Nükleer bahanesiyle İran bombalandı. Bölgede aralıklı olarak karşılıklı hava savaşları tam gaz devam ediyor. Lübnan, Hizbullah var diye bombalanmaya devam ediliyor. İran-Hürmüz Boğazı düelloları sürüyor. Kısacası Ortadoğu adeta kan gölüne dönmüş durumda. Hatırlarsanız, önceleri Irak’ta “kitle imha silahları var” denilerek bombalanmış ve darmadağın edilmişti. Şimdi hedefte İran var. Ama kudurmuş İsrail duracak gibi değil; sırada hangi ülke var diye düşünülüyor. ABD ve diğer destek veren ülkelere güvenip dünyanın tozunu attıran İsrail bakalım daha neler yapacak. Topraklarını genişleterek, kan dökerek, yakıp yıkarak durmuyor.
Zira bütün ülkeler konuya taraflı bakıyor. Başta ABD olmak üzere hepsinin niyetleri başka. Sessiz kalmak işlerine geliyor. Gazze’de “rivierası” için eski İngiltere Başbakanı Tony Blair başkanlığında bölgeyi rant amaçlı bir alan yapmanın peşindeler. Yerli halktan hiç temsilci yok; Yahudi zenginlerinin yeri olacak bölge seçildi. Hepsi pay kapma peşinde.
Filistin-Hamas-Lübnan ile İsrail’in savaşı tam gaz devam ediyor. İnsan kıyımları, açlık ve işkencelerle bir topluma soykırım uygulanıyor ama acı çığlıkları duyan yok. Ortadoğu ateş çemberinde ve kan gölüne dönüyor. İsrail durmadan bombalıyor, ABD destek veriyor, Arap ülkeleri sessiz…
Filistin, 1940 ve 1945’li yıllarda mülteci olarak gelip yerleşen Yahudilere toprak satmasının hatalarının bedelini günümüzde çok acı bir şekilde ödüyor ve ödemeye de devam edecektir. O dönemlerde Hitler zulmünden kaçan Yahudiler ve dünyanın her yerindeki Yahudilerin Filistin’e mülteci olarak gelip yerleşmesiyle başlayan süreçte, Arap şeyhlerinin de onlara toprak satmasıyla Yahudiler oraları yurt edindi. “Dağdan gelip bağdakini kovmak” misali yıllardır Filistin halkına kan kusturmaya devam ediyorlar. Her geçen yıl işgal ettikleri topraklar büyüyor ve daha da büyüyecek. Gazze ise deniz kenarında oluşu nedeniyle ana hedeflerinde. İsrail’in Akdeniz’e çıkma ve oradaki doğalgaz ile petrol yataklarına konma amacı vardır. Zaten Doğu Akdeniz’de kurulan şirketlerin ve ortak ülkelerin içindedir. Siyonist ve emperyalist ortaklıklar bu nedenle tam gaz katliamlarına devam ediyor.
Savaşlar ve insanlık zulümleri Ortadoğu coğrafyasını yakıyor. Müslüman katliamlarının devam edeceği görülüyor. Ortadoğu kan gölünde debeleniyor. Vampirlerin her türlü oyunları ve hain planları tıkır tıkır işlemekte. Yahudilerin peygamberlerinden Yeşeya’nın Tanah adlı kitaptaki bahsettiğini daha önceki yazılarımda da anlatmıştım. Kısaca hatırlatayım: Yeşeya kitapta, “Mısır’dan Hatti’ye (Hattuşaş) bir yol olacak. Bu yolda gerekirse kan gövdeyi götürecek, kardeş kardeşi öldürecek, sular kan akacaktır” der. Fırat ve Dicle nehir yataklarının bulunduğu bütün bölgeyi kapsayan toprakların tamamını “Vaadedilmiş Topraklar” olarak adlandırır ve “İsrailoğulları yönetecektir” denir. Sürekli dillendirilen BOP projesi de bunun günümüzdeki versiyonudur.
En dikkat çekici kısmı ise “Hatti” dedikleri yerlerin eski dönemlerde Hattuşaş adıyla bilinen Anadolu topraklarımız olmasıdır. Bunun hiç unutulmaması gerekir. Zaten arsızca yayınlanan BOP haritasında da bizim topraklarımızın içinde olduğu görülür. Su havzaları ve nehirler bu bölgede. İsrail gözü dönmüş bir şekilde su havzalarına bile saldırabilir. Bunu unutmamak gerekir. İsrail yayıldıkça yayılırken dünya ülkeleri sessiz. Ortada güç savaşları olarak tabir edilecek bir durum var.
Dünyadaki bütün ülkelerde yaşayan Yahudiler ekonomik açıdan ipleri ellerine geçirerek her ülkede hâkimiyet kuruyor. Bu süreç Rothschild ailesi ile başlamış ve halen devam ediyor. Bu bağlamda yapılan katliamlar ve soykırımlara da ses çıkarmadan seyirci kalıyorlar.
İsrail durmak bilmeden kan döküyor, soykırımlarına devam ediyor. Dünya ülkeleri seyrediyor. Sadece vicdanlı aktivistlerin protestoları var ama o da sonuçsuz kalıyor.
