Yarın 8 Mart
Dünya Emekçi Kadınlar Günü.
İstenmediği zaman bir hak verilmiyor.
Bir hakkın size verilmesi için istenmesi gerekiyor.
Ve biz istemeyi unuttuk galiba ya, zaman içinde.
Vallahi unuttuk.
Bir olmayı da unuttuk.
Kadını böyle ayırdık.
Kadının annemiz olduğunu da unuttuk.
Daha Türkçesi, bütün kadınlar anne.
Düzeltiyorum.
Bütün anneler kadın.
Unuttuk.
Oysaki annemizi ne kadar çok seviyoruz.
Annemize küfür edilmesi bile davalarda hafifletici sebep.
Buna rağmen unuttuk.
“Kız öldü” diyorsun.
“Tek başına dışarıdaymış” diyor.
“Oğlum kızı öldü” diyorsun.
“Kız öldü.”
“O nasıl giymiş öyle ya?”
“Oğlum” diyorum “kız öldü.”
Soyu, sopu, dini, ırkı… Hep onlar konuşuluyor.
“Oğlum” diyorum, “kız diyorum, öldü” diyorum.
Umutları, geleceği hayalleri öldü.
Türkiye'de kadınlar öldürülüyor çünkü.
Niye biliyor musunuz?
Erkekler umursamıyor.
Çünkü onlar kadın.
Kadın.
Ve ne yazık ki kadınları da belki yanlış yetiştiriyoruz.
Bugün her 10 sosyal medya sitesinin ya da işte her 10 sosyal medyanın bir tanesinde ya da iki tanesinde şimdi yazacağım yazı vardı.
“Evlenip duvağıyla kapınızdan çıkan kızınızın çantasına bir evinizin anahtarına bir de bir çeyrek altın koyun.
Niye mi?
Ola ki mutsuz oldu, anahtarla çıktığı eve geri dönebilsin.
Ola ki dönecek parası yok, o altını satıp otobüs parası yapsın” falan böyle dramatik bir şey yazıyorlar.
Abi hiç kimsenin aklına gelmiyor mu?
Kızınızı düşse bile tekrar ayağa kalkacak şekilde yetiştirmek lazım.
Kızınızı kendi ayakları üzerinde, hiç kimseye muhtaç olmadan yaşayabilecek şekilde yetiştirmek lazım.
Kızınız neden bir daha sizin evinize dönsün?
Kızınız dimdik ayakta kendi evinde aslanlar gibi parasını kazanarak yaşasın.
Hiç kimse bunu düşünmüyor mu?
Bir de çeyrek altık koyuyorsunuz.
Bizler kızların bileklerine altınlar koymayı seviyoruz ama kızlarımızın meslek sahibi, iş sahibi, dimdik ayakta duran, kendi ayakları üzerinde duran, başları hiçbir şekilde öne eğilmeyecek şekilde yetiştirmek için kendimizi yırtmıyoruz.
Kendimizi ne için yırtıyoruz biliyor musunuz?
Çeyizindeki salon takımı için yırtıyoruz.
Evleneceği zaman boynuna takacağımız altın kolye için yırtıyoruz.
İşte oraya harcadığımız emeği zamanı kızlarımızın eğitimine ve dimdik ayakta durabilmeleri için onlara vereceğimiz güven için ayırmak lazım.
Belki bir gün bunu fark edeceğiz.
Umarım çok geç olmasın.