İdam sehpasında hapşıran birine “çok yaşa” demek gibidir bazı ümitler.

Haksız mıyız?

*

Osmanlı’da Türk fakir.

Gayrimüslim zengin.

*

Yunan Ord. Prof. Dimitri Kitsikis ne diyor?

“Batılılar bizi kışkırtana kadar Osmanlı’yı biz (Yunanlılar), Ermeniler ve diğer devşirmeler yönetiyordu.”

*

Yani Türk, kendi ülkesinde misafir.

*

İstanbul’a gitmek isteyen Türk’e iki kefil isteniyor.

Ama Ermeni’ye, Rum’a, Yahudi’ye serbest geçiş.

*

Boğaz’daki yalılar, Marmara’daki köşkler…

Bir tane Türk yok.

*

Osmanlı Bankası’nda Türk çalışamıyor.

12 bankanın sahibi gayrimüslim.

Türk, bankanın kapısından içeri giremiyor.

*

Doktor Ermeni.

Eczacı Rum.

Bakkal bile gayrimüslim.

*

Türk ne yapıyor?

Askerlik.

10 yıl, 15 yıl.

Yemen’e gidiyor.

Fizan’a gidiyor.

Dönemiyor.

*

Mithat Paşa, Türk’e banka kuruyor: Memleket Sandıkları.

Cezası ne?

Taif’te zindanda boğularak öldürülmek.

*

Alfabe Arapça.

Ama sarayda Latin harfli mektuplar.

Hatice Sultan bile sevgilisine Latin harfli mektup yazıyor.

Ama köylüye Arap harfi dayatılıyor.

*

Sonra bir adam çıkıyor.

Adı Mustafa Kemal.

*

1928’de yeni Türk harflerini getiriyor.

Millet Mektepleri’ni kuruyor.

Bizzat kara tahta başına geçiyor.

Harf öğretiyor.

*

Ve 24 Kasım 1928’de…

Millet Mektepleri’nin Başöğretmeni ilan ediliyor.

*

Bu yüzden 24 Kasım, Öğretmenler Günü.

Bu yüzden “Başöğretmen” unvanı, sadece bir sıfat değil.

Bir devrimin adı.

*

Osmanlı’da okuryazarlık %10 bile değil.

Cumhuriyetin ilk nüfus sayımında %11.

1935’te %19.

1965’te %55.

Bugün %97’ye yakın.

*

Bu ne demek?

Bu, halkın kendi tapusunu okuyabilmesi demek.

Bu, çiftçinin kendi dilekçesini yazabilmesi demek.

Bu, öğretmenin köyde kitap okutabilmesi demek.

*

Yemen’den Fizan’a ömrü tüketilen Türk’ü kim düşündü?

Hiç Yemen Ağıtı dinlediniz mi?

Dinleyin.

O ağıttaki ses, öğretmenin sesi.

*

Bugün hâlâ öğretmen aç.

Bugün hâlâ öğretmen atanamıyor.

Bugün hâlâ öğretmen mülakatta eleniyor.

Bugün hâlâ öğretmen markette çalışıyor.

*

Bugün hâlâ öğretmen Yemen’e gidiyor.

Ama bu kez savaş için değil.

Umut için.

Bilgi için.

*

Bugün hâlâ öğretmen Fizan’a gidiyor.

Ama bu kez sürgün için değil.

Aydınlık için.

*

Bugün 24 Kasım.

Öğretmenler Günü.

*

Çok yaşa öğretmenim.

Sen yaşa ki biz de yaşayalım.

Sen yaşa ki bu ülke yaşasın.

*

Başöğretmenin izinde…

Tahtanın başında…

Yemen türküsünün gölgesinde…

*

Seninle varız.

Seninle var olacağız.