“HUDUT NAMUSTUR” yazar, askeri tabelalarda…

Biz ise “VATAN NAMUSTUR” olarak biliriz… Aslında hudut ya da vatan fark etmez zira bahsi bahsedilen hudut sınır demektir yani vatanın sınırı namustur…

Vatan namustur çünkü bu ülkenin erkekleri; kendi kızlarının, analarının, bacılarının tenine düşman askerinin teri değsin istemez ve ülkesini de bu motivasyon ile korur…

Günlük hayatta ise namus sadece cinsellik değildir… Ahlaklı konuşmak, edepli hareket etmek, etik davranmak da namus göstergesidir…

Bugün ise yaşadığımız toplumda, bu meziyetleri çoğu insan kaybetti maalesef… İnsanlarımız, birinin namusuna iftira atmayı sohbet olarak adlandırıyor…

Bize “Müslümanlık, kusur örtme sanatıdır” diye öğretilmişken, var olmayan kusurları varmış gibi konuşmak başarı göstergesi oldu…. “Vatan namustur” anlayışından, kadınlarımızdan “karıya gitmek, karı sunmak” gibi çirkin tabirlere geçtik…

Bilinç seviyemizin bu denli sığlaştığı bir dönemde; düzgün insanları görünce iyi niyetli olanlar o kişileri takdir ediyor, kötü niyetli olanlar ise o çirkin cümleleri ile o güzel insanları kendi seviyesine indirmeye çalışıyor…

Günümüz siyaseti dahi bu felsefe ile yapılıyor artık… Ülke dediğin, kibar söylemi ile hiç dedikoduyla yönetilir mi? En birleşilmesi gereken zamanda, partiler bile kendi içlerinde bu dedikodular, iftiralar ile ikiye bölünüp güçsüzleşiyor…

Ben ve arkadaşlarım ise tüm bu çirkinliğin içinde şanslı olan insanlardanız…

Nisan 2025 tarihinden itibaren Zafer Partisi İzmir İl Başkan Danışmanı olarak parti içinde çalışmalar yapıyorum ve ne mutlu bana ki Naşit BİRGÜVİ gibi bir lideri tanıma şansı buldum…

Bir kadın olarak, hiçbir zaman namusuma laf edilmeyeceği daha da ötesi namusuma yan göz ile bakılmayacağının güveni ile çalıştım… En sinirlendiğimiz anlarda bizi sabır ve sükûnete yönlendiren bir lider ile çalışmak ülkenin gelecek yönetimine dair ümit oldu bizlere…

Benim için Naşit başkanın en güzel özelliği ise eleştir kabul eden tavrı idi… Her zaman “Beni ve partimizi eleştirin lütfen… Sokaktasınız… Duyduğunuz, gördüğünüz yanlış davranışlarımız var mı?” diye sormasıydı ve eğer bir eleştiri var ise bunu büyük bir erdem ile dinler, notlarını alır, konu hakkında çalışmalar yapardı…

Her toplantıda, hepimizin tek tek hem ülke gündemi hem de dünya gündemi ile fikirlerimizi sorardı… Adeta ardından bırakabileceği yeni siyasetçileri yetiştirirdi… Zafer Partisi’nin yükselen ivmesi ile içeri girip kendine siyasi bir mevki elde etmek isteyen, ülke değil kendi çıkarı için çalışan kişilere karşı kale gibi korurdu hem bizleri hem de partimizi… Ondan “Efsane Başkan” diye bahsedilmesinin sebebini onu tanıyarak öğrenme şerefine nail oldum…

Geçtiğimiz hafta, koltuğuna zamk ile yapışmış siyasetçilere inat “Verilen görevi yerine getirdim” diyerek istifa etti Naşit Başkan… Ömrünün 40 yıldan fazlasını siyasete vermiş bir insan olarak “Artık hayatımın kalan kısmını kendime ve aileme ayırmak istiyorum” gibi geçerli ve gerçek bir istifa sebebi vardı…

Kaliteli liderlik anlayışı ve hala erdemli insanların varlığına dair verdiği ümit için sizlerin huzurunda kendisine teşekkür ederim…

Bu istifa sonrası Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ, Zafer Partisi İzmir İl Başkanlığına Sayın Sinan Bezircilioğlu’nu atadı… Şimdi İzmir’de Zafer Partisi için yeni bir dönem başlıyor… Henüz kendisi ile tanışmadım lakin aynı özen ve çizgide çalışacağına eminim…Kendisine öncelikle baş sağlığı diliyor ve partimizde yapacağı çalışmalar ve ülkemize sunacağı katkılar için başarı diliyorum…