İstanbul'da bazı yerlerin adıyla anılan sebze çeşidi boldur. Örneğin salatalık "badem" diye satılıyorsa Çengelköy'de yetiştirildiği, "hıyar" diye satılıyorsa Langa'da yetiştirildiği bilinir.
Vatanının Akdeniz olduğu düşünülen bakla ise ülkemizde en çok Ege bölgesinde yetiştirilse de İstanbul pazarlarına Baklalı köyünden gelirdi.
İstanbul'un müsemma köylerinden Baklalı, Trakya'nın fethiyle Anadolu'dan getirilen Türklerin tarım, hayvancılık yapmak üzere Çatalca yöresinde iskân edildikleri yerlerden. Çatalca bölgesi İstanbul'un sebzesiyle, hayvancılığıyla gıda kaynağıydı. Yüzyıllardır orada tarımla uğraşıyor köyün halkı. Hala direnip bakla ekenler az da olsa var. Nereye kadar direnebilirler bilemiyorum.
Baklalının günümüz nüfusuna baktığımızda ise ulaşılan en eski TÜİK verilerine göre 2007 yılında 739 kişi yaşıyormuş, 2024 yılında bu sayı 866 olmuş. Aradan geçen 17 senede İstanbul'un nüfusu %24 artarken Baklalı köyünün nüfusu %17 artmış. Yani güzergahında olmasına rağmen "Kanal İstanbul" talanından şimdilik fazla hasar görmemiş. Hala tarım yapılabiliyor.
Ama günümüzde devleti yöneten "müteahhit" zihniyeti boş durmuyor. Bu köyün mera alanlarına TOKİ eliyle 2022 yılında beton dikmeye başladılar. 3.750 konut yapıyorlar. Mahsulünü bu sene alacaklar. 866 kişinin yaşadığı köyün nüfusuna yaklaşık 15.000 kişi daha eklenecek.
Son 17 yılda nüfusu %17 artan Baklalı köyünün nüfusu 2025 yılında 17 kat artacak. Böylece baklasıyla tanınırken dünya rekoru kırıp "bir yılda nüfusu en çok artan yerleşim yeri" olmasıyla tanınacak Baklalı Köyü.
"Kanal İstanbul" dedikleri projenin yalan, esas niyetlerinin talan olduğu Baklalı Köyü’nde ayan beyan gözüküyor. Üstelik bu konutları "kanal" yapacaklarını söyledikleri hattın neredeyse içine yapıyorlar. Sadece bu da değil. Sazlıdere Köprüsü’nü yapıyorlar 440 metre ayak açıklıklı. ÇED onayı istedikleri projede bu ayak açıklığında bir köprü yok. İnşa ettikleri yerde projeye göre su genişliği 550 metre. Konutlarıyla, köprüleriyle projelerini yalanlıyorlar.
"Kanal İstanbul" projesi ÇED onayının iptali davasında Mahkemenin atadığı Bilirkişilerin hazırladığı rapor işlerine gelmediğinden "Kartalkaya Yangını Bilirkişi Raporu" gibi korsan muamelesi yaparak mahkeme değiştirip yeni bilirkişiler atadılar. Yeni Bilirkişi Heyetinin raporu bu günlerde dava dosyasına konacak. Bakalım yeni bilirkişiler projeyle çelişen köprüyle Baklalı TOKİ konutlarını görmüş mü, yoksa görmemiş mi? Hep birlikte öğreneceğiz.
On bin yıldır tarımı yapılan ve bahar aylarında çıkan bakla sadece sofralarımıza değil dilimize de yerleşmiştir. "Çıkar baklayı ağzından", "ağzında bakla ıslanmıyor", "nohut oda bakla sofa" gibi deyimler gündelik konuşmalarımızın bir parçasıdır.
Yaptıklarının yenilir yutulur yanı yok. Baklayı ağızdan çıkarmanın tam sırasıdır lakin Baklalıda üretilmiş baklayı bulup ta pazardan al, alabilirsen...
26 Şubat 2025- M. Şevket Atalay
