Bilen var…

Bilmeyen var.

İkisinin arasında koca bir dağ var.

İnsanlar kendilerini bilmiyorlar.

Ne kendilerini biliyorlar, ne O’nu biliyorlar…

Mahlûkken, malikmiş gibi yapıyorlar.

*

Günümüzde demokratik yollarla alınan kararları hazmedemeyip “ben o kararı tanımıyorum” diyerek kendini karar meclisinden üstün görenler var.

Bu kişilerin bu tutumlarını kamuoyu önünde eleştirenler, konu kendi beğenmediği bir karara gelince, eleştirdiği kişilerden daha ileri giderek, beğenmediği demokratik kararların anti demokratik olduğunu iddia ediyorlar. Hem de bu kararların altında imzaları olduğu halde.

*

Hani bazı siyasetçiler vardır ya,

Seçim döneminde bol keseden vaat saçanlar hani.

Seçim bölgesini her şeyden daha çok sevenler (!)

Kaybedilen seçimden sonra ortadan kaybolup,

Sevdiği için parmağını kıpırdatmayanlar…

Yeni seçim döneminde ağzında kalan sakızı çiğnemeye devam edenler…

Siyasi ikbali için bir sonraki seçim dönemine kadar yatıp yeniden palazlanmaya çalışanlar.

Hırslarından dolayı aynaya bakmayı unutanlar.

Bildiniz siz onları.

Güdümlü reklam peşine düştüler yine.

*

Futbolun 17 kuralı vardır.

Amatör, profesyonel fark etmez.

Futbolcu sahaya çıktıysa; sorumlu olduğu bu kuralları “bilmiyordum” diyemez.

Bilmiyorsa zaten sahada fazla kalamaz, kart görüp yazlıkta, sahilde tatiline devam eder.

Başarı için kuralları bilmesi gerektiği gibi takım arkadaşlarını da iyi bilmeli.

Tabii ki rakiplerini de…

*

Reklam derdinde, geçmişte yapılan (başarısız) girişimleri başarıymış gibi öne sürerken

Yanında gezen emekli yaverin kim olduğuna da dikkat etmeli…

Hani yazının başında dedim ya,

Bilen var…

Bilmeyen var…