Yazıma başlamadan önce, görevini onuruyla ve lâyıkıyla yapan bütün Çalışan Gazetecilerimizin gününü kutluyorum.

Gelelim konumuza,

Son açıklanan emekli maaşları hiç şaşırtmadı, zaten ağızlarında eveleyip geveleyip söyleyemiyorlardı. Nihayet baklayı çıkardılar, emekli memur-SGK-BAĞ-KUR maaşlarına yapılan bu az zamma tepkiler çok fazla.

Millete sefalet çektirmeye, sefalete, yokluk ve yoksulluğa devam kararlarında ne hikmetse TÜİK en düşük rakamları verirken, yeni yılda gelen zamlara, vergilere gelince en üstlerden oluveriyor.

Paradan para kazananlar, rant tacirleri için ülkede her şey güzel ama halkın büyük çoğunluğu yoklukla sefaletle fahiş zamlarla boğuşuyormuş, umurlarında mı?

Haberlerde varsa yoksa Şam-Gazze, tamam da oradaki yaşanan zulümüm başka bir şekli bizim ülkemizde yaşanıyor, orada bombalar patlıyor burada zam bombaları, fiyat artışları patlıyor netice?.. İnsanlık dramı.

Son günlerde bir de o İmralı canisini sakız ettiler. O caniyi terör örgütleri dinler mi hiç? Onları öne süren emperyalist-siyonist akbabalarının dediklerinden çıkarlar mı? ABD – İran - İsrail ve diğer ülkelerde kolları var hepsinin de emirleri oradan geliyor, onlara kul olurlar, onları dinlerler sadece, Ülke gündeminde böyle bir olay toplum tarafından büyük tepkiyle karşılanıyor. “Cani ile pazarlık edilir mi?” diyenler çok fazla. “Zaten ülkemiz yıllardır terör ile mücadelesini başarıyla yürütüyorken bu caniyi muhatap almakta da nerden çıktı?” deniyor.

Ülkemizin çözüm bekleyen ekonomik ve toplumsal onlarca sorunları var, o konularda çalışmalar yapılması isteniyor.

Yurdumuzun ekonomik hayatı pek ümit vermiyor. Zira yıllardır ha oldu, olacak dır dır bir sürü konuşmalar ama ardından gelen fahiş fiyatlarla her üründeki ve vergilerdeki aşırı artışlar geliyor. Artık millet ne yiyecek ne yapacak resmen şaşırdı, toplumun büyük bir kesimi yoklukla açlıkla mücadele ediyor.

Dar gelirliyi giderek zorlayan, hatta perişan eden kiralar, yüksek faturalar, ödemeler, ver de ver sistemine otomatik bağlanmışçasına yapılan fahiş zamlar arttıkça artıyor ama gelirler? Onlara zırnıkla yapılan artışlar var sadece…

Emekliler, dar gelirliler, küçük esnaf ve küçük işletmeler hepsi de çok ağır şartlarda adeta savaş verir durumdalar.

Emekliler ise az bir maaşla çoluk çocuğunu nasıl geçindirip, ödemelerini nasıl ödeyeceğim diye hesaplamaktan en değme iktisatçılara taş çıkartırcasına inceliklerle bu zorla mücadele ediyorlar hatta debeleniyorlar ama onların neler yaşadığını önemseyen umursayanlar da pek yok.

Bu gibi birçok nedenden dolayı millet açlık ve yoksulluklar içinde boğuşuyorsa o memlekette rahat bir yaşamdan söz edilebilir mi, devamlı gelen zamlarla, pahalılıkla, hayat savaşıyla nerelere savrulacağı bilinmeyen bir toplum olmuşuz, tek kelimeyle millet sürünürken birileri sefahat sürüyorlar, ballı maaşlar ve birçok ek gelirlerle işlerini yürütüyorlar. Oysa milletin acı ile kıvrandığı bir yerde boğazından lokma geçmemesi gerekirken onların bu konularla ilgileri yok gibi sanki.

Bir lokma ekmek için hayatını riske atarak üç kuruşa çalışmak zorunda kalanlar, ölüm kuyularında can verenler, hatta çalışacak iş bile bulamayan milyonlarca insanın durumu!...

Milletçe çekilen cefaların haddi hesabı yok!...

Günlerce süren asgari ücret ve emekli aylıklarına yapılacak olan zam toplantıları yapılacağı zaman hindi gibi düşüne düşüne yumurtladıkları zam miktarlarına bakın, millete vermeye gelince hep bu durumlar yaşanıyor bin bir dereden su getirilerek “devede kulak” misali bir artma geliyor, hep bu böyle olmadı mı?

Memleketimizin artık “Devlet Baba” diye bildiği bir kurumu bile milletini düşünemez hale gelmiş, yollar paralı, sağlık sistemi paralı, eğitim sistemi paralı her şey paralı, paran varsa yaşa yoksa öl sistemini adeta dayatırcasına her şey para olmuş durumda.

Millet aç ve sefillik çekerken Biri’leri ne yapıyor?