Cumhuriyet kolay kurulmadı.
Demokrasi kolay gelmedi.
Ve bu topraklarda fikir söylemek, kalem oynatmak, halkın hakkını savunmak… kolay olmadı.

Her yıl 24–31 Ocak arasında “Adalet ve Demokrasi Haftası” düzenleniyor.
Niye?
Çünkü bu ülkede demokrasi uğruna canını veren aydınlarımız var.
Onları unutmamak için.

 

1930… Kubilay.

Menemen’de Cumhuriyet’i savunurken gericiliğin baltasıyla can verdi. Cumhuriyet’in ilk demokrasi şehidi. “Cumhuriyet kolay kurulmadı” sözünün kanlı kanıtı.

1978… Bedrettin Cömert.

Sanat tarihçisi, genç bir akademisyen. Bilimle uğraşırken kurşunla susturuldu.

Bedri Karafakioğlu. İstanbul Üniversitesi Rektörü. Üniversitenin kapısında öldürüldü. Bilim ve özgür düşünceye sıkılan kurşun.

1979… Abdi İpekçi. Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni. Kalemiyle halkı aydınlatıyordu, karanlık eller susturdu.

Orhan Tütengil. Akademisyen, yazar. Üniversite yolunda öldürüldü.

Yaşar Ümit Doğanay. Akademisyen. Aynı yıl kurşunlandı.

Bir yıl içinde üç aydın… Basın, akademi, fikir… Hepsi hedefteydi.

1980… Ümit Kaftancıoğlu. TRT yapımcısı, halkın sesi. Evinden çıkarken vuruldu. Televizyonun halkı aydınlatan yüzü susturuldu.

1990… Kara yıl.

Muammer Aksoy. Hukukçu, Atatürkçü Düşünce Derneği kurucusu. Laikliğin sesi susturuldu.

Bahriye Üçok. İlahiyatçı, kadın hakları savunucusu. Bombalı paketle katledildi. Kadınların sesi susturuldu.

Çetin Emeç. Gazeteci. Evinden çıkarken vuruldu. Basının sesi susturuldu.

Turan Dursun. Din adamı, yazar. Düşünce özgürlüğünün sesi susturuldu.

Bir yıl içinde dört aydın… Hukuk, kadın, basın, din… Hepsi hedefteydi.

1992… Musa Anter. Kürt edebiyatının ve barış mücadelesinin sesi. Diyarbakır’da öldürüldü. Halkların kardeşliği susturuldu.

1993… Uğur Mumcu. Arabasına konulan bombayla öldürüldü. “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz” diyen gazeteci. Halkın gözü, kulağı, vicdanı susturuldu.

1995… Onat Kutlar. Yazar, sinemacı. Bombalı saldırıda öldü. Sanatın sesi susturuldu.

1999… Ahmet Taner Kışlalı. Akademisyen, siyasetçi. Evine bırakılan bombayla öldürüldü. Laikliğin ve Cumhuriyet’in sesi susturuldu.

2001… Gaffar Okkan. Diyarbakır Emniyet Müdürü. Halkla kurduğu sevgi bağının bedelini suikastla ödedi. Güvenliğin ve halkın dostluğunun sesi susturuldu.

2002… Necip Hablemitoğlu. Akademisyen. Atatürkçü düşüncenin yılmaz savunucusu. Evinin önünde öldürüldü. Bilimin ve Cumhuriyet’in sesi susturuldu.

2006… Mustafa Yücel Özbilgin. Danıştay üyesi. Yargıya yönelik saldırıda hayatını kaybetti. Adaletin sesi susturuldu.

 

Bu liste bir tarih değil.

Bu liste bir kanlı hafıza.

Her bir isim, Cumhuriyet’in bir damarını temsil ediyor: hukuk, basın, kadın hakları, bilim, sanat, barış, güvenlik, adalet…

Hepsi tek tek hedef alındı.

Gençler…

Bugün özgürce konuşabiliyorsanız, dün Mumcu’nun arabası patladı.

Bugün üniversitede fikir tartışabiliyorsanız, dün Karafakioğlu vuruldu.

Bugün kadın haklarından bahsedebiliyorsanız, dün Bahriye Üçok bombalandı.

Bugün barış diyebiliyorsanız, dün Musa Anter susturuldu.

Unutmayın…

Unutursanız, tekrar yaşanır.