Urla Belediyesi’nin borçlar listesi basında detaylı olarak yayınlandı. Görülüyor ki borçlar epeyce fazla. Bundan şunu anlayabiliriz “parasal konularda pek bir çalışma beklenmemeli” ve belediyenin yerleşik kadroları ile olacak işlere yani, temizlik işlerinin her türlüsünü kapsayan çalışmalara, yol güzergahlarındaki ağaçların budanması, çevresel çalışmalar ve düzenlemeler yapılabilir, Fen işleri ve İmar birimi v.s. bunun gibi birimleri ilgilendiren konulara yani kaçak katlar ve aşırı yükseklikte olan TASK ve KASK ölçülerini aşırı aşarak ev değil adeta apartman yapanlara uygulanacak cezalar ve yaptırımlar olabilir, dönemine kadar yağmurdan ve rüzgârdan korunması sağlanabilir, kış aylarında bomboş olan gece pazarının sebze pazarına verilerek yaz döneminde yine gece pazarcılarına tahsisi sağlanarak o alanın değerlendirilmesi sağlanabilir gibi bir çok parasal gereksinimlerin dışındaki çalışmalara öncelik verilebilir.

Kısacası borçlar nedeni ile duraklama devri olmadan çalışmalara devam edilebilir.

Urla’nın zaten geçirdiği beş yıllık kaybının telâfisi artık kaç yılda onarılır ona da bakıp görülecektir.

Urla merkezdeki düzeltilmeyi bekleyen ve yanlış giden bazı şeyleri saymaya belki sayfalar yetmez, öncelikle trafik akışındaki aksamaları ele alırsak, merkezdeki Halk Bankası’nın oradaki otobüs durağının önünden tutun ta kaymakamlığa kadar giden yolda her gün çok fazla trafik keşmekeşi yaşanır. Gelişigüzel park eden araçlar yüzünden o cadde berbat bir durum arz eder, hele Cuma günleri ve salı günlerindeki üretici pazarı kalabalıklarının keşmekeşi de vardır ama Cuma günleri ilçedeki yaşanan trafik karmaşanın eline kimse su dökemez.544 Pazar yerinin orasını ise anlatamam yaşanan karmaşalar, trafik kilitlenince hep öten kornaların gürültüsünü ise sormayın artık gırla gider… oralara çözüm bulunmalıdır.

Jandarma Kavşağı denilen bölgede aynıdır, karmaşalar çok fazladır hele o Stadyum durağından aşağıya kadar uzanan berbat bozuk ve kayganlaşmış kaldırımı ise sormayın. Düşen, kolunu bacağını kıranlar mı ararsınız, kan revan içinde kayarak düşenlerimi sormayın gitsin… Oradaki kaldırımların (stadın ön yolundaki bölümdeki kısım) çiçeklendirmesi de bir gariptir sadece reklam amaçlı bir bölümüne zırt pırt çiçeklendirme yapılır ama devamı ot ve pislik içindedir, bakımsızdır… Kaldırımlar kırık dökük, yollar bozuktur, ne ararsan vardır. Yol deyince aklıma şu meşhur Sanat Sokağı geldi, o berbat bir şekilde yapılmış taşlardan yürümek ne mümkün bana göre oranın adı “topuk bozan” caddesi olmalı. Zira her geçişte ayakkabılarınızın topukları bozulur, adı Sanat Sokağı nereden konmuş bilemem ama o caddenin asıl adı Zafer Caddesi’dir ve kurtuluş savaşı dönemindeki milis kuvvetlerimizin o caddeden geçmeleri nedeniyle de o adı almıştır ama ne hikmetse sonradan olmayan, ya da ne olduğu bilinmeyen sanatın sokağı adını alıvermiştir, oradaki incik boncuk, cincik, takı, tuku vs satanların dere boyundaki yeni bungalow tarzı yere taşınmaları ise iyi olmuştur. Bence Sanat Sokağı adı oraya verilmelidir ve oradaki caddemizin kendi asıl adı olan “Zafer caddesi” olarak tabelâsı yerine asılmalıdır..

Kemalpaşa’ya gittiyseniz oradaki yollardaki desenli taşlarla yapılmış olan kilim desenli işçilikli ve yürümesi gayet güzel ve rahat olan harika bir şekilde yapılan yollarını gidip görmenizi tavsiye ederim. Oralardaki yolu görünce buralardaki topuk bozan yolların berbatlığını daha iyi anlarsınız zaten, Çeşmealtı sahilindeki yolda da ayni durum vardır ve bozulan ahşap mı, plâstik mi ne olduğu belli olmayan dandik malzemeden yapılmış, kırılmış dökülmüş yollardaki bölümleri görürsünüz zaten… (Onarım çalışmalarına başlandı)

Budanmayan ağaçlar, gelişi güzel dikilmiş ve kurumuş berbat görünen palmiyeler, kırık dökük kaldırımlar, park yeri gibi adeta günlerce işgal edilen kaldırımlardan yürüyemeyen insanların ana yollardan gitmeleri mi, ne ararsanız bol miktarda vardır ama bunların çözümü için kılını dahi kıpırdatmayan, hatta görmeyen yetkililer neden aksayan her şeyin düzeltilmesine dönük gerekli çalışmaları hiç yapmazlar, anlaşılamaz… Arabalar kaldırımda, yayalar yollardadır hep…

Yapılmasını bekleyen bozuk işler çok fazla, zaman zaman bunları yazmaya devam edeceğim zaten umarım düzeltilmesine dönük çalışmalar çok uzun zaman almazda hemen millet rahat eder…

Urla her geçen gün kalabalıklaşan ama bu kalabalıklara trafik keşmekeşleriyle ve yetemeyen altyapısıyla ve verilemeyen bir çok hizmetleriyle el atılmayı bekleyen bütün güncel sorunlarıyla getirilecek olumlu çözümleri ve çalışmaları bekliyor.

İBB olan trafik görevlileri gibi bir ekipte kurularak ilçedeki hep yaşanan trafik keşmekeşine acil önlem alınmalıdır.

Devamlı artan nüfusu ile her geçen gün daha da fazla yaşanan karmaşalara bulunacak çözümlerin bir nebzede olsa faydası olacaktır…