ABD’de yapılan toplantı ve Gazze’yi tanıdığını bildiren bütün ülkeler adeta gösteri yapar gibiydi.
Filistin’de (Gazze) yaşanan insanlık dramları, katliamlara sessiz kalan dünya ülkeleri ve Arap ülkelerinden tıs çıkmazken Fransa Başkanı Macron Filistin’de iki devletli çözüm önerisinde bulundu.
Hatırlarsanız ilk defa ABD eski Başkanı Biden’in İsrail ile başlayan ve Arap ülkeleri ile devam eden dış gezisi sonrasında İsrail Filistin’e bombalar yağdırmaya ve soykırımlara başlamıştı, halen de dur durak bilmeden katliamlarına devam ediyor, yardım bölgelerine toplanan Filistinlileri çoluk, çocuk bile demeden orada dahi katlediyor, dünyadan ses çıkmıyor. O dönemdeki ikilinin amaçları nelerdi, kapalı kapılar ardında neyin hesapları yapıldı bilinmez ama öncelikleri birinci sırada İsrail’in korunup kollanmasıdır, sonrasında ise İslam dünyasının yok edilmesidir diye düşünebiliriz. Bunak Biden gitti çatlak Trump geldi hiçbir şey değişmedi katliamlar, soykırımlar daha da arttı, tabii ki şer turu bununla bitmez ileride neler yapacakları, ne hainlik planları yumurtlayacaklar mutlaka çıkacaktır, bölgeden sürülmesi istenen bütün Gazzelilerin topraklarına göz diken Trumph bölgeyi riviera yapmayı bile düşündüğünü söylemişti hatırlarsanız…
Fransa Filistin’de iki devletli çözüm olmalı diyorlar ama bu oraları tamamen Yahudi topraklarına katmanın bir adımıdır. Tarihteki dönemlerde Yahudilerin HİTLER!in Holokost soykırımlarından kaçarak Filistin topraklarına mülteci olarak gelerek yerleşmeleri, sonraları da topraklarını satın alarak başlattıkları hain hamleleri şimdi oraların tamamına sahip olmak şeklinde ilerliyor, Filistin topraklarına göz dikenler ve kılıf uydurup göz boyama amaçlı iki devletli bir çözüm önerenlerin gözleri doymayacak ileride Filistin topraklarının tamamını Yahudi devletine katacak yolu da açacaklardır gidişat bunu gösteriyor zaten.
Filistinlilerin ve Müslümanların ilk kıblesi kabul edilen ama üç semavi dinin de kutsalı sayılan Mescid-i Aksa her daim ateşler içinde kaldı, Müslüman halka her türlü şiddet, zorbalıklar, katliamlar yapılıyor, ibadet ettikleri camilerde dahi öldürülüp zorla evinden yurdundan edilenler çok fazla ama ne dünya ülkeleri ne dünya medyası bunları söylemiyorlar. Arap ve Müslüman ülkeler ise ABD kızdırmaktan korktukları için hiçbir şey yapmıyorlar, ABD ise İsrail’e tam destek veriyoruz açıklaması yaptı. Şimdi ise Filistin’in iki devletli olarak bölünmesi söz konusu ediliyor. Yıllardır kan kusturdukları Filistin’i şimdi bölerek “parçala, böl, yut, yönet” sistemleriyle yutmaya hazırlanıyorlar, nedense her ülke tanıma açıklamaları yapıyor, İngiltere bile tanıdık dedi ama o ülke İngiliz anahtarı gibidir her hainlikte açılır, durup durup birden tanımaları şüpheli.
Rusya Ukrayna savaşını hatırlayın orası Müslüman ülke olmayınca hep bir ağızdan kınama, yaptırım, ne varsa gündemdeydi ama söz konusu Müslüman ülke olduğunda tık çıkmıyor hatırlayın ABD ve diğerleri her türlü hainliği yaparken hepsi görmezden geldiler susup izliyorlardı.
İsrail terörü bu durumda biter mi yüz bulunca daha da azıtır Mescid-i Aksa’daki çatışmaları ve şiddet uygulayan çoluk çocuk katliamı yapan bir devleti görüyoruz ne yazık bazı ülkeler cılızca kınamakla olayı geçiştirirken nedense Müslüman Arap dünyasından pek tıs yok eh nede olsa ABD amcalarını kızdırmaktan korkuyorlar varisi İsrail ile takışmayı göze alamıyorlar ki pek sessizler, orada Hristiyan cemaatlerde var ama nedense Papa da sessiz diğer ülkeler sus vaziyetteler görülüyor ki meydanı boş bulan İsrail Kudüs’te Filistin’de amacına ulaşacak gibi, Arap Birliği Genel Sekreteri ise olayları sadece kınamakla yetindi… Filistinli bakan Salim Tamari ise “Osmanlı Türkün kıymetini bilemedik, onlara ihanet ettik, ihanetin bedelini acı ödedik, ödemeye de devam ediyoruz” açıklaması yaptı. (İngilizlerle birlik olup Osmanlıyı arkadan vurmuşlardı, tümenlerce askerlerimizi öldürmüşlerdi)
Filistin ve öteki Araplar 400 yıl Osmanlıya vergi dahi vermemiş müreffeh yaşamışlardı İslam’ın kılıcı Türk askerini ve Osmanlı ordusunu arkadan vurdular, su kuyularını zehirlediler, kör edip karınlarını yarıp altın aradılar diye tarih kitapları yazar, günümüzde ise Ermeni soykırımını tanımış pul basmış, Kâbe’nin bile gelirinin yarısını İsrail alırken Müslüman parası ile Müslüman katliamları yapılıyor Arapların hiç sesleri nedense hiç çıkmadı. Çıkmıyor da.
Olayların evveline bakarsak, 21 Ağustos 1969’da Avustralya’dan gelip İsrail vatandaşı olan radikal bir Yahudi Mescid-i Aksa’yı yakınca 22 Eylül’de Rabat’ta bir toplantı yapan Arap ve Müslüman ülkelerin liderleri İslam Konferans Örgütü’nü kurdular, örgütte çeşitli komiteler yer aldı. Bunlardan Kudüs Komitesi’ne Fas seçildi oysa Fas kralı ve şimdiki kralın babası 2.Hasan’ın birçok danışmanı Yahudi’ydi ve kendisi de fanatik İsrail işbirlikçisiydi. Onların döneminde yaklaşık 200 bin Fas Yahudi’si İsrail’e göç etmişti. 2.Hasan ölünce 1999’da kral olan 6.Muhammed babasının izini takip etti, İsrail’e hizmet etti. Hatta Trump’ın isteğiyle İsrail Barış Anlaşmasını imzalamıştı. Kısacası Kudüs’ü korumak için kurulmuş komite 52 yılda sadece 3-4 kez toplandı, Süleyman Tapınağı’nın kalıntılarını arayan İsrail Kudüs’ün ve Mescid-i Aksanın altını delik deşik ederek altını üstüne getiren kazılar yaptı halende yapmaktadır bir yandan Filistinli halkı yerinden yurdundan ederek çoluk çocuk demeden katliamlar yapıyor, Kasap lakaplı Şaron ve Netanyahu dahil Yahudiler saldırılar düzenleyip namaz kılanlara dahi saldırılar yaparak katliam yapıyorlar. Filistin adeta cehennem gibi yanıyor, insanlar, çocuklar açlıktan ölüyorlar, oradaki insanlık dramına dur diyen yok.
Dünyanın dört bir yanından gelip İsrail vatandaşı olan farklı ülke ve milletlere mensup radikal Yahudiler Doğu Kudüs’e devamlı saldırıyorlar Filistinlileri oralardan kovmak istiyorlar direnenlere polis ve orduda saldırıyor, oralarda tam bir vahşet yaşanıyor.
Olaylara kör bakan Arap dünyası, bir tarafta ABD ve Batının koruduğu İsrail ve öte yanda toprakları ve yaşama hakları ellerinden alınan savunmasız Filistinlilerin acı dramları var.
6 Aralık 2017 Trump Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan edince nasıl tüm dünya tıs kesilmişti hatırlayın. Şimdi de aynisini yapıyorlar, yaptırım yok sadece göstermelik kınamalar var, İsrail’in Büyük İsrail Devleti’ni kurma yoludur ve Siyonizm’in katliamlarıdır zaten Arap baharı dümeniyle İsrail’in korktuğu bütün ülkelerin hepsi Suriye, Irak, Yemen, Libya gibi ülkeler darmadağın edilmiş Lübnan ve Mısır, İran hırpalanmıştır hep bu büyük İsrail projesi önündeki engel olabilecek ülkeler dağıtılıp yakılıp yıkılıp harap edilerek Müslüman kanları dökülmüştür.
Olaya Filistin açısından bakarsak ülkemizin zor zamanlarında ve dünyaya karşı kaç kez yanımızda oldular, destek verdiler, Türkleri ülkemizi, bizleri seviyorlar mı bütün bunların cevabını size bırakıyorum…
Filistin Bayrağı, 1916’da Arapların Osmanlıya ayaklanmasını sembolize eder. Bayrak İngiliz diplomatı olan Sir Mark Sykes tarafından çizilmiştir, bayraktaki en üstteki siyah şerit Abbasileri, ortadaki beyaz şerit Emevîleri, yeşil şerit ise Şii Fatımileri temsil eder ve üzerindeki üçgen kırmızı ise Osmanlıya isyan eden Haşimilerin kanının sembolü olarak bayraklarında yer almıştır.
Tarihten günümüze bakarsak Filistin’in topraklarını hiç düşünmeden ve ilerisini görmeden mülteci olarak sığınan Yahudilere satmasıyla başlayan süreç günümüzdeki haline kadar gelmiştir, o dönemlerdeki hataların bedeli ile şimdilerde yok olmaya doğru hızla gidiyor.
Dış ülkelerdeki bütün konuları çok iyi takip ederek, gidişatı irdeleyip, vatanımız için olası tehlikeleri de önceden görüp önlemlerini almak, vatanımızın geleceğini koruyup, bekasını teminat altına almak adına çok önemlidir, olayların gidişatının iyi bilinmesi gereken tedbirlerin de mutlaka alınması önemlidir, eskilerin sözü “elini verirken kolunu kaptırmak” diye tabir ettiği uyarıcı sözler çok önemlidir zira gözü dönmüş kanlı katillerin kolla falan değil her şeyin tamamını yok ederek ülkelere çöktüğü, işgal ettiği dönemlerdeyiz.
Açıkçası ülkemiz olarak bizler bazı durumlara vicdani açıdan bakıyoruz ama gidişata çok boyutlu bakıp ülkemiz için koruyucu bazı önlemler almak şarttır.
“Merhametten maraz doğar” sözlerini unutmamakta yarar vardır.
