İsrail dur durak bilmeden katliamlara ve soykırıma devam ediyor tüm dünyada çatlak sesler, göstermelik açıklamalar geliyor “laf olsun torba dolsun” misali kınamalar var ama genelde bakılırsa her türlü silah ve mühimmat desteği hepsinden var İsrail’e
Dünya üzerindeki silah tüccarları ve ekonomilerini bununla düzelten ülkeler savaşlar nerede olursa olsun zil çalıp oynarlar zira onların tek amacı paradır ne insanlar ölmüş, ne kıyımlar yapılmış hiç umursamazlar sattıkları silahlar ve kazandıkları paralardır tek odaklandıkları şey gözlerini kan bürümüş bu silah tüccarları ve silah satan ülkeler nerede olursa olsun hep savaşa karşıymış gibi görüntüler verirse versinler perde arkasından göbek atarlar…
İsrail-Filistin savaşında da ayni tablolar var savaş gemileri gelip konuşlanmış oralarda, her türlü gelişmiş silahlar ve mühimmat destekleri veren bütün ülkelerin o bölgedeki savaşlardan beklentisi ve hainlikle
Dolu birçok amaçları var Çok Önemli bir soru soracağım; Niye hep Ortadoğu ve Müslüman ülkelerde
Savaşlar, ölümler ve her türlü oyunlar var, önüne gelen gâvurun orada işi ne? bunun cevabı ise çok basit, öncelikle silah ticaretinden kazançları, o topraklar üzerindeki her türlü yer altı ve yer üstündeki değerlere konmak söz sahibi olmak, enerji, petrol, doğal gaz gibi değerlerin iplerini ellerinde tutarak bütün dünyada söz sahibi olmak vs bir sürü avantajlar elde eden Emperyalistler ve Siyonistler el ele vermişler dünyanın altını üstüne getirip toz duman attırıyorlar…
Sınırlarımızın dört bir yanı ateşler içinde ve sınır komşularımız olan ülkelerde her taraftan dumanlar tütüyor..
Ülkemizle sınırı olan bütün komşu ülkelerin hepsi de karmakarışık ve oralarda yaşanan savaşlar günden güne de genişleyerek bizim ülkemize doğru geliyor, hatta geldi bile zira Gaziantep'te ve Kilis'te patlayan bombaları, atılan roketleri ve füzeleri hatırlayın bu da gösteriyor ki ana hedefte bizim ülkemiz var!..
Tıpkı kurtuluş savaşı döneminde olduğu gibi, dört bir yandan kuşatılmışı durumdayız...
Irak' ta 2003 yılında ABD işgali ile başlayan bu süreç içinde bütün sınır ülkelerimiz adeta kaynayan bir kazan haline döndürülerek oradan başlayan emperyalist-Siyonist ortaklığındaki saldırılar giderek bölgede genişleyerek yayılıyor, bu bölgedeki her ülke tehlike altında, savaşlar, acılar, akan oluk gibi Müslüman kanı ile birlikte bölgedeki her türlü oyunlarıyla daha çok ülkelerin topraklarına yayılma operasyonlarını birer birer gerçekleştiriyorlar.
Ortadoğu ülkeleri için ABD'nin hiç çekinmeden yayınladığı haritaları hatırlayın, BOP(Büyük Ortadoğu Plânı) dahilinde yapmayı istedikleri ve bölgedeki yer alan bütün ülkelerin sınırları içinden alacakları toprakları dahil ederek orada kuracakları yeni bir modelin büyük hayaliyle BOP'u oluşturmanın peşindeler…
ABD nin başı çektiği, İngiltere, Fransa ve diğerlerinin “Şer ittifakı” yaptıkları Emperyalist ve Siyonist ittifaklarının yaptıklarının aynisini eski yıllarda Haçlı ordularının yaptığını biliyoruz bunlarda onların günümüzdeki versiyonudur ve yaptıkları şer iş birliği içindedirler, bu işi giderek meşrulaştırma peşindeler,
Zaten o bölgedeki her türden ayrılıkçı terör örgütleriyle de oradaki terör unsuru güçlerle de kol kola i (hain amaçları için) işbirliği içindelerdir.
Hatırlarsanız; ABD Merkez Kuvvetler Komutanı General Joseph Votel önce Kobani'ye giderek, PKK’nın uzantısı olan YPG'nin de içinde yer aldığı Suriye Demokratik Güçleri(SDG) ve diğer muhalif güçlerle görüşmeler yapıyor, Ardından da sürpriz bir şekilde Ankara'ya gelerek, ABD Merkez Kuvvetler(CENTCOM) komutanı olan Joseph Votel, temaslarda bulunmak üzere Genel Kurmay Başkanlığı Karargâhında, Genelkurmay ikinci başkanı Orgeneral Yaşar Güler ile de görüşme yaptığı ve görüşmelerin ana gündem maddesinin ise İŞİD’in konuşlanma merkezi olan Rakka'ya yapılacak olan operasyon olduğu belirtiliyordu... ABD nin orada işi neydi ve amacı neydi?...
Amerikalı General Votel'in Kobani'de, PKK'nın uzantısı olan YPG ve oradaki diğer güçlerin üst düzey temsilcileri ile "iş birliği" yapmayı görüştüğü belirtildi. İş birliği ne içindi?... Bu ziyaret CNN Arabic Kanalında haberlerde yayınlanarak, oradaki terör unsuru güçlere verilen askeri ve stratejik eğitimlerin de görüntüleri yayınlandı, yayınlanan bu görüntülerde sivil giyimli ABD'li özel kuvvetler askerleri vardı, YPG'nin kadınlardan oluşan kolu ve YPG'lilere silahlı atış eğitimleri verilmesinin görüntüleri de yer alıyordu.. Niçin?...
Suriye'nin Lazkiye kentine bağlı Cebele ilçesinde ve Tartus kentinde de bir dizi patlamalar olmuştu, olayda 100 kişinin öldüğü ise Reuters haber ajanslarında yayınlanmıştı, amaçları neydi?...Yine, Hatay Yayladağ'a da Suriye'den atılan bir top mermisi düşmüştü, nedeni neydi?...
Başta ABD ve diğer NATO üyesi ülkelerin, terör örgütleriyle ve onların uzantıları ile işbirliğine gitmesi, silahlı eğitimler vererek, askeri taktikler de vererek onlarla sıkı fıkı olmaları da ihanet çemberinin boyutlarını ortaya koyması bakımından çok açıktır..
Akıl ve fikir sahibi herkesin anlayacağı ve onların net bir şekilde ülkemize karşı kurdukları hain plânın da açık seçik bir göstergesi değil midir?..
Terörizmin küreselleşmesi denilen şey bu olsa gerek!..
BOP Plânının ayrıntılarını şöyle etraflıca irdeleyerek düşünecek olursak perde arkasında haritadaki belirtilen bu alanların açılmasından en çok hangi ülkelere menfaat getirdiği ve ne yapılmak istendiği de gayet net ve çok açıktır..
Ortadoğu bölgesi ve Güneydoğu bölgemizi de kapsayan bu bölgeyi İsrail’in ,"Arz-ı Mev-ut, yani Vadedilmiş Topraklar)" olarak belirttiği bilinen ve İsrail'in de adım adım da bu doğrultudaki yaptığı hamlelere ve savaşlara da bakacak olursak, buna erişmesine dönük bütün yapılanlar ortadadır, yapılan savaşların ve savaşlardan sonraki düzenlemelerin gidişatını çok iyi incelemeliyiz, Siyonizmin (adını Kudüs'teki Sion tepesinden alır) tırmanışa geçerek bütün Müslüman ülkelere kök söktürmesinin ve Müslüman, Türkmen kıyımı projelerini anlamakta hiç zorlanmayız, yine o Müslüman ülkeleri kullanıp büyük ihanet plânı olarak da adlandırabileceğimiz BOP projesini zamana yayarak uygulamaya koyduklarını da net olarak görüyoruz, kan, acı, gözyaşı ve ihanetlerle birlikte o ülkelerdeki iç hainlerin de desteklerini alarak bunu yürütmeleri de ayrıca işin en acı tarafı değil midir?..
Çok bilinen bir söz ne der?; "Emperyalizm işbirliği yapmaz, sizi açıkça yönetmeye gelir" diye bilinen bu söz aleni bir açıklama değil midir.
Bush dönemi ile başlatılan ve Washington'un Irak'a ayak bastığı(2003 yılı) andan beri orada Sünni, Şii'ler ve oradaki tüm çatışmaların politikaları ve olanların gelerek günümüzde de, İŞİD'i doğuran tüm şartları yaratmıştır, Irak'taki işgalde 1,5 milyon insan ölmüş, 4 milyon da yetim kalmış, binlerce aile ise yerinden yurdundan edilmiştir, resmen soykırım uygulanmıştır, sadece bunlar oradaki ABD askerlerinin bölgedeki gaddarlığı, vahşeti, yağmalamalar ve her türlü hain hırsın sonucu olanlardır..
Suriye senaryosunda da ayni görüntüler ve sistem de uygulanmıyor muydu?..
Emperyalizm, artık daha geniş alanları kaplayacak ülkeler üzerindeki tüm oyunlarını oynuyor, haince işgal etme senaryoları ile bu son uygulamalarına geçilmiştir, kurban olarak seçtikleri neresi, hangi ülke varsa oraya önce kendi ürettikleri İŞİD'i ve her türden terör örgütlerini musallat ettirip bahane yaratıyorlar, oralarda kan döktürdükten sonra da kurtarıyoruz ayakları ile işbirliği ettikleri bütün diğer terör unsurlarını da karadan devreye sokup, çullandırarak, devamında kendileri de, koalisyon güçleri adı altında havadan müdahale ederek, yakıp yıkarak acımasızca, çoluk çocuk demeden katlederek göz koydukları yerleri ele geçirmiyorlar mı?.. İşte son olay da ayni senaryo ile başlamadı mı, İsrail tarafından Hamas saldırdı diyerek başlatılan ve İsrail in soy kırıma kadar varan acımasız savaşlarıyla Filistin ne zamandır kan gölüne dönmedi mi, halen daha acımasız katliamlarıyla toz duman eden İsrail’e başta ABD olmak üzere bütün ülke liderleri oraya koşup adeta alenen destek veriyorlar göstermelik açıklamalarına kendileri bile inanmıyorlar ya işte…
İşgal edecekleri bölgeye de, kendi ellerini ateşe atmadan hep kullandıkları taktikleri değişmiyor
Bütün hedefleri göz koydukları yerleri işgal ederek yeraltı ve yerüstü kaynaklarını ele geçirmektir Bir yandan da ürettikleri her çeşit ağır silahları da, oralardaki güçlere ve unsurlara da satarak kar eder, mühimmatın yanı sıra silahlı eğitimlerde verip, askeri strateji taktikleri ile eğiterek ,tam bir kan emme operasyonlarını uygularlar..
ABD, İngiltere, İsrail'in, yani Emperyalizm ve Siyonizm in kukla edip yönettiği, sözde Arap Müslümanlar, ama özde "kripto Yahudi olan, Arap ve Kürtlerinin(Ermeni asıllı)bir oluşumunun sağlandığı ortadadır ve açık seçiktir...
Yaptıkları ve yapılacaklarının hepsi göstere gösteredir, ancak bunu görecek göz, algılayacak akıl ve iz'an gerektir, öncelikle "Milli Şuur" gerektir ki, olayların tümü ve yapılanlar kafalarda net bir şekil alsın..
“Domuz derisinden post olmaz, Gavurdan dost olmaz” ata sözümüz zaten net bir şekilde anlatıyor…
Ülkemizi eski dönemlerde işgal eden bütün Gavurları kovalayarak Yüce Cumhuriyetimizi kurmak için ne canlar ve mücadeleler verdiğimizi hiç kimse aklından çıkarmasın, Allah milletimize ikinci bir kurtuluş savaşı dönemi yaşatmasın, zira o dönemdeki ruh ve toplum yapımızdan çok uzaklaşılmış, bazı değerlerimiz ise unutulmuş, adeta kişisel menfaatlerle yaşanır bir hale gelinmiştir, O dönemdeki, Düvel-i Muazzama denilen bütün düşmanlar, yani şimdiki yeni yüzleri ile yine karşımızdaki olan yedi düvel ile yapılacak olan savaşlar artık kılıçla, süngüyle olmayacağı için de durum daha bir Vehamet arz-etmektedir. Allah vatanımızı, milletimizi bütün hain ülkelerden ve bu belâlardan da, düşmanların bütün hainliklerinden de şerrinden, korusun ve kurtarsın inşallah soysuzların tümü de kendi cehennemlerinde yansınlar, bütün temennimiz budur…
