Norman Douglas Holbrook 26 yaşında bir genç teğmen.
Çanakkale savaşlarına katıldı.
Kumanda ettiği B 11 denizaltısıyla Mesudiye zırhlısına saldırdı. Tek torpille gemiyi batırdı. Holbrook 10 subay ve 25 erden oluşan mürettebatımızı gemiyle birlikte suya gömdü.
Savaşın ardından imparatorluğun en yüksek en büyük madalyasını aldı. Viktoria nişanı.
Avustralya'nın Gamington kasabasına onun adı verildi, Holbrook yapıldı.
Deniz Yarbay rütbesi ile ordudan emekli oldu. Hiç fakirlik çekmedi. 88 yaşında yaşlılığa bağlı bir sebepten öldü.
++
Seyit Ali ya da Seyit Ali Çabuk. 26 yaşında bir genç er olarak Çanakkale savaşlarına katıldı.
Rumeli Mecidiyeköy tabyasında görevliydi. Düşmanın, düşman gemilerinin yoğun ateşi altında vinci kırılan tabyada topun ağzına mermiyi sürdü.
215 kiloydu o mermi.
215 kilo…
Sırtlayıp sürdü… Kundağa yerleştirdi ve bunu bir kere yapmadı.
3 kere yaptı.
Üçüncü atışında İngiliz Ocean Zırhlısı'nı dümeninden vurdu. İngiliz zırhlısı kontrolden çıktı ve Nusrat’ın döktüğü mayınlardan birine çarpmak zorunda kaldı. Orada mayın olduğunu bilmesine rağmen oraya gitmek zorunda kaldı, bir daha vurulmamak için ve battı. Alabora oldu.
Savaşın akışını değiştirdi bu olay. Onbaşı rütbesini aldı bu başarıdan sonra.
Savaş bitti evine 13 günde yürüyerek döndü.
9 yıldır evinden ayrıydı.
Ömrünü sonuna kadar Kaz Dağlarında kaçak odun kömürü imal ederek geçirdi.
Hatta bir hikâye vardır:
Atatürk geldiğinde “ne istersin benden? dedi O'na.
Seyit Ali Onbaşı şöyle dedi: “Paşam Vali ile konuş, jandarma ile konuş, bana sataşmasınlar. Ben kaçak odun kömürü yapıyorum dağda”
Konuştu gerçekten Mustafa Kemal.
Bir süre bulaşmadılar, sonra Jandarma Komutanı değişti…
Çok zorluklar çekti. Fakirlik içinde yaşadı. 50 yaşında veremden öldü.
++
Bizde kahramanlık sonuna kadar var.
Hiç kimse bunu tartışamaz.
Kimseye de tartıştırmayız.
Ama galiba kahramanlarımıza hak ettikleri değeri ne yazık ki veremedik, veremiyoruz.
Nice kahramanlar var.
Hala devam eden, kahramanlık yapmaya.
Onları onurlandırmamız lazım…
Hep.
Senede bir kere hatırlayarak değil.
Nur içinde yatsınlar.
Çanakkale'nin hem deniz savaşlarında hem de kara savaşlarında canlarını, kanlarını, alın terlerini o toprağa döken bütün büyüklerimizin önünde saygıyla eğiliyorum. İyi ki varlar ki iyi ki bugün biz burada özgürce nefes alabiliyoruz.
Siz olmasaydınız, olmazdık.