Sınav sorularını çalanlar gençler değil.

Hayalleri kemiren, umutları çürüten, gelecekleri gasp edenler…

15 Temmuz’u planlayanlar…

Milletin gözünün içine baka baka yalan söyleyen siyasetçiler, gençler değil.

Sanatçı kimliğiyle ahlaksızlığı pazarlayanlar, din adamı sıfatıyla ekranlarda nefret kusanlar, “7 yaş üstü” diye işaretlenmiş filmlerde bel üstüne çıkamayan yapımcılar… gençler değil.

Youtube fenomenlerine laf ediyoruz…

Ama o fenomenlere film çektirip parayı götüren biziz.

Gece kulübünde kavga eden futbolcuyu el üstünde tutan biziz…

Okul koridorunda tartışan öğrenciyi disipline yollayan da biz.

Bir yandan “aile çok önemli” diyoruz…

Evliliği kutsal sayıyoruz…

Ama evlilik programlarında rezillik yarışına sponsor olan yine biziz.

Şehri betona boğuyoruz…

Sonra gençlere “geleceği inşa edin” diyoruz.

Alttan bir sürü dersimiz var…

Ama üst perdeden ahlak dersi vermeye kalkıyoruz.

 

Gençler değil…

Geçmişi unutturan biziz.

Ecdadın emanetine sahip çıkamayan biziz.

Bugünü bile kurtaramayan biziz.

Yarını gençlere ihale eden biziz.

Halbuki bizim kuşağın yapması gereken belliydi:

Adaletin peşinden gitmekti.

Gençlere örnek olmaktı.

Eğitimi kutsal saymaktı.

Sanatı özgürleştirmekti.

Şehri nefes alır hâle getirmekti.

Ahlakı sloganda değil, davranışta yaşatmaktı.

Geçmişi anlatmak, geleceği birlikte kurmaktı.

Ama biz ne yaptık?

Dedelerimizin emanetini unuttuk.

Sonra gençlere “emanet” verdik.

Geçmişini unutturduğumuz bir nesle, gelecekten ödev veriyoruz.

“Senin yaşında Fatih İstanbul’u fethetti” diyoruz…

Ama biz II. Murad değiliz.

Hocaları da Akşemseddin değil.

Zaten İstanbul da artık Fatih’in fethettiği İstanbul değil.

 

Ve sonra 29 Ekim geliyor…

Cumhuriyet Bayramı.

Sosyal medyada bayraklı fotoğraflar, nutuklardan alıntılar, “Atam izindeyiz” paylaşımları.

Ama izinde olmak, sadece paylaşmakla olmuyor.

Atatürk’ün izinde olmak, gençleri suçlamakla değil, onlara yol açmakla olur.

Cumhuriyet, gençlere yük değil, fırsat sunmaktır.

Cumhuriyet, “bugünü biz düzeltelim, yarını siz kurarsınız” diyebilmektir.

Cumhuriyet, hesap vermektir.

Cumhuriyet, örnek olmaktır.

Atatürk, Cumhuriyeti gençlere emanet etti çünkü gençliğe güveniyordu.

Ama biz, emaneti verirken önce kendimizi düzeltmeliyiz.

Çünkü bu Cumhuriyet, sadece gençlerin değil…

Bugünü yöneten, geçmişi unutturmayan, geleceği birlikte kuran herkesin sorumluluğudur.

Bayram kutlamak kolay…

Cumhuriyet’i yaşatmak zor.

Gençleri suçlamak kolay…

Onlara örnek olmak zor.

Ama zor olanı seçmedikçe,

Ne Cumhuriyet’i hak ederiz…

Ne de Atatürk’ün izinde oluruz.