Geçtiğimiz pazar günü telefonumu düşürdüm… Ne kadar arasam da ne evde ne de yürüdüğüm güzergahta telefonu bulamadım… O ana kadar düşüncem, “Kim bulduysa helal hoş olsun, neticede benim dikkatsizliğim.” oldu…
Sonrasında ise öğrendim ki Google hesabımız üzerinden telefonumuzun bulunduğu konumu görebiliyormuşuz… Hemen baktık… Benim telefonun en son sinyal verdiği konum İzmir Otogarı’ydı… Ne o gün ne de önceki günlerde hiç otogara gitmediğime göre telefonum artık başkasının elindeydi… Üstelik garda peronlardan birinde görünüyordu… Yani telefonu bulan çoktan İzmir il sınırlarından ayrılmıştı…
Dediğim gibi, önce helal hoş olsun dedim… Sonrasında ise yine Google hesabımız üzerinden böylesi durumlarda kaybolan telefon ekranına küçük bir not yazıp bir de irtibat numarası ekleyebildiğimizi öğrendim… Ben de “Telefonumu bana ulaştırır mısınız?” notu ile irtibat için ablamın numarasını yazdım ama ne arayan vardı ne soran… Buradan sonrası artık sadece benim dikkatsizliğim değildi, karşı tarafın da kötü niyeti ortaya çıkıyordu…
Telefonsuzluğun ilk gününde benim gibi teknoloji cahili biri için bunları öğrenmek, yeni bir dünya keşfetmek gibiydi…
O gün telefonu bulamayacağımı anlayınca hemen operatörümün firmasına gidip hattımı iptal ettirmek istedim ama ne mümkün! Çünkü kendi üzerinize kayıtlı hattı iptal ettirmek için e-Devlet şifrenize ihtiyacınız var… Daha da önemlisi, e-Devlet şifrenizi biliyor olsanız dahi yeni şifre alabilmeniz için sistem telefonunuza bir onay kodu gönderiyor… O an garip bir kısır döngü içine düştüğümü fark ettim…
O gün içim içime sığmadı… Özellikle bankacılık sistemi, özel bilgilerimin o telefonda kayıtlı olması vs. derken sabahı zor ettim… Telefonu alan kişinin telefonu açması imkânsızdı… Uzaktan telefonu kilitlemiştik. Üstelik kilidi kaldırsa dahi ekran şifresi ve her bankanın ayrı şifresi vardı… İçim üşüdü birden… Yaşadığımız dönemde memleketimde kimseye güven kalmamıştı… Bir insanın kendi milletinden kimseye güvenmemesi ne kadar acıydı… Milletimiz ile ilgili anlatılan o güzel efsaneler bir anda yok olup gitmişti…
Ertesi gün yeni bir e-Devlet şifresi için postanede aldım soluğu… Durumu anlattım ve görevli memur bu işlemi yapabilmek için bir telefona ihtiyacım olduğunu, çünkü sistemin benim vereceğim o numaraya bir kod göndereceğini anlattı… O kısır döngü gittikçe büyürken ve beynim bu kaos içinde alarm vermeden yanımdaki arkadaşımdan telefon desteği aldım… Meğer tüm özgürlüğümüzü küçücük bir kutuya bağımlı kılmışız…
Birbirine güveni olmayan, özgürlüğü elinden alınmış bir millet…
Şifreyi aldıktan sonra tek tek banka gezip o gün yapmam gereken acil bankacılık işlemlerimi yaptım, ardından ise hattımı iptal ettirdim… Neredeyse bankada sıra beklemeyi bile özlediğimi düşünüyordum ki 70-80 yaşlarındaki, emekli maaşını çeken teyzenin insanın içini parçalayan, “Maaş 17.000 TL, kira 15.000 TL… Nasıl olacak bu iş?” sözlerini söylerkenki o derin iç çekişine şahit olana kadar…
Operatör şubesinde yeni telefon almak istediğimi söylediğimde ise güvenlik gereği, benim bilgim dışında hattımdan alışveriş yapılmasını engellemek için hattımın 48 saat boyunca aktif olmayacağını anlattılar…
Toplamda telefonsuz 72 saat geçirdim… Ne yalan söyleyeyim, iyi geldi…
Mesela ülke gündemini baz aldığımızda bu 72 saat boyunca hiç kötü haber almadım… Günümüz ekonomik ve psikolojik şartları sebebiyle toplumsal mental sağlığımızın çok da iyi olmadığını düşündüğümüzde, hiç kimse sinirimi bozamadı…
Zihnim daha hızlı ve daha temiz çalışmaya başladı… Örneğin aylardır köşe yazısı yazmakta zorlanan ben, bu köşe yazısını 10 dakikada yazdım… Hatta 48. saatte güneşin bıraktığı gölgeden saatin kaç olduğunu tahmin edebilme yetisine sahip oldum… Bu üç günde hiç alarm ile uyanmadım… Uykum geldi, uyudum; uykumu aldım, uyandım ve daha da güzeli, beni oyalayacak bir etken olmadığı için hiçbir randevuma geç kalmadım…
İtiraf edeyim, bundan sonra ara ara psikolojik ve biyolojik olarak mecburiyetten değil, kendi rızam ile bu ara vermeyi tekrarlamayı düşünüyorum…
Bu arada Alsancak Bayramoğlu Vodafone şubesine, sadece bana değil her müşterisine gösterdikleri ilgi ve sabır için çok teşekkür ederim… Harika bir ekip olmuşlar…