Günümüz İnsanlarının ellerinden hiç düşürmedikleri 3-G tarzı olsun(ilk telefonlardandı) diğer her marka akıllı telefonlarla olsun her gün oyalanıyorlar ve geyik muhabbeti diyebileceğimiz fasa fiso işlerle zamanlarını ve günlerini heba ediyorlar oysa teknolojiyi bilimde ve her türlü olumlu çalışmalarda kullanmak gerekiyor ama maalesef bu durum yıllardır hep böyle devam edip gidiyor, yani açıkçası boşa harcanan emek ve akıl israfı ile vakit öldürmelere devam ediliyor.
Madalyonun diğer yüzüne bakacak olursak, ana kuzuları dediğimiz cennet vatanımızın bütün evlâtları ise canlarının pahasına ellerinde sımsıkı tutarak vatan nöbeti için ellerinden düşürmedikleri G-3 Tüfeklerle özdeşleşmiş bir durumdalar adeta..
Sınır ötesinde ve sınırlarımız dahilinde korumakla görevli oldukları vatanımızın kahraman bekçileridir onlar ve en bilinen G-3 tüfeklerle(yeni silahlarda var ama geleneksel olarak bunu anlatıyorum)dostlara güven,düşmana korku salarlar….
Ülkemizdeki günlük hayatta yaşanmakta olan bu ilginç durumdan söz etmeye çalışıyorum yani bir yanda elinde G-3 lerle canı pahasına vatan mücadelesi verenler,öbür yanda ise bütün duyarsızlardan oluşan,adına bu durumdakilere artık ne denirse 3-G lerine gözünü dikip dünyada neler olup bitiyor,vatanımız için o düşmanların hain plânları nelerdir diye düşünmeden ve başını dahi o telefondan kaldırmadan yaşayıp gidenler!..
Hepimiz her gün görüyoruz,etrafında ne olup bittiğinin farkına dahi bakmadan sanki çok meşgulmüşcesine elindeki her marka telefonlarıyla vakit geçirip oyalananlar ise çok büyük çoğunluktalar.
Vatanın diğer bir yanında, sınırlarımızda,ya da memleketimizin en riskli bölgelerindeki,PKK ile mücadele edilen her noktadaki kritik görevlerinde,Suriye’de,Afrin'de ve bütün diğer yerlerde ellerindeki G-3 tüfekleri ile vatanını canı pahasına savunan kahramanlarımız var!...
Kelime olarak her ikisi de ayni harf ve rakamlardan oluşa da (G-3 ve 3-G)ikisi çok ayrı anlamları ifade ediyor,hem içerikleri hem de ifade ettikleri anlamları bakımından birbirinden çok farklı misyondaki olan işler diyebiliriz.
Güneydoğu bölgemizdeki yada sınırlarımızın öte tarafındaki tüm bölgelerde tam bir karmaşa ve belirsizlik hakimken,oralarda görev yapan bütün askerlerimiz ve tüm güvenlik güçlerimizin anasını,ailesini çoluk çocuğunu dahi bu zorlu görevi nedeni ile belki de çok uzun bir zaman göremiyor haber alamıyor,veremiyorlar,hatta belki doğacak çocuğunun yüzünü dahi göremeyecek olanları(şehit olup) var,zira vatanımız için oralarda tam bir savaş durumundayız,bu kadar hassas ve kritik bir dönemi yaşayan güzelim ülkemizde ise o diğerlerinin bu umarsızlığı,ilgisizliği ise daha da çok canını acıtıyor yani inanın!..
Açıklanan TSK verilerine göre oralarda bütün olanları,hainlerin yaptıklarının,olan bitenleri ve nice şehitlerimizin olduğunu da haberlerden mutlaka izliyorsunuzdur.
BOP Plânı (Bloud Borders) çerçevesinde zaten YPG ve diğer teröristlere her türlü desteği veren dış ülkeler ve en başta da ABD,sözüm ona müttefikimiz ama düşmanlarımızla can ciğer kuzu sarması vaziyetlerinde,her yeni gün başka bir hainliği ile ortaya çıkıyor denilebilir..
pkk ve ypg ya da diğer devşirilmiş bütün terör guruplarından bozma kuvvetlere maddi,silâh, hem eğitim, hem de savaşmayı öğretip,(eğit-donat)üstüne bir de ağır silâhlarla ve mühimmat desteği de vermiyorlar mı,bütün bu yaptıklarını alenen açıklayıp birde üstüne bizim ülkemizi hiçe sayarcasına davranmıyorlarmı.
CIA'nın eski direktörü, Michael Hayden'ın,Almanya DİE-WELT gazetesine verdiği bir ropörtajda çarpıcı açıklamaları vardı hatırlarsanız,Suriye ve Irak diye devletlerin artık kalmadığını ve kürtlerin ABD'nin en önemli müttefiği olduğunu da alenen söyleyerek,pkk-ypg güçlerine doğrudan her türlü silahların ve eğitimlerin verilmesinden yana olduğunu da belirtiyordu,ayni ropörtajda,"Irak ordusu Enbar'ı tekrar kontrolü altına almaya çalışıyor mu,Tikrit'i ele geçiren Şii Milis guruplarıydı,Irak ordusunun tekrar Musul'u alacağına inanıyormusunuz",diyerek,”BM Irak ve Suriye'deki durumu normalleştirecektir”açıklaması yaptı,(normalleştirme dedikleri şey resmen işgal ve sömürü değilmidir)zira bu iki ülkenin eski haline geleceğine artık inanmıyorum" diyordu..
Emperyalizm ve Siyonizm iş birliğinin bütün Hain plânları da zaten hep o şekil ve o yönde değil midir?..
Ayni eski CIA ajanının, die welt'e verdiği ropörtajında şunlar da vardı, "Hafızamızı yenileyelim, tarihe bakınca Osmanlı imparatorluğu zamanında buralarda, üç vilâyetten meydana gelen bir idare oluşuyordu,Kürt,Sünni,ve Şii,yani bunlar, Musul,Bağdat ve Basra vilâyetleriydi” diyerek, "Bu oluşacak yeni bölünme(BOP) tarihsel bir bölünmedir"ifadelerini de kullanıyor ve devamında da,"Buradaki oluşturulacak yeni yapılanmada bize destek verecek başka alternatif güçlerde bulmalıyız,bu nedenle de kürtlerin burada doğrudan silâhlanmasını destekliyorum" diyordu,arsızca ve alenen!...
Yine ayni CİA haininin ifadelerinde belirtilenler şunlardı," 17.Yüz yılda yapılan 30 yıl savaşlarının dini bir nedeni vardı,Avrupa tarihçileri (Vestfalya anlaşmasını kastediyor) o dönemi, din ile devlet işlerini birbirinden ayırdılar, ama bütün Ortadoğu- islâm coğrafyasına bakarsanız bunu göremezsiniz,oralarda koyu bir din vardır ve sadece,bu yüzden bize(ABD) düşen ise Ilımlı İslâmı onlardan ayırmaktır,bu yöndeki gidişata bakarak ve buradaki yapılanlara görede, İran'ın ve Türkiye'nin bu duruma karşı çıkabileceğini de iyi bildiğimizden, kendimize başka alternatif destek kuvvetleri bulmalıyız bu da bizim için(PKK-YPG) kürtlerdir." diye açıkça demeç vermiştir…
Artık gayet net bir şekilde açıkladıkları bu hedeflerinin ise, Bloud Borders(BOP)plânının içinde bizim ülkemizin de hedef noktasında olduğunu anlamamak için de aptal olmak lâzımdır.
Yani anlıyoruz ki, ne terörle ne de pkk- ypg ile gerçekçi ve onların kökünü kazıyıcı bir şekilde mücadele edilmesini ve etmemizi hiç istemiyorlar,zaten tam olarak da yaptırtmıyorlar
diyebiliriz... zira oralardaki bulunan tüm terör örgütü unsurlarını kendi hain hedefleri doğrultusunda silahlandırıp yönlendirerek kullanıyorlar
Oralarda canı pahasına vatanını savunma mücadelesi verenler ve vatanı uğrunda canını verenlerimiz var,bunlar haberlerde bile maalesef kısaca geçiştiriliveriliyor,magazin bile daha fazla,oysa ateş düştüğü yakmaktadır,o kahramanlarımıza haksızlık değilmi?
Öte yandada normal hayatta vur patlasın,çal oynasın tarzı yaşamı yapanlar,gidişatı ve acıları hiç takmayan duyarsızlar ise pek çok...
Vatanınızın durumunu ve bu gün içinde bulunduğu durumu ve gidişatı düşünmeliyiz, Gazi olanlarımızı,Şehitlerimizi,O'nların ailelerinin çektiği acıları,yaşananları,ülkemizin kötüye doğru olan gidişatını düşünmek durumundayız.
Ortadoğu cehenneminin ateşi giderek bize yaklaşıyor demiştik ya o ateş artık açıkça yakmaya başladı diyebiliriz.Gazzede olanlar ise yangının boyutlarını anlatıyor zaten Hitler Almanyasından kaçan Yahudilerin sığınmacı olarak Filistin topraklarına alınması ile başlayan süreç 1947 yılında orada İsrail devletinin kurulmasıyla devam edip sonraları ise o bölgeyi tamamen alarak genişlemesiyle başlayan yangını günümüzde görüyorsunuz eskilerin “dağdan gelip,bağdakini kovmak”dedikleri durum şimdi Gazzede yaşanıyor zaten ama o kadarla kalmayacak ve Tevrattaki Arz-Mev-ut dedikleri yani,”Mısır’dan Hatti’ye(Hattuşaş yani Ankara bölgesini
kasteden)bir yol olacak oraı İsrailoğulları yönetecek gerekirse nehirlerden su yerine kan akacak diye(Fırat ve Dicle nehrini kastediyor)Tevratta Vaadedilmiş topraklar olarak belirtilen bütün Orta doğu bölgesini kapsamaktadır.BOP plânı dediklerinin aslıda zaten budur…
Bütün bunlar oladururken bizim ülkemizde ise iç kavgalarla dalaşlarla, ipe sapa gelmeyen kavgalarla etrafımızdaki düşman çemberi görülmemekte ve gereken tedbirlerin alınmasına dönük ne gibi çalışmaların yapıldığı ise hiç bilinmemektedir,kısacası hep söylüyorum “üç tarafı denizlerle ama dört tarafı düşmanlarla çevrili” bir ülkede yaşadığımızı hiç unutmadan vatanımızın selâmeti ve bağımsızlığının devamı için gerekenler yapılmalıdır…
Vatanımıza doldurulan sığınmacı-mülteci vs ne varsa hepsi geri gönderilmelidir ki Filistin-Gazze durumuna düşmeyelim!...
Akılları başa almanın zamanı geldi de geçiyor,hala siyasetteki iç kavgalarla uğraşanlara bir bakın, “aklınızı başınıza almalısınız ey siyasetçiler,memleket davası her şeyden önce gelmelidir ve o yaklaşan ateş çemberi vatanımıza da sıçrarsa Allah korusun o çok sevdiğiniz Koltuklarınızın da sefasını sürebileceğiniz bir vatan da kalmayacak bu gidişle, gitti gidiyor zira, oralarda büyük güçlerin, Emperyalizmin kendi çıkarları için kapışmaları var ve hepside işgaller,sömürü dahil kendi hain amaçları doğrultusunda bölgedeki bütün ülkelerin sınırlarıyla oynayarak kendi amaçları doğrultusunda şekillendirip,oradaki savaşları istedikleri gibi yönlendiriyorlar.
Gün artık Vatanımızın selameti için hep birlikte el ele verip vatanımızı-Cumhuriyetimizi korumak ve birlik içinde olmanın zamanıdır.