan beri söyledikleri 1.Bilirkişi Raporundan sonra 2.Bilirkişi Raporuyla da ortaya konmuş durumda.
Şimdi top Danıştay 4.Dairede. Bakalım bu iki Bilirkişi Raporundan sonra ne yapacaklar? Başka bir Mahkemeye sallayıp 3.Bilirkişi Heyetiyle "olumlu" rapor almaya mı çalışacaklar, yoksa artık hukukun gereğini yerine getirip bu teneke projenin ÇED Olumlu Kararını iptal mi edecekler?
Ne karar verirlerse versinler, kötü niyetle bilime aykırı belge düzenleyip kamuoyunu ve devleti yanıltarak doğaya zarar vermek isteyenlerle görevini kötüye kullanıp düzenlenmiş sahte belgeye onay vererek suça iştirak edenler hakkında cezai işlem yapılması için davaya verdiğim dilekçeyle suç duyurusu talebinde bulundum.
Bizler baştan beri doğanın mirasçıları olarak; dağdaki taş daldaki kuş için, insanın ve doğanın tabiat kanunlarına uyumlu yaşaması için açtığımız davada, bundan böyle geçtiğimiz günlerde amaçları şimdilik belirsiz kişilerce haince katledilen gazeteci, çevreci Hakan Tosun kardeşimiz için de takipçiyiz.
Doğanın mirası davası 50 yıl sürse de yılmayacağız, teşebbüs edenleri teşhir edip cezalandırılmalarını da sağlayacağız.
Çocuklarımız için, Hakan Tosun için, doğa için mücadeleye devam...
22 Ekim 2025 - M. Şevket Atalay