Urla’da bu hafta...
Bir yanda şehit cenazesi, bir yanda drift cezası.
Bir yanda gazilerimizi anacağımız 19 Eylül, bir yanda eski sevgili cinayeti.
Memleketin hali gibi: hem gurur hem utanç, hem minnet hem cinnet.
Gaziler Günü mü dediniz?
19 Eylül geliyor.
Hani şu Atatürk’e “Mareşal” rütbesi verildiği gün.
Hani şu “Gazi” unvanını aldığı, sonra da “Benim en büyük eserim Cumhuriyet’tir” dediği gün.
O gün, bu ülkenin gerçek sahiplerinin günü.
Yani savaşta kolunu, bacağını, gözünü bırakıp vatanı geri getirenlerin günü.
Yani “vatan sağ olsun” deyip kendi sağlığından vazgeçenlerin günü.
Urla’da da tören var.
Cumhuriyet Meydanı’nda çelenk sunulacak, şiirler okunacak.
Ama şiirler yetmez.
Gazilerimize sadece alkış değil, hak ettikleri yaşamı da sunmak gerek.
Çünkü onlar sadece savaşta değil, barışta da unutuluyor.
Drift mi? Ceza mı? Vicdan mı?
Urla’da bir genç, direksiyonu çevirdi, asfaltı yaktı.
Jandarma çevirdi, 48 bin 559 TL ceza kesti.
Ehliyetine 60 gün el kondu.
İyi güzel de...
O direksiyonun başında “ben özgürüm” diyen genç, acaba gazilerin özgürlüğü için nelerden haberdar?
Cinayet mi, trajedi mi, toplumun aynası mı?
R.G. adlı şahıs, eski sevgilisi Selin Angun’u öldürdü, sonra intihar etti.
İki kişi de yaralandı.
Bu bir aşk hikâyesi değil.
Bu bir cinnet hikâyesi.
Bu, “seviyorum” diyerek öldürenlerin, “benimsin” diyerek yok edenlerin hikâyesi.
Bu toplumun kadına bakışının, öfkeye tahammülsüzlüğünün, ruh sağlığına ilgisizliğinin hikâyesi.
CHP’de Yalaz Rüzgârı
Ahmet Bahri Yalaz, CHP Urla İlçe Başkanlığı’na yeniden seçildi.
Tek adaydı.
294 oyla döndü.
Listesinde Alaattin Yüksel var, Selçuk Balkan var.
Yani “tecrübeyle taze kan” karışımı bir yapı.
Ama mesele sadece kim seçildi değil.
Mesele, seçilenin ne yapacağı.
Urla’nın sorunları belli: su yok, gençler işsiz, yaşlılar göçüyor, doğa yanıyor.
CHP’nin Urla’daki varlığı, sadece tabela değil, çözüm üretme makamı olmalı.
Su mu? Yok. Yangın mı? Var.
Barajlar alarm veriyor.
Oteller duşsuz, plajlar susuz.
Urla’da su krizi, artık “musluk akmıyor” meselesi değil.
Bu, “gelecek akmıyor” meselesi.
Orman yangını da cabası.
Hava destekli müdahale ile söndürüldü ama...
Ağaçlar gitti, kuşlar gitti, sessizlik gitti.
Geriye sadece “geçmiş olsun” kaldı.
Ve bir gurur: Abdullah Ünay
Kıbrıs Gazisi Abdullah Ünay, Balkan Masterler Şampiyonası’nda 4 altın, 1 gümüş madalya aldı.
Yani “ben yaşlandım ama pes etmedim” dedi.
Yani “gazilik sadece savaşta değil, hayatta da mücadeledir” dedi.
Urla’nın göğsünü kabarttı.
Ama bu gurur, sadece madalya ile ölçülmez.
Bu gurur, onun gibi insanların yaşadığı koşullarla ölçülür.
Urla’da bu hafta...
Bir yanda gazilerimizi anıyoruz, bir yanda onları unutan sistemle boğuşuyoruz.
Bir yanda siyaset yeniden şekilleniyor, bir yanda halk hâlâ su kuyusuna bakıyor.
Bir yanda madalya kazanıyoruz, bir yanda hayat kaybediyoruz.
Urla, bu hafta aynaya baktı.
Ve aynada hem gururunu hem yarasını gördü.