Geçtiğimiz hafta Urla İskele’de bulunan Urla Kadın Kooperatifi’nin Çay evinde görevliydim… Urla Kadın kooperatifi her gün onlarca kadına iş alanı sağlayan bir oluşumdur… İskele çay evinde ortaklar yevmiye karşılığında, kimi kasada görev alır, kimi bardak yıkar, kimi çay kahve yapar, kimi ise saha da servis personeli olarak çalışır… O gün ben de sahada görevliydim, bir yandan masaları topluyor, bir yandan servis yapıyor o arada müşterilerimiz ile tatlı tatlı sohbet ediyordum… Görevli olduğumuz günlerde müşterilerimiz arasında tanımadıklarımız olduğu kadar, tanıdıklarımız da olur…

Urla’da siyaset yapmak keyiflidir çünkü kişiler arasında çok ciddi bir sorun olmadıkça dostluklar için kimin hangi partiye oy attığı ya da kimin hangi partiye oy verdiği önemli değildir… Bir bakarsınız bir masada birçok parti üyesi oturup kahkahalar ile sohbet ederler, bazen de memleketi kurtarırlar…

O gün de, biri AK Parti’den biri CHP’den iki arkadaş müşterilerimiz arasındaydı… Servis yaptığım sırada ayaküstü sohbet ettik, sohbet sonunda iki çay istediler… “Bu ara AK Partililere selam vermeme kararı aldım ama sen eski arkadaşsın” deyip gülümsedim… Onlar da güldüler… Söz nasıl oraya geldi hatırlamıyorum ama CHP’li olan “Gelecek onlar daha aç” dedi… Ben “Nasıl yani?” deyince, AK Partili olan “Biz yeterince yedik, şimdi onlar gelince hiçbir şey bırakmazlar çünkü yıllar sonra ilk defa iktidar olacaklar” deyip kahkahalar ile gülmeye başladılar…

Açıkçası yüzüm asıldı… Moralim bozuldu…

Ülke yönetimi gerçekten “yemek” demek miydi?

O ülke de yaşayan milyonlarca insanın, refahı, huzuru, sağlığı, gülümsemesi, kendini güvende hissetmesinin bir önemi yok muydu?

Siyaset bu kadar bencil miydi? Ya da siyaset bu kadar bencil olmak zorunda mıydı? Kendi nefsinin istediklerini elde etmek için etrafında ki diğer insanların hayatlarının alt üst olmasını önemsememek kötü niyet değil miydi?

Üstelik bu sadece bizim ülkemiz için geçerli bir durum değil…

Malumunuz ekonomi psikoloji ile paraleldir… Eski bakanımızın dediği gibi “Gözlerin içi parlıyor ise ekonomi iyidir…” Lakin burada bir açıklama yapmalıyım… Sadece bir kişinin değil tüm ülke halkının gözlerinin için parlıyor ise ülke ekonomisi iyidir… Zira vatandaş, kendini güvende ve özgür hissediyor, her hangi bir tehdit altında hissetmiyor ise o ülkede ekonomi iyi yönetiliyor demektir…

Maalesef ki bu ara sadece ülkemiz insanı değil tüm dünya insanları kendini güvende hissetmiyor… Bu sebepten de dünya ekonomisinde de ciddi bir sorun var…

Öyle ki, bazı ekonomistler ABD Başkanı Trump’ın, bazen ani bazen sert açıklamalarının sebebini kendi yandaşlarına kazandırmak olduğunu söylüyor… Bu cümle üzerine Tesla hisselerinin değer kaybetmesi antitez olabilir ama Elon’un kaç kilo altını olduğunu hiç birimiz bilmiyoruz… Zira bu senenin ilk altı ayında en çok kazandıranı, siyasette puslu havayı seven altın…

Özet ile duam o dur ki, Rabbim insanlara hem merhamet hem vicdan hem de farkındalık versin… Hem özel hayatımızda hem de ülke yönetimlerinde sadece kendi nefsinin isteklerine odaklanan değil de başkalarının da iyi olmasını hedefleyen insanlar çoğalsın…