Gazetemde yazmaya, sevgili patronumuz Göksel Kayseri “Siyaset yazmam, Urla’yı, Yarımada’yı, İzmir’i ‘sorunlarıyla, sosyal hayatıyla, sanatı, kültürü, sporu ile’ yazarım” şartımı kabul edince başlamıştım…

Amma… Ankara’da yıllarca, İzmir’de yıllarca “ulusal gazetelerde üst düzey yöneticilik yaptığımı, siyaseti de, ekonomiyi de yazdığımı bilen” dostlarım, arkadaşlarım, akşam üzerleri İskele kafelerinde buluştuğunuzda… “Bu konuların ağırlıklı olduğu sohbetlerimizle görüş ve düşüncelerimizi dinlediklerinde” ısrarla “Neden yazmıyorsun, TC vatandaşı olarak, gazeteci olarak görevin değil mi; hiç olmazda arada sırada yaz” baskısını yapar oldular!.. Haklıydılar…

İşte, Pencere Haber’de “ilk” siyasi yazım ve “Erdoğan’ın siyaset rotasında yaptığı önemli değişikliğin sebebi ne olabilir?” sorularına cevabım…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AKP Genel Başkanı olarak” böyle bir değişikliği yapmaz ve “MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sınırlarını tayin ettiği çemberin içinde kalmaya devam eder” ise partisinin sonunun genel seçimde de, “yerel seçimde uğranılan hezimete benzer bir sonuç ile baş başa kalacağını” anladı…

Gördü ki, “Partisindeki kan kaybı” CHP – MHP ve “Yeniden Refah Partisi’ni’ besliyor, “merkez sağdaki boşluğu dolduracak parti olduğunu göstermeye başlayan” DP’nin oylarını arttırıyor; “zorunlu olan ‘rota değişikliği’ kozunu” oynamaya başladı…

Tarih boyu, “ümmetçilikle, milliyetçilik” çatışıp durmuştur… Türklerin “Yesevi Müslümanlığı” ile “Arapların ‘Emevi’ Müslümanlığı” da, “Türk – İslam Sentezinde” büyük çabalara, zorlamalara rağmen “sağlam ve sağlıklı olarak” buluşturulamamıştır…

Bugün, siyasetimizin sağındaki şaşkınlık, CHP’nin yerel seçimlerde, “hem ‘muhafazakar’, hem ‘milliyetçi’ kaleleri” bile sandıkta “beklenmedik” şekilde düşürmesi sebebiyledir!..

“Bu sandık hezimeti”, AKP ile MHP’nin “yerel bazda, yöneticilerinin “birbirlerini suçlamalarına kadar” ses getirmiş, “yukarıları” da “Ne yapılmalı” sorusuna cevap aramak zorunda bırakmıştır!..

MHP Genel Başkanı ve yardımcılarının, AKP ile CHP ile arasındaki “Anayasa değişikliği dahil, ülkenin çözülmesi gerekli büyük sorunları konusundaki zirve buluşmalarından rahatsızlık duyduklarını ortaya koyan” açıklamalarının sebebi de, “AKP’yi ve Genel Başkanı’nı zora sokan” bir sertlik bulutunu, Ankara başta yurt sathına yayma politikalarında aranmalıdır!..

Görüşüm, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı’nın, “partisinde çoklukla bulunan merkez sağ oylarını kaybetmemek için” elinden geleni yapacağı, “şaşırtıcı Akşener görüşmesi gibi” adımları çoğaltarak devam ettireceğidir; Bahçeli “ne yaparsa” yapsın!..

Recep Tayyip Erdoğan, “partisi bakımından” doğru yoldadır; CHP ve MHP’nin ne yapabileceği de belli oluyor; birbirleriyle giderek sertleşecek olan sözlü kapışmayı sürdürmek…

Bu yolun sonunun nereye varacağını da, “görünmeye başlayan bir erken seçimde” sandığa gidecek olan Millet tayin edecektir!..

Bilinmelidir ki, cin şişeden çıktı; dönüş yok!..