İnsanlar sana nasıl davranacaklarını çoğu zaman senden öğrenirler.
Hayır demediğin şeye alışırlar.
Sınır koymadığın yerde ilerlerler.
Sürekli affettiğin şeyi normal sanırlar.
Sessiz kaldığın haksızlığı kabul edilmiş zannederler.
Karşı çıkmadığın saygısızlığı karakterin sanırlar.
Yutkunup geçtiğin kırgınlığı önemsiz zannederler.
Savunmadığın değerlerini değersiz kabul ederler.
Her seferinde geri döndükleri kapıyı hiç kapanmayacak sanırlar.
Bedel ödemeden yaptıkları hataları hakları gibi görmeye başlarlar.
Sen kendini sürekli ikinci planda tuttuğunda, onlar da seni ikinci plana koymayı öğrenirler.
Çünkü insanlar bazen söylediklerine değil, izin verdiklerine bakarlar.
Bu yüzden tavrı sen belirlersin.
Ama bu.
"Kusurlarımı görmeyeyim."
"Herkes bana katlansın."
"Ben değişmeyeyim ama herkes bana anlayış göstersin."
"Yanlışlarımın sonuçlarını yaşamayayım."
"Ben kırayım ama kimse bana kırılmasın."
"Ben vermeyeyim ama hep bana verilsin." demek değildir.
Tam tersine.
Önce kendi yanlışlarını göreceksin.
Önce kendi karakterinle yüzleşeceksin.
Önce vermediğin saygıyı istememeyi öğreneceksin.
Önce başkalarından beklediğin şeyleri kendine soracaksın.
Önce mazeretlerinin arkasına saklanmayı bırakacaksın.
Önce suçlayacak insan aramak yerine aynaya bakacaksın.
Önce gururunla vicdanını birbirinden ayıracaksın.
Önce haklı görünmeye değil, doğru olmaya çalışacaksın.
Önce insanların sana borçlu olduğunu düşünmeyi bırakacaksın.
Önce kendinden beklemediğin olgunluğu başkalarından istemeyeceksin.
Çünkü insan, vermediği değeri sonsuza kadar talep edemez.
Göstermediği saygıyı sürekli bekleyemez.
Sunmadığı anlayışı sınırsızca isteyemez.
Hak etmediği ayrıcalığı doğal hakkı gibi göremez.
Fakat bütün eksiklerine rağmen doğru olmaya niyet ediyorsan.
Hatalarını düzeltmeye çalışıyorsan.
Kendini geliştirmek için mücadele ediyorsan.
İnsanlara adil davranıyorsan.
Verdiğin sözlerin arkasında duruyorsan.
Nankörlüğü değil vefayı seçiyorsan.
Çıkarın için değil, vicdanın için hareket ediyorsan.
İnsanları kullanmak yerine değer vermeye çalışıyorsan.
O zaman sana yapılan saygısızlığı normalleştirmek zorunda değilsin.
Sürekli görmezden gelinmeyi kabullenmek zorunda değilsin.
İyi niyetinin sömürülmesine razı olmak zorunda değilsin.
Emeklerinin değersizleştirilmesini kabul etmek zorunda değilsin.
Kimsenin seni küçümsemesine.
Yok saymasına.
Sürekli kullanmasına.
Sınırlarını çiğnemesine katlanmak zorunda değilsin.
Karakterli olmak sadece iyi davranmak değildir.
Kendine kötü davranılmasına da izin vermemektir.
Çünkü bazı insanlar sana değer vermeyi, sen kendine değer vermeye başladığında öğrenir.
İnsanlara nasıl davranacaklarını anlatan şey sözlerin değil, izin verdiklerindir.
Bu yüzden tavrı sen belirlersin.
Önce kendine karşı.
Sonra herkese karşı.