Okul öncesi dönemde çocukların daha fazla kişiyle temas etmesi, beslenme alışkanlıklarının değişmesi ve çeşitli enfeksiyonlarla karşılaşması ailelerde bağışıklık konusunda endişeye yol açabiliyor. Ancak Dr. Doğan, bağırsakların yalnızca sindirim sisteminin bir parçası olmadığını, bağışıklık sistemiyle de yakın ilişki içinde bulunduğunu vurguluyor. Bağırsaklarda yaşayan mikroorganizmaların oluşturduğu mikrobiyotanın hem sindirim süreçleri hem de bağışıklık sisteminin gelişimi ve düzenlenmesi açısından önemli olduğu belirtiliyor.

Bu nedenle çocukların daha az hastalanması amacıyla yalnızca takviye ürünlere yönelmek yerine, sağlıklı ve çeşitli beslenmenin temel alınması öneriliyor. Sebze, meyve, tam tahıllar ve uygun protein kaynaklarının dengeli tüketilmesinin bağırsak mikrobiyotasını destekleyebileceği ifade ediliyor.

Dr. Doğan'ın özellikle dikkat çektiği konulardan biri de şekerli ve ultra işlenmiş gıdalar. Tek tip beslenme ile sebze, meyve ve lif bakımından yetersiz beslenmenin bağırsak sağlığı açısından uygun olmadığı belirtilirken, ailelere sofradaki besin çeşitliliğini artırmaları öneriliyor. Uzman, tek bir "mucize besin" aramak yerine farklı besin gruplarını dengeli biçimde bir araya getirmenin daha doğru olduğunu vurguluyor.

Haberde gereksiz antibiyotik kullanımına ilişkin de önemli bir uyarı bulunuyor. Okul öncesi çocukların sık enfeksiyon geçirmesinin her durumda antibiyotik kullanılması gerektiği anlamına gelmediğini belirten Dr. Doğan, her ateşin veya üst solunum yolu enfeksiyonunun antibiyotik tedavisi gerektirmediğine dikkat çekiyor. Antibiyotiklerin bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde önemli olduğunu ancak gereksiz kullanımının bireysel ve toplumsal sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek tedavinin hekim değerlendirmesiyle planlanmasını öneriyor.

Ailelere çocukların bağırsak ve bağışıklık sağlığını desteklemek amacıyla beş temel öneri sunuluyor:

1. Besin çeşitliliğini artırmak: Sebze, meyve, tam tahıl ve uygun protein kaynaklarını dengeli şekilde beslenmeye dahil etmek.

2. Şekerli ve ultra işlenmiş gıdaları sınırlamak: Bu ürünlerin günlük beslenmenin önemli bölümünü oluşturmasını engellemek.

3. Düzenli uyku alışkanlığı oluşturmak: Çocuğun yaşına uygun, yeterli ve düzenli uyumasını sağlamak.

4. Doktor önerisi olmadan antibiyotik kullanmamak: Her enfeksiyonun antibiyotik gerektirmediğini göz önünde bulundurmak.

5. Tekrarlayan veya uzun süren sorunlarda hekime başvurmak: Uzun süren ishal, kabızlık ve karın ağrısı ile büyüme-gelişme sorunları, belirgin iştahsızlık ya da sık ve ağır enfeksiyonlarda çocuk doktorundan değerlendirme istemek.

Uzmanlar ayrıca okul öncesi çocukların zaman zaman enfeksiyon geçirmesinin bağışıklık sisteminin mutlaka zayıf olduğu anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Bağışıklık sisteminin gelişimi doğal bir süreç olarak değerlendirilirken, çocuğun bireysel özellikleri ve genel sağlık durumunun esas alınması gerektiği belirtiliyor.