Son yıllarda tanınan bilinen isimlerden birçok kişiyi kaybettik. Kısaca tam bir yaprak dökümü olduğunu söyleyebiliriz.
2023 yılı içinde de tanınmış birçok insanı kaybetti ülkemiz. Yakın çevremizden tanıdık bir çok kişiyi de kaybettik bu yıl ancak ben yurt çapında bilinen isimleri şöyle bir anımsatmak istiyorum.
2023 yılının başlangıcından itibaren başlayan yaprak dökümü halen can almaya devam ediyor, geçtiğimiz yıl yurt çapındaki bilinen birçok ismin ebedi hayata göç etmeleri biraz fazla sayıda olduğu için "uğursuz yıl" olarak tanımlanmasına da neden olmuştu hatırlarsanız. Ölenlerin, medya, futbol ve sanat camiası içindeki birçok tanınan isimlerden olması da belki bu tanımlamaya neden oldu diyebiliriz.
Geçmişten başlarsak, kısaca hatırladığım bazı isimler ise şunlar; Mehmet Ali Birand Toktamış Ateş Ahmet Mete Işıkara Burhan Doğançay, Selçuk Yula, Burhan Apaydın, Hayri Kozakçıoğlu, Nazmiye Demirel, Pilot Murat Öztürk, Alev Sururi, Antrenör Arif Peçenek, Şenay Yüzbaşıoğlu, Macide Tanır, Tekin Akmansoy, Yaşar Güner, Günseli Başar, Şahin Gök (yönetmen Gül Yalaz gibi bir çok kaybedilen isimler, Tuncel Kurtiz ve Turgut Özakman, Gazeteci Savaş Ay, Gazeteci ve araştırmacı yazar Aytunç Altındal, Süheyl Eğriboz (Sanatçı), Tuncay Özine l(Tiyatrocu), Nejat Uygur, Babylon müzik kurucularından Mehmet Uluğ, Gazeteci Necmi Tanyolaç, Tiyatrocu Çetin Akcan, DYP kurucularından Mehmet Gölhan, Kadın haklarının kurucu (NÜSED) Prof. Dr. Leziz Onaran, TFF ve Beşiktaş’ın kurucu üyelerinden Orhan Saka, Zafer Önen, Emekli Jandarma Kom. Teoman Koman, Ulusal Kanal kurucularından Osman Yıldız, Sanatçı Adnan Şenses. Benim aklıma gelenler bunlar, tabi bu yılda birçok isim hayata veda ederek ahrete göç etti.
Kaybedilenler ve toplumun yakından tanıdığı isimler bu kadar toplumun yakından tanıdığı isimler bu kadar çok olunca da insanların hemen bu yıl için uğursuz tanımlaması hemen bu yıl için tanımlaması da konduruluveriyor.
Oysa her yıl binlerce insan hayatını kaybederek ebedi hayata göç ediyor, zira Dünya hayatının mutlaka bir gün sona ereceği ve yaşayan her canlı gibi, insanların da ölümü tadacağı gerçeğini hiç unutmamalıyız.
Önemli olan insanlarımızın yaşarken, önce sevilen, iyi ve örnek olabilmesi ve arkasından da kendisini anacak olanlara güzel olabilmesi ve arkasından da kendisini anacak olanlara hatıralar bırakmasıdır ve topluma mal edilebilecek faydalı çalışmalar yapabilmesidir. Bence ölümsüzlük budur!..
İnsan yaşadığı müddetçe kendisini "İnsan" yapabilecek değerlere ve olguya sahip olmalıdır ki, diğer canlılardan farkı ortaya çıksın, yani insan olduğu anlaşılabilsin.
Hayatı paldır-- küldür yaşamakla, kötülüklerle kişisel hırslara esir olmakla, toplumun diğer bireylerine karşı duyarsız kalmakla, ya da fiziksel içgüdülerine esir olarak ta hayatını devam ettiren binlerce canlı da ,her ne kadar insan olarak tanımlansa da maalesef onu insan yapan değerlerin yokluğu başkalarınca hemen fark edilebilecek kadar sivri ve acı bir gerçek olarak, hayatını birlikte sürdürür gider!..
İşte yalan dünya, ya da fâni dünya denilen bu hayat akışındaki tek gerçek olan da iyi ve doğruyu, güzel ile çirkini birlikte harmanlayarak onun içinden de örnek alınabilecek bir yaşam harmanlayarak onun içinden de örnek alınabilecek bir yaşam tarzını seçebilenler de öyle kolayca unutulmuyorlar demek ki.
Her insanın hafızalara kazınmış bazı hatıraları ve anıları vardır ve onları her hatırladığımızda da hemen aklımıza o özelliklerinin gelivermesi de bundandır belki. Yitirdiğimiz değerler eserleri, fikirleri ve kendilerini yansıtacak çalışmaları ile hep anılacaklardır, bu kuşkusuz.
Kaybettiklerimizin Kimisi sadece toprağa gömülürken, bazıları da, sadece toprağa değil, kalplere de gömülüyorlar.
Hepsine de rahmetler olsun.
2024 yılını yaşadığımız şu günlerde umuyorum ki hem ülkemiz için hep hayırlı hep hayırlı ve güzel şeyler olsun, güzellikler ve dirlik düzenlikler içerisinde ve güzel şeyler olsun, güzellikler ve dirlik düzenlikler içerisinde yaşanacak günler görülsün ve hiçbir üzücü olay da yaşanmasın.
Kötülüklerin kol gezdiği şu yalan dünyada hep iyilikler olsun ve iyilikler çoğalsın, insanlığa faydalı çok güzel çalışmalar yapılsın
Usta sanatçı Neşet Ertaş’ın söylediği “Ah yalan Dünya” ezgileri ne kadar da güzel de anlatır hayatın koca bir hiç ve yalan olduğunu…
Tarlada gezen salyangoz bile giderken arkasında iz bırakabiliyorsa, insan olan her kişinin de topluma çok güzel izler bırakabilmesi de şarttır ki o güzel izlerle hayırla anılabilsin…
