Çocuk denilince aklıma ilk neşe gelir, yüreğim pırpırlanır. Ya sizin?
Çocuğumuz olsun isteriz, bize neşe katsın gelecek getirsin diye düşünürüz. Sadece kendimiz için değil ülkemiz için de umuttur geleceğimizdir çocuklar.
Çocuklarla ilgili düşüncelerimiz böyleyken yaşantımızda bir şeyler değişmiş ki umutlarımız azalmış gözüküyor.
Okumuşsunuzdur ya da duymuşsunuzdur. TÜİK her yıl olduğu gibi bu yılda ülkemizdeki doğum rakamlarını açıkladı. Türkiye'de doğan bebek sayısı çok uzun yıllar sonra ilk defa bir milyonun altına düştü ve 958.408 olarak gerçekleşti.
TÜİK bültenlerini hiç eşelemeden haber(!) diye yayınlayan medyamız sayesinde "ne oluyoruz?" diye düşünen çıkmıyor. Benim gibi usanmadan kurcalayan bir kaç kişinin dışında da ne üniversitelerden ses çıkıyor ne de siyasi partilerden.
Aslında doğum sayıları tek başına bir şey ifade etmez. İstatistik kullanarak değerlendirme yapabilmek için "doğurganlık hızı" ve "kaba doğum hızı" diye iki göstergeye bakmak gerekir. Ancak ülkeyi yönetenler TÜİK 'i kurdu kuralı ülkenin rakamları biraz kaygan. Ele avuca gelmiyor. Yine de bilimsel olabilmek için ülkemizde bunlardan ancak "kaba doğum hızı" sayılarının daha hesaplanabilir olduğunu kabul edebiliriz.
"Kaba Doğum Hızı" her yıl için doğan çocuk sayısının ülkenin orta nüfusuna bölünmesiyle hesaplanıyor. Kaba doğum hızımız 2023 yılında %1.12 olarak gerçekleşti. TÜİK bu oranın AB ortalamasının üzerinde olduğunu belirtmeden geçememiş. Ülke nüfusunun gelişimi için tek bir yılın düşük olması çok tehlikeli bir durum değildir. Bu yüzden TÜİK Bültenlerinde yer almayan daha uzun zaman dilimlerine bakmak gerekir. Hem merakımı tatmin hem de bir gazeteci olarak sizlere daha çok bilgi sunmak için biraz eşeledim verileri.
2023'te %1.12 olan kaba doğum hızı, son beş yıla baktığımızda yıllık ortalama %1.29 imiş. Bu bile fikir verme açısından kısa sayılabilir. Bu konuda açıklanan verilerle bilimsel değerlendirme için gidebileceğimiz en uzun süre on beş yıl. Son on beş yılın ortalaması ise %1.56 olarak gerçekleşmiş. Gördüğünüz gibi ülke nüfusumuz giderek daha az çocuk yapıyor.
İllere baktığımızda ise 2023'te olduğu gibi son 15 yılın ortalamasında da Şanlıurfa Türkiye ortalamasını ikiye katlayarak liderliği bırakmıyor. İkinciliğe Şırnak yerleşiyor son senelere yaklaştıkça.
Kaba doğum hızında iller arasında sonunculuğa ise Zonguldak koşar adım yerleşirken onu Bartın takip ediyor.
Yirmi iki yıldır ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı Erdoğan 2023 yılı doğum rakamlarını değerlendirirken durumu "varoluşsal tehdit" olarak ifade etti ki haksız değildir.
İyi de Sayın Erdoğan, sorun 2023 yılında aniden ortaya çıkmış değil ki. Son on beş yılın verileri perşembenin gelişinin çarşambadan belli olduğunu bağırarak söylüyor. Her ne kadar o zaman ki nüfus hesaplama yöntemi değişik olsa da AKP iktidar olmadan önce 2001 yılında bu oran 2023 yılının neredeyse iki katıydı.
İktidara gelmeden önce de sonra da "herkes üç çocuk yapsın" dediniz, yirmi küsur yıldır icraatlarınızla milleti bir çocuk bile yapmayacak hale getirdiniz. Demek ki neymiş, lafla çocuk olmuyormuş.
Çocuk olmayınca da neşe olmuyor, umut olmuyor.
Yine de enseyi karartmayalım, bilgiyi kullanalım çözüm üretelim. Çocuklarımızın yüreklerimizi pırpırlandığı günlere ulaşmak zor değil, başaracağız...
05 Haziran 2024 - M. Şevket Atalay