Fransa Kültür Bakanlığı, 1200'lü yılların başında kale olarak yaptırılan, 1500'lü yılların ortalarında saraya çevrilen, 1682 yılında kraliyet koleksiyonunun sergilenmesiyle müze olarak kullanılmaya başlanan Louvre Müzesi’nin yıpranma nedeniyle yıkılmasına ve yerine yeni bir müze yapılmasına karar verildiğini ve kararın Paris Bölgesi Koruma Kurulu’nca uygun bulunduğunu açıkladı.
Şimdi, diyeceksiniz ki; "Ne saçmalıyorsun? Louvre Müzesi Binası’na her yıl bakım için oldukça yüklü harcama yapan Fransa Kültür Bakanlığı böyle bir karar almaz, alırsa da bütün Fransa ayağa kalkar ve Bakanı sosyal linçe uğratarak istifa ettirir."
Çok haklısınız, bu dediğimin Fransa'da olması mümkün değil ama ülkemizde oluyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’mız Antalya Müzesi’ni yıkma kararı aldı ve Bakanlığa bağlı Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu karar üzerine yapılan binanın tescil başvurusunu reddetti.
1964 yılında projesi yapılan ve 1972 yılında hizmete giren Antalya Müzesi "deprem tehlikesi(!)" nedeniyle Bakanlıkça yıkılacakmış.
İl Kültür ve Turizm Müdürü’nün 9 Nisan 2025 günü "Antalya ve Turizm" konulu Çalıştay’daki ifadesiyle Antalya Müzesi, deprem olasılığı nedeniyle müze çalışanları tehlikede olduğu için yıkılacak ve yerine koskocaman yeni bir müze yapılacakmış.
Dört yıldır Antalya'da görevde olan Müdür Bey bu lafları etmeden 15 gün önce düzenlenen "Antalya ve Afetler" konulu Çalıştayı izlemediği için, AFAD yetkililerinin de olduğu toplantılarda "Antalya Müzesine deprem üretecek en yakın fayın kuş uçuşu 75-80 km uzakta Finike'de olduğunu ve olası deprem büyüklüğünün 6.0 civarında olacağının" konuşulduğunu duymadı haliyle. Müdür bey kültürden de sorumlu ama 16 Nisan’daki "Antalya ve Sanat" konulu Çalıştayı da izlemedi.
Bir müdürün çalışanlarının canını düşünmesi güzel de dört yıldır müze binasının güçlendirilmesi için hiçbir şey yapmaması tuhaf değil mi?
Halbuki, Antalya İnşaat Mühendisleri Odası müze binasının 1 milyar TL'ye birkaç ay içinde rahatlıkla güçlendirilebileceğini söylüyor.
Sevgili Müdür Bey, Fransızlar neredeyse 900 yıllık Louvre Müzesini yıkmıyor kullanıyorlar. Bizler de amacına uygun ve son derece güzel bir yapı olan müze binasını güçlendirerek koruyalım.
Güçlendirme sırasında müzedeki eserleri ANFAŞ Fuar binasına taşıyalım ve merkezde zaten cılız olan kültür turizmini sekteye uğratmayalım. Eminim ki ANFAŞ hissedarları hem konum hem de bina olarak uygun olan yapının bir kaç salonunu ücretsiz tahsis ederler Antalya için. Seneye güçlendirilmiş binada çalışanların can güvenliği de sağlanmış olarak hizmete devam edersiniz.
Antalya merkeze yeni bir müze yapılması konusunda ise haklısınız. Hatta birden çok müze yapılmalı. Müzelerin birini Fabrikalar Mahallesinde AVM' ye dönüştürülmek istenen alanda, diğerini Boğa Çayı kenarında imara açılmak istenen alanda yapalım. Hem imar rantının önüne geçelim hem de Antalya merkezde turizm odaklı yeni noktalar oluşturalım. Boğa Çayı’nın kenarına yapılırsa çayın mahvolmuşluğunu da herkes görüp anlar ve belki kenarlarına "Yaşam Vadisi" veya "Millet Bahçesi" yapmayı düşünür.
Fransa hükümeti Louvre Müzesi yetmediği için gerekli olan ek yeni binasını o bölgenin ekonomisini güçlendirmek için Lens'de yaptı. Biz de yeni müzeler yapalım. Antalya merkezde eksik olan turizm hareketliliğini kültür ile çoğaltalım.
Antalya Müzesi’nin 2010 yılında 137 bin olan ziyaretçi sayısı, 2024’te ancak 147 bine ulaşabilmiş. Louvre Müzesi’ni ise senede sekiz milyondan fazla kişi geziyor.
Aklı ranta değil kültüre kullanalım. Turizm Bakanı "müze yıkan bakan" olarak tarihe geçmesin.
Yıkarak değil, yaparak Fransa'yla yarışalım...
16 Nisan 2025 - M. Şevket Atalay