(28.10.2014 tarihinde yazılmıştır.)
Jandarmanın tümüyle İçişleri Bakanlığı’na bağlanması için çalışmalar yapılmakta. Son derece önemli bu konu hakkında bir şeyler söylemek için kanunları hatırlamakta fayda var.
Jandarma görev ve yetkilerini 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev Ve Yetkileri Kanunu’ndan almakta. Bu kanunun sıkıntılı olduğu kesin. Zira Kanunun 4. maddesi gereği askeri görevler açısından Genelkurmay Başkanlığı’na, emniyet ve asayişle ilgili görevler bakımından İçişleri Bakanlığı’na bağlı. Haliyle bu durum sıkıntılara neden olmakta. Görevleri kanunun 7. maddesiyle düzenlenmiş. Görev ve sorumluluk alanı ise bir hayli geniş. Görev ve sorumluluk alanı kanunun 10. maddesine göre, polis görev sahası dışı olup, bu alanlar il ve ilçe belediye hudutları haricinde kalan veya polis teşkilatı bulunmayan yerlerdir. Bu alan ise ülkemizin %90'ını kapsamakta.
Bu kadar kanuni bilgiden sonra şunu da belirtmeliyim, ben askerliğimi jandarma olarak yaptım. Yani kısa bir süre de olsa içinde bulundum.
Hem yetki hem de sorumluluk bakımından yeni bir yapılanmaya gereksinim olduğu kesin. Ancak yapılması gereken jandarmayı tümüyle İçişleri Bakanlığı’na bağlamak değildir.
İktidarın bu teklifinin ardında yine birkaç art niyet olduğu ortada. Ordu iktidara el koyacak paranoyasıyla ordu yönetimini bitirdiler. Şimdiki korkuları ise Gezi Parkı olaylarıyla başladı. Halk isyanıyla gideceklerinden korkuyorlar. Bunun için tüm asayişi emir komuta altında kendilerine bağlamak istiyorlar. Böylece olası böyle bir durumda jandarmanın elindeki ağır silahları kullanabilecekler. Bir diğer arzuları ise Amerika'yla AB'nin isteğine uyarak NATO askeri sayılmayan bu gücü yok etmek.
Olayı çözmek ise "iç güvenlik" ve "ulusal güvenlik" tanımlarını sağlam ve hukuki zemine oturtmakta. Burada da karşımıza ülkemizdeki Kürt ayaklanması çıkıyor. Bu olaylar iç güvenlik midir yoksa ulusal güvenlik mi?
İşte bu yüzden öncelikle iç güvenlik ve ulusal güvenlik tanımları yapılmalı, ondan sonra 2803 sayılı Kanun ve Polisin görev ve yetkilerini düzenleyen 2559 sayılı Kanun’da birlikte düzenleme yapılmalıdır. Yapılacak olan jandarmada olan iç güvenlik ve adli görevlerin polise devredilmesidir. Bunu için artık adı kır polisi mi olur veya başka bir ismi mi olur 2559 sayılı Kanun’a böyle bir görev tanımı eklenir ve bu devirle birlikte jandarma sadece Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı olarak askeri kanunlardaki görev ve yetkileri ile ulusal güvenlik konularında görev ve yetkilendirilir.
Böylece jandarma asli askeri görevleri olan sınırların korunması ve düşman toprakları ele geçirildiğinde orada polis gücü oluşturulana kadar asayiş temini gibi vazifelerini daha yetkin yapacak ve düşman topraklarında asayiş temini gibi görevlerini vatan topraklarında kullanmak zorunda kalmayacaktır.
Bu yazının kısa özeti ise bir soru. İç güvenlik ile ulusal güvenlik arasındaki fark nedir?
28.10.2014 - M. Şevket Atalay
