Dünyanın en yürekli, en kahraman askeri olan bütün Mehmetçiklerimizi en derin sevgilerimizle anıyoruz.
Bizim tarihimiz, olağanüstü gurur duyulacak bir tarihtir, bizler bu gururu kahraman askerlerimiz ve aziz şehitlerimiz sayesinde yaşıyoruz, hepsinin ruhları şâd olsun.
Gazilerimiz ile gurur duyuyoruz ve onlar, bizlere her zaman kahramanlarımızın hâlâ var olduğunu hatırlatıyorlar.
Çanakkale Savaşlarının ve Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü ülkemiz açısından çok önemlidir, her yıl olduğu gibi bu yıl da çeşitli anma etkinlikleri yapılarak şehitlerimiz saygı ile anılacaktır.
Bu memleket öyle kolay kazanılmamıştır. Topyekûn, yedi düvele karşı mücadele veren aziz milletimizin, ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ve onun kahraman askerlerimizin sayesinde bugün varız.
Emperyalist işgalci güçler milletimizden o dönemde yedikleri okkalı tokadın ve hezimetin içlerindeki kini ile hâlâ daha sinsice saldırmıyorlar mı? Günümüzde bile her türlü oyunlarının ve hain planlarının aslında hiç bitmediğini görüyoruz. Onların bu işgalci, sömürücü oyunları, döndürdükleri şer dolapları, entrikaları yüzünden gencecik gül yüzlü kahraman fidanlarımızı her daim toprağa vermek durumunda kalıyoruz. Rabbim hepsinin de şehadetlerini kabul etsin, mekânlarını nurlar içinde cennet mekânı eylesin.
Tüm hainlerin memleketimizin üzerindeki art niyetli hesapları hâlâ bitmiş değil. O dönemlerdeki işgal ordularının adı Birleşik Kuvvetlerdi, günümüzdeki adı ise NATO oldu, Koalisyon Güçleri oldu da oldu… Aynı hain amaçları için hep bir olup oradalar. Memleketimizin içinde tehlike oluşturacak kadar sınırlarımızın hemen dibindeler. Sinsice ve haince yaptıkları her söylemleri, yaptıkları aldatmacaları dahil her şeyleri göz boyamak değil mi? En basiti iki lafın başında “Dinlerin kardeşliği” safsatasını öne sürerler, ama Müslüman ülkelerdeki katliamlara sesleri dahi çıkmaz. Hep birlikte şer ittifakıyla birleşip Müslümanlara karşı toplu katliamlara kadar varan, çocuk çoluk demeden kan dökerek acımasızca bütün saldırılarını yapmıyorlar mı? “Barış getireceğiz” adı altında işgal ve sömürüler yaparak göz koydukları ülkeleri çökertip mahvetmiyorlar mı?
Tarihten günümüze gelen politikaları hiç değişmedi, bizim ülkemizin üzerinde de hain planları hâlen aynı.
Kurtuluş Savaşı mücadelemiz bu bakımdan çok önemlidir. Dünya devletleri içinde bütün ülkelerin birleşerek saldırıp işgal ettiği tek ülkeydik. Verdiğimiz mücadele sonrasında yazılan kitaplarda bunlar hep anlatılıyor.
O dönemlerde yurdumuza işgal için gelen emperyalist ülkelerin savaşa katılan ve daha sonra da bunları kaleme alan iki “Birleşik Kuvvetler” askerinin anılarından bir bölümü, kısaca sizlere aktaracağım:
25 Nisan 1915 günü Çanakkale’de Türkler ve Birleşik Kuvvetleri (emperyalist ülkeler) arasında yaşanan tarihin belki de en kanlı, fakat yurt savunması adına verilmiş en onurlu savaşıdır: “Çanakkale Savaşı”.
Çanakkale Savaşları sırasında destan yazan askerlerimiz, bütün dünyanın, hatta yurdumuza işgal için gelen emperyalist ülkeler mensuplarının askerlerinin dahi hayranlığını kazanmıştır. Zira onlar yalnızca kendi vatanlarını savunmamışlar, bütün dünyaya onurlu olmanın ve bağımsızlık mücadelesinin ne demek olduğunu da öğretmişlerdir.
Tarih bütün bu kahramanlık dolu hikâyeleri ve Çanakkale Savaşları sırasında yaşanan trajik olayları anlatır.
18 Mart Çanakkale Zaferi’nin Yıldönümü, Türk milletinin büyük gururla andığı bir tarihtir. Bu vesile ile Çanakkale kahramanlarımızı ve bu kutsal vatan için kendisini siper etmiş bütün aziz şehitlerimizi minnetle, rahmetle ve saygıyla anıyoruz.
Bu memleketi kuran temel taşları, bütün aziz şehitlerimiz… Yattığınız yerler nur, mekânlarınız cennet olsun.
Bu kutsal vatanın kahramanları ve kahramanlıkları asla bitmez.