Yanan bir ağacın sessiz çığlığını, yanan hayvanların acıdan inleyip çırpınışlarını ve onlara can veren bu toprakların yaşadığı acı ıstırabı göremeyenlerin ve adına” insan denen yaratıklar” denenler yazıklar olsun size!...

Ülkemizin her köşesindeki yangınlar, Bursa, Ankara, Kocaeli, Ege bölgesi ve İzmir’de sayarak bitmeyecek kadar çok yaşanan orman yangınları büyük üzüntü yaratıyor, ülkemiz ateşlerle kavruluyor, yangına müdahale ekipleri hangi birine yetişsin o kadar çok yanan bölgemiz var ki.

Bütün bölgelerimizdeki yangınlar yürekleri dağladı, emeklerimiz ve ciğerlerimiz yandı. Şiddetli rüzgârın etkisi ile hızla yayılan yangınların söndürülmesine dönük çalışmalar sürüyor, yangında kaybedilen insanlar var, kısacası acılar katlanıyor bitmek bilmiyor, can kayıpları doğal doku içinde yaşayan hayvanlar, kısacası yangınlarla ve yürekleri dağlayacak acılarla kavrulan bir ülkeyiz.

Yurt genelindeki meydana gelen orman yangınlarının son yıllarda çok artması, “Yeşil alanlarımız ve Ormanlarımız ranta kurban mı ediliyor” kuşkularını da haklı olarak gündeme taşıyor.

Son yıllarda hız kazanan her çeşit yeşil ve orman katliamlarının olması tesadüf olamaz diye düşünen insanlarımızın haklı kaygıları çok fazla zira ülkemizin geleceği yok edilircesine olan bu olaylara çözümlerin bulunması ve en ağır cezaların verilmesi de şart diyebiliriz.

Yanan ormanlar ile birlikte içinde yanan hayvanlarımızın ve oradaki paha biçilemez değerlerimizin telâfisi mümkün olabilecek mi, yoksa 3-5 yıl sonra unutturup yerlerine betonlar mı dikilecek soruları ürkütücü bir şekilde zihinleri kurcalıyor. Yanan Orman alanlarımızın yeniden ağaçlandırılarak orman olması şarttır.

Gündeme bomba gibi düşen maden sahalarında yapılan orman katliamları ve yurdumuzun paha biçilemez değerleri giderek yok oluyor ya da hain eller tarafından yok ediliyor, güzelim ülkemiz adım adım yakılıp katlediliyor, yaşanan alevler yürekleri de yakıyor.

Bazen duyarsızların fırlattığı sigara, bazen mangal ya da rant amaçlı olarak kasıtlı yapanların olsun veballeri çok ağırdır bunu böyle bilmeliler zira oradaki yanan ormanlar ve içinde yaşayan canlılar da yok oluyorlar, bu soykırımla eşdeğer olan bir insanlık suçu ve ayıbıdır asla affedilemez.

Yaz mevsimi ile birlikte başlayan yurdun her bölgesindeki çıkan bütün yangınlarla ülkemizin ciğerlerine mevsimin en büyük ateşi düştü ve binlerce hektarlık alanlarımız, evler, hayvan damları ve hayvanlar küle döndü telef oldu, yaşanan bu acı tablolar çok fazla maalesef. Artık yaz mevsimi esen rüzgârlar hep akıllara yanan ülkemizin ormanlarını ve yanan yerleri hatırlatır oldu, acılarla ve mücadelelerle hatırlanıyor

Yurdun her köşesindeki yükselen alevler ve güzelim ormanlarımız yanarken ateşler yüreklere düşüyor...