Öğleden sonralarım boş… Yardımcım Bilal Uslu ile beraber Karaburun’dan, Bornova’ya geziyor, köy kahvelerinde çay içiyor, vatandaşlarla sohbet ediyoruz.
Bu sohbetler “Benim için” tam bir “nabız yoklama” oluyor.
Hemen her konuda “Vatandaş ne düşünüyor” sorularımın cevaplarını buluyorum.
Mesela, “ABD – İran savaşında ‘Amerika haklı’ diyene rastlamadığım” örneğini hemen verebilirim.
Amma, asıl önemlisi “hayat pahalılığı” üzerine bir soru sormadan, “konuşmayı kendilerinin o konuya taşımaları” gecikmiyor.
Özellikle “gıda fiyatlarındaki artışlar” onları çok sarsıyor ve “bu sorunun çözüleceğine dair” umutlarının az olduğunu görüyorum.
Bu sohbetlerde duyduğum kadarı ile “İktidar Partisini tutanları” bile, “bu konudaki” eleştirilere “aynı frekansta” cevap veremiyorlar.
“Hayat Pahalılığı” konusunda “Alım Gücü / Fakirleşme / Asgari Ücret” gibi” bilimsel sözcükleri söylemiyorlar ama, “geçinmenin giderek zorlaştığını” anlatan cümleleri kullanırken zorlanmıyorlar.
İktidar Partisi yöneticilerine “rahatlıkla” uyarı yapabilirim; “Böyle giderse, köyler seçimlerde sizi hüsrana uğratabilir.
Bu arada, “muhalefetin lideri” konumunda olan Özgür Özel’i de eleştirenler oluyor.
“Konuşmalarında ‘siyasi konuların çok, hayat pahalılığının az olduğunu’ söyleyenlerin” çıkması doğrusu ya, beni pek şaşırmadı ama, “o eleştirilere karşı çıkanların olmaması” doğrusu ya çok şaşırttı.
Bilmem ki, CHP yöneticileri “bu havayı koklamıyorlar” mı, “kokluyorlarsa, değiştirecek formülü” bulamıyorlar mı?..
Türkiye’de milyonlarca köylü ve milyonlarca çiftçi var… “90 milyonu besliyorlar” dersem, “gerçeği söylemiş” olmuyor muyum?..
Ben bir “Köy çocuğuyum. Doğum kütüğümde “Balıkesir / Manyas / Çavuşköy” yazıyor!..
Ne var ki hayatım hep “büyük kasabalarda / şehirlerde” geçti ve geçmeye de devam ediyor.
Babam subaydı; “Bandırma’ya tayin edildiği yıllarda ‘okullar tatil olunca’ onun ailesinin olduğu ve kendisinin de doğduğu” Bandırma’ya yakın olan Manyas İlçesi’nin Çavuşköy’üne gider, yazı orada geçirirdik…
Evimiz, bahçemiz, dutluğumuz, tarlamız, harman yerimiz vardı… Komşularımız ve arkadaşlarımız da…
O günleri, o arkadaşları öylesine özlüyorum ki…
Geçen yaz, Manyas’a gittim, Çavuşköy’e de… Ev de, bahçe ve tarlalarda “öylesine” duruyor… Köyün yanındaki çayda “sıcak faydalı su kaynağı” bulunmuş, herhalde “yakında” işletmeler ve oteller de yapılacaktır.
Ne yazık ki, orada da “hayat pahalılığı” gündemin ilk sırasında… Gençler “iş bulamamaktan”, çiftçiler de “desteğin az olmasından” şikâyet ediyorlar.
“Umut var mı” sorusuna cevabım, “Umutsuz yaşanmaz” oluyor!..