ABD’nin Yunanistan’da, Ege adalarında ve Dedeağaç’ta üsler kurması; ağır silahlar, tanklar ve füzelerle donatması hiç hayra alamet değil. Bunu defalarca yazdım, anlatmaya çalıştım. Açıkçası ülkemizi dört bir taraftan kuşatma altına almış görünüyor. Etrafımız ağır silahlarla ve askeri üslerle çevrilmiş vaziyettedir.
NATO üyesiyiz ama bize hep haince yaklaşıyorlar. Sadece menfaatlerine göre, askerlerimizin NATO adına çalışmalarda kullanılmaları dışında, NATO bize farklı davranıyor. İyi niyetimizi sürekli istismar ediyorlar. ABD ve diğer hain ülkeler, ülkemizi NATO ittifakından çıkarıp alenen saldırmayı mı planlıyor? Zira ittifak üyesi kaldığımız sürece doğrudan saldıramayacakları için Yunanistan’ı kışkırtıyorlar. Arkadaki ülkeler ise sinsice bekliyor.
Yunanistan’a her türlü askeri tacizi yaptırıp hava ve deniz alanlarımızı ihlal ediyorlar. Bilinçli ve haince yapılan bütün bunlarla ülkemizin bıkıp NATO’dan çıkmasını istiyorlar ki o zaman rahatça saldırabilsinler. Ama ülkemiz onların tuzağına düşmüyor; diplomatik yaklaşıyor, daima her platformda diplomasi dilini kullanarak ulusal düzeyde haklarını aramaya çabalıyor. Fakat karşısında NATO adı altında hainler ve düşmanlıklar ittifakı var. İşlerine gelmediği için kasıtlı olarak duymuyorlar.
Ege Ordu Komutanlığı (Ege Ordusu), 1960’lı yıllarda Yunanistan’da cunta dönemi varken ve Kıbrıs gerilimi en üst seviyedeyken, Yunanlılar Ege adalarını silahlandırmaya başladıklarında, 20 Temmuz 1975 yılında NATO’dan bağımsız olarak kuruldu. Karargâhı İzmir Narlıdere’dedir. Ege Ordu Komutanlığı bünyesinde aktif olarak 130 binden fazla personel bulunmaktadır. Olağanüstü dönemlerde bu potansiyel daha da artırılabilir. Ordu bilgilerinin ve mevcut silah stoklarının güncellemesini NATO’ya bildirmek zorunda olmayan Ege Ordumuz, onların gözünü çok fazla korkutuyor olmalı ki lâğvedilmesini istiyorlar.
Ege Ordumuzu görüp Yunanistan’ın ve ABD’nin yaptıklarını, Trakya birliklerini ve adalardaki silahlandırmaları hiç dile getirmeyip görmezden gelmeleri çok manidar değil mi? Bir de bunu Almanya’ya söyletip arkadan ellerini ovuşturmalarını ülkemiz anlamaz mı sanıyorlar acaba? Ege Ordu Komutanlığı kurulduğu zaman ona destek amaçlı olarak Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı da kurulmuştur. Her türlü silah, personel, mali ve diğer konulardaki desteklerini ordumuza vermektedir.
S-400’leri aldığımızda kıyamet koparan ABD, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nde kullanılanlara ses etmiyor. Diğer ülkelerin almasına da ses etmeyip sadece bizim ülkemize ambargolar ve yaptırımlar uyguluyor. Neden?
Kurtuluş Savaşı’nda yedikleri ağır darbenin kuyruk acıları hâlâ var. Hepsinin de gözleri ülkemizde.
Kısacası “dost ülke” diye bir şey yoktur. Sadece ülkelerin birbirleriyle çıkar ve ticari ilişkileri olabilir. Gerisi işgal ve değerlerine çökmek amaçlıdır. Emperyalist ülkelerin yolu aynı: NATO ittifakını da kendi çıkarları için kullanıyorlar. Teröristleri bile müttefikleri yapıp dünyanın altını üstüne getirmeye devam ediyorlar.
