6 Şubat depreminin üzerinden 1,5 yıl geçti. Depremde kaç canımızı yitirdik, bilen var mı? Şimdi diyeceksiniz ki; "Devlet adına İçişleri Bakanı açıkladı ya."

Haklısınız, İçişleri Bakanı A. Yerlikaya 2 Şubat 2024 tarihinde "Depremde 53,537 canımızı yitirdik" diye açıkladı. Açıkladı açıklamasına da, ölü ve yaralı sayısının toplamından başka bilgi vermedi. Yitirdiğimiz bu canların kaç tanesini hangi ilde yitirdik, detaylar henüz belli değil. Hangi ilde kaç canımız gitti, açıklamıyorlar. CİMER üzerinden İçişleri Bakanlığı’na sordum, bu satırlar yazılana kadar detayını öğrenemedim.

İstanbul Valisiyken "Üsküdar" demeyi öğrenemeden, terfi ettirilerek İçişleri Bakanı yapılan A. Yerlikaya "53,537 kişi deprem nedeniyle öldü" diyor ama devletin istatistik kurumu TÜİK öyle demiyor.

Bakanın açıklamasından dört ay sonra TÜİK ölüm istatistiklerini yayınladı. TÜİK deprem ölümlerini dışsal yaralanma ve zehirlenme nedenleri başlığı altında gösteriyor. TÜİK'e göre bu nedenle 2023 yılında ölen sayısı 64,540. Önceki üç yılda da bu nedenlerle ortalama 20,000 civarında ölüm gerçekleştiğine göre deprem nedeniyle ölenlerin sayısı TÜİK'e göre 44,000 civarında.

TÜİK'in açıklamasında il bazında detay var ama İçişleri Bakanı’nın açıklamasında detay olmadığı için karşılaştırmamız mümkün değil.

TÜİK'in depremden etkilenen on bir ilimizin rakamlarına baktığımızda da yine 44,000 civarında bir sayıya ulaşıyoruz. Bu on bir ildeki son beş yılın rakamlarını kullanarak ortalama ölüm ve nüfus oranlarıyla "deprem olmasaydı ne olurdu" diye hesaplayıp karşılaştırdım, yine 44-45,000 civarında bir deprem kaybı sayısına ulaştım.

İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasıyla TÜİK arasındaki fark depremde sınırlarımız içinde ölen yabancı uyruklulardan kaynaklanıyor olabilir. Çünkü TÜİK'in açıklamasında geçici koruma statüsüyle ülkemizde bulananlardan ölenlerin bu sayılara dahil olmadığı belirtiliyor. Demek ki depremde ülkemizdeki yabancılardan 8-9,000 kadar kişi de can vermiş. Sınırlarımız içindeki yabancıların kaç kişi olduğunu bilemediğimiz için haliyle ölenlerin sayılarını da tam bilemiyoruz. Bakanın bir kaç gün önce "nerede olduklarını bilmiyoruz" dediği 729 bin Suriyeliden bazıları da depremde ölmüş olmalı.

İllerimizin ölüm oranlarına baktığımızda 2023 yılında sırasıyla Adıyaman, Hatay ve Kahramanmaraş'ın depremden en çok etkilendiği kolayca görülüyor.

2022'den 2023'e ölüm oranındaki artışta da depremin en çok bu üç ilimizi vurduğunu görmek mümkün. Ölüm oranları Adıyaman'da üç kat artarken, Hatay'da 2,3 kat Kahramanmaraş'ta ise 2 kat artmış. İşin ilginci ise depremden etkilenen iller arasında olan Kilis ve Elazığ'da ölüm oranları azalmış. Yani devletimize göre Kilis ve Elazığ depremden etkilenmiş ama burada yaşayanlar daha az ölmüş. Belki de TÜİK'in hesabına dahil edilmeyen yabancılar bu illerimizde ölmüştür.

Daha da ilginci ülke genelinde 2022’de %0,59 olan ölüm oranımız %0,62'ye yükselirken, sadece 12 ilimizde ölüm oranları artmış, kalan 69 ilimizde ise ölüm oranlarımız düşmüş. Ne oldu da bu 69 ilimizde ölümlerimiz azaldı? Hani deprem olmasa sağlık sistemimiz bir yılda mükemmel hale geldi diye övüneceğiz neredeyse.

Peki ya, depremden beri kayıp olanlar? Kaç vatandaşımızdan hala haber yok? Kaç kişi hala yakınlarının dirisine yahut ölüsüne ulaşamamış vaziyette haber bekliyor. Sayısını bilen var mı?

Kayıp yakınlarının sesini duyan var mı?

6 Şubat depreminde gerçekte kaç canımızı yitirdik, hesabını verecek var mı?..

07 Ağustos 2024 - M. Şevket Atalay