Urla’da “yolların yenilenmesi” ile ilgili haberler, “Büyükşehir ve Urla Belediye Başkanlığı bültenlerinden gazete sayfalarına düştüğünde” umutlanırdım. Ama artık umudun u’suna bile ulaşamıyorum.
Zira 1991’den beri yaşadığım Urla’mda, “bu işler ‘gerek’ ve ‘sıra’ bir yana atılarak başka türlü” yapılıyor…
Onun içindir ki, mesela “yenileme müjdeleri” Gazeteciler Sitesi ve çevresine “bir türlü” uğramıyor.
İşte gene “böyle bir müjdeyi getirdiğini sandığım” bir bülten düştü bilgisayarıma…
Ama heyhat; haberde gene “Atatürk Mahallesi” yok.
Haber: “Urla’da Yol Yenileme Çalışmaları Başladı / Urla Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iş birliğiyle, altyapı çalışmalarından etkilenen yolların yenilenmesi için üst kaplama çalışması başlatıldı. Sıra Mahallesi ve Zafer Caddesi’nde asfalt serimi yapılırken, Yenice ve Yelaltı mahallelerinde kilit parke döşeme işlemleri sürüyor… Projenin tamamlanmasıyla birlikte bu mahallelerde yol kalitesi artacak ve vatandaşların ulaşım sorunları giderilecek.”
Haberde Belediye Başkanı Selçuk Balkan’ın da açıklaması var.
Başkanımız “altyapıdan kaynaklanan sorunların çözülmesinin öncelikli hedefleri arasında yer aldığını” belirterek, “Altyapı çalışmaları nedeniyle bozulan yollarımız, hem günlük yaşamı hem de trafik akışını olumsuz etkiliyor. Bu durumun farkındayız ve yol yenileme çalışmalarının bir an önce tamamlanması için çalışmalarımızı hızlandırdık. Amacımız, Urla’nın tüm mahallelerinde konforlu ve güvenli yolları halkımızla buluşturmak” diyor…
Ah, bir de Kalabak’tan, İskele’ye gelen ana caddenin her iki tarafındaki ara yollara ve de Atatürk Mahallesi’ne de bir sıra gelebilse…
O ara yollar ne İzmir’e, ne Urla’ya, ne Atatürk Mahallesi’ne, ne Gazeteciler Sitesi’ne yakışıyor ve buralarda oturan Urlalılar, uzun yıllardan beri “yenilenme” bir tarafa “yamalara bile razı” hâle geliyor!...
Bakınız, sütunumda bir resim var; bir “parkeli” sokakta, yenilenme başlıyor…
Bizler, “yenilenmemiş bu sokağa bile” razı haldeyiz; kış geldi, yollarımız su çukurlarıyla doldu!..
Bizlerin de “müjde bekleme” hakkımız yok mu?..