Annesini kaybettiğinde küçücük bir çocuktu…
Babası ikinci evliliği yapmadığı için tüm sevgisini kızına aktarmıştı…
Beş yaşına geldiğinde, ata binmeyi, ok ve yay kullanmayı on üç yaşına geldiğinde ise kılıç ve mızrak kullanmayı öğrenmişti çünkü babasının ardından tahta geçecek olan kişiydi…
O dönemlerde, kadın ve erkek kılıç kuşanıp yarışırlardı ve kadınlar kendilerini yenemeyen erkekler ile evlenmezdi…
Onun evliliği de böyle gerçekleşti…
Evlendikten sonra önce babasını sonra eşini kaybetti…
Tahta geçti…
Türk tarihinde bir ilk olan sadece kadınlardan oluşan bir süvari birliği hazırladı… Bu durum ona tarihte 'özel kadın muhafız birliğine sahip ilk kadın komutan’ olma özelliğini de kazandırdı…
Düşman krallık tarafından evlilik teklifi aldı… Bu teklifin amacının, kralın kendi krallığını büyütmek olduğunu anlayınca teklifi reddetti…
Ve kaçınılmaz savaş başladı…
Bu savaş Hilal taktiğinin, Türkler tarafından kullanıldığı ilk savaş oldu…
O, tarihe ismini yazdıran Türk Kadını, Tomris Hatun’du…
Sonrasında birçok isim yaşadı…
Nene hatun, Kara Fatma, Türkan Saylan, Afişe Jale, Sabiha Gökçen, Nezihe Muhittin gibi alanında kıymetli çalışmalar yapan, gerektiğinde canını ortaya koyan kadınlar her türlü zorluğa rağmen azim ve vatan sevgisi ile bu ülkeye ömürlerini adadılar…
Uygar Türkler olarak bu bilinç ile yola çıktık… Tarihimizde ülke ekonomisinde ve hatta yönetiminde söz sahibi olan Türk kadınının öz değerini fark edip yeniden ayağa kalkması için çalışmalar yapıyoruz…
Bu çalışmalardan biri de Sushicity A.Ş. sponsorluğunda 8 Mart 2026 Pazar günü saat: 14.00 – 16.00 arasında İzmir Çınarlı’daki Withco Coworking’nin etkinlik salonunda herkese açık gerçekleşecek olan 8 Mart 8 Kadın etkinliğimiz…
Ekinlikte; İyi Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, Gazeteci Deniz Doğan, TV 9 Genel Yayın Yönetmeni Seher Onay, TÜRSAB Bölge Temsil Kurulu Üyesi Senem Hakyemez, Folklor Eğitmeni Arzu Sülgüel, İzmir Konak ilçesi Yeşiltepe Mahallesi Muhtarı ülkü Sezgin, Ev işleri yardımcısı Suna Gözüyeşil, Döner Ustası Güngör Zeren konuşmacı olarak katılacaklar. Konuşmacılar, kendi hayatlarında ve sektörlerinde kadın oldukları için yaşadıkları zorlukları ve zorluklara rağmen başarılarını anlatacaklar…
8 Mart 8 Kadın, klasik 8 Mart etkinliği değildir. Asıl düzenlenmesi gereken, bir anma ve ses duyurma etkinliğidir… Statüsü ve kazancı her ne olur ise olsun hepimiz kadınız ve bu hayata emek veriyoruz felsefesi ile hareket eden bir gelenektir... Bu yüzden her yıl konuşmacılarımız arasında belli bir statüye paralel isimler olmamasına dikkat ediyoruz… Kadına yönelik şiddet ve baskı bu kadar artmışken biz kadınlar, bir ve birlik olmalıyız… Türk kadını maalesef bizlerin hatırlayamadığı kadar eski yıllarda, toplum tarafından gördüğü kıymet ve saygıyı yeniden kazanmalıdır çünkü günümüzün kirlenmiş dünyasını sadece kadınların sevgisi ve merhametinden yayılan ışık temizleyebilir…
Uygar Türkler olarak gerek Divan’da gerek yönetimde erkek çoğunluğu olan bir ekibiz… Hatta bazı toplantılarda 15/1 kadın olabiliyoruz… Her ne kadar tek kadın kaldığım toplantılarda “Siz hepiniz, ben tek” diyerek esprisi yapsam da her erkek üyemizin kıymeti ayrı…
Ve siz okurlarımızın huzurunda; bugüne kadar hem şahsıma hem de diğer Türk kadınlarına gösterdikleri önem, kıymet ve nezaket için ayrı ayrı teşekkür ederim… Sizler ile çalışmak bir ayrıcalık ve bu özel duyguyu yaşayabilen kadınlardan olduğum için hem kendimle hem de sizinle gurur duyuyorum…