Yüz atmış üç sayısının diğer sayılardan bir farkı olmasa da kanunlarda veya sıralamalarda kullanıldığında akılda yer edebiliyor.

Mesela, eski Türk Ceza Kanunu’nda 141 ve 142. maddelerle birlikte en çok konuşulan maddelerden biriydi. Eski TCK 'nın 163. maddesinde laikliğe aykırı olarak devletin nizamını değiştirmek isteyenlere hapis cezası vardı.

14 Eylül 2024 Cumartesi günü Resmi Gazete’de bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayınlandı. Kararnamenin numarası ise garip bir tesadüfle 163. Bu Kararname çok konuşulacak ama necip kamuoyu "Narin" konularla meşgul, muhalefet deseniz "Recep Beyi yeniden nasıl Cumhurbaşkanı yaparız" derdine düşmüş olduğundan henüz kimse farkında değil.

163 sayılı Kararnameyi önemli yapan bir husus var. Kararname ile Hakan Fidan'a bir nevi kendi ordusunu kurma yetkisi verildi.

Dışişleri Bakanlığı bünyesinde "Diplomatik Güvenlik Genel Müdürlüğü" kuruldu. Hakan Bey artık İçişleri Bakanlığı bünyesinden istediği polis ve askerleri Dışişleri Bakanlığı’na alıp, Dışişleri Bakanlığı’nın hem yurt dışında hem de yurtiçinde güvenliğini sağlayacak. Bunun için sadece insan kaynağını değil istediği silahları da alacak. Hatta bu kişilerin eğitimini de Dışişleri Bakanlığı yapacak. Yani Dışişlerinin malzeme envanterinde içerde ve dışarıda kullanmak üzere her türlü silahta olacak.

Dışişleri Bakanlığı bu personeli nerede eğitecek? Mesela Somali'de mi? Ya da Suriye'nin kuzeyinde mi? Dışişleri Bakanlığı’nın eğittiği kişileri kim kontrol edecek?

Düşünmesi bile iç karartıcı ama Dışişlerinin envanterinde olan silah ve mühimmat kötü niyetli kişiler tarafından elçilik dışında kullanılırsa sorumlusu Türkiye Cumhuriyeti Devleti olmaz mı?

Hadi, niyetin masum olduğunu ve yurtdışındaki temsilcilerimizin güvenliğinin sağlanması için yapıldığını iyi niyetli olarak düşünelim de Kararnamenin 6. maddesi kabak gibi ortada. "Merkez ve yurt içindeki tesis ve ... "diye net olarak yazılmış.

İçişleri Bakanlığı Dışişlerini yurt içinde koruyamıyor mu? Ben İçişleri Bakanı olsam istifa ederim, Ali bey görevden affını isteyebilir.

Mademki Ankara'da ki Dışişleri Binasını kendi bakanlığı koruyacak, oldu olacak Tarım ve Orman Bakanlığına da silah ve eleman verelim. Ormanlarımızın yanmasını da İbrahim beyin ordusu önlesin.

İkiye bölünmüş bir güvenlik sistemi olabilir mi?

Bu yapılanların devletin işleyişinde yapanların farkına varamadığı sorunlar çıkarması geçmişte örneklerini gördüğümüz gibi kaçınılmazdır.  

Bir devletin en önemli unsurlarından biri içerde veya dışarıda ordusudur. Orduda iki başlılık olmaz, olursa devlet kalmaz.

Bütün bu yapılanlar devletin nizamını değiştirmek değildir de nedir?

Resmi Gazetede yayınlanmasından sonra bu satırlarda sorgulanmasıyla detaylarını öğrendiğiniz soru işaretleriyle dolu 163 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi önümüzdeki günlerde çokça tartışılmalıdır...

16 Eylül 2024 - M. Şevket Atalay