Yazarlar Video Galeri Rehber İlanlar Anket Gazeteler İletişim RSS
Pencere Haber Gazetesi
  • GÜNCEL
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • SPOR
    • FUTBOL
    • BASKETBOL
    • YELKEN
    • VOLEYBOL
    • BALIKÇILIK
  • MAGAZİN
  • EĞİTİM
  • DÜNYA
  • SAĞLIK

Kategoriler
  • GÜNCEL
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • EĞİTİM
  • DÜNYA
  • SAĞLIK
  • TEKNOLOJİ
  • KÜLTÜR - SANAT
  • YEREL
  • RÖPORTAJ
  • BİYOGRAFİ
  • ASAYİŞ
  • TURİZM
  • GASTRONOMİ
Uygulamalar
  • Yazarlar
  • Video
  • Galeri
  • Rehber
  • İlanlar
  • Anket
  • Namaz
  • Gazeteler
  • Sitene Ekle
  • Puan Durumları
  • Mail Bülteni
  • RSS
Kurumsal
  • İletişim
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Kurallar
  • Gizlilik
  • Kullanıcı Sözleşmesi
  • Veri Politikası
SONDAKİKA
00:21 Köy Enstitüleri’nin 86. Yılı Urla Nohutalan’da Coşkuyla Kutlandı
17:52 YARIMADA’YA YAZ DOKUNUŞU
17:50 Karayolu Trafik Güvenliği Haftası’nda Urla’da Öğrencilere Eğitim
17:47 72 Sayılı Urla Tarım Kredi Kooperatifi’nde Yeni Dönem
17:46 PİKAP URLA’DA SAHNE ALDI
17:44 URLA’DA KONFORLU ULAŞIM İÇİN ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR
17:43 OSMAN ÖZTÜRK’ÜN MAVİ-BLUE” ADLI KİTABI ATİNA’DA OKURLA BULUŞTU
17:42 GÖKÇE DENİZ İBER’DEN “AYNI DÜNYANIN İÇİNDE” SERGİSİYLE İÇSEL YOLCULUK
17:40 Urla’da Enginar Fırtınası: 400 Bin Baş Satıldı
20:10 URLA’DA 12. ENGİNAR FESTİVALİ COŞKUSU
  1. Anasayfa

OKUNMA
YORUMLAR
  • Website
Yasin YAZICI 3 ay önce
Aliye hanım tespitleriniz çok güzel, tebrik ediyorum.
Cevapla
Şikayet Et
aybendogru71@gmail.com 12 ay önce
Harika ,akıcı ,gerçekçi bir yazı .
Tebrik ederim
Gençlerimiz zeki ,çalışkan ,girişken ,üretken .Yeter ki fırsat bulsunlar ❤️
Cevapla
Şikayet Et
Fevziye Bağdatlı 1 yıl önce
İyiliğin kötülükle, aydınlığın karanlıkla, bilginin cehaletle sınandığı bir garip dünyadayız. Dualite dünyasında sınanmaktayız. Bir acayip derde düştük herkes gider kârına oysa ilimin aydınlığı iyiliğin huzuru var
Cevapla
Şikayet Et
Fevziye Bağdatlı 1 yıl önce
İyilik kötülükle, aydınlık karanlıkla, bilgi cehaletle sınanır…bu dualite dünyasında sınanmaktayız…Hal o ki bir acayip derde düştük herkes gider kârına…Oysa yolu ilimle aydınlanmış iyilik büyük mükafat.
Cevapla
Şikayet Et
ERDOĞDU ÖZCAN 1 yıl önce
Tebrikler Sevgili Cemil. İyilik üzerine güzel örnekler vermişsin. İyiliğin olduğu yerde kötülük ve iyi varsa kötü de vardır.
Dün vardı, bugün de, yarında var olacaktır. Selam ve sevgiler.
Cevapla
Şikayet Et
Öner Tan 1 yıl önce
Ne mutlu iyilik yapanlara
Cevapla
Şikayet Et
aybendogru71@gmail.com 1 yıl önce
İyilik te bir yere kadar azizim.Aziz insansın vesselam .Ama kadir kıymet bilene yapılır yoksa aptal da olur başka şeyde
Cevapla
Şikayet Et
Faruk Tuzcuoğlu 1 yıl önce
Zaten sevip sayıyoruz...
Cevapla
Şikayet Et
Hilal Akdal 1 yıl önce
Maalesef böyle bir zamandan geçiyoruz. Hep iyilerle karşılaşmak dileğiyle.Sevgiler
Cevapla
Şikayet Et
Hasan YILDIZ 1 yıl önce
İlan: “GERÇEK DOSTLAR ARANIYOR”
Bulursan bana da haber ver
Cevapla
Şikayet Et
Sacit başbuğ 2 yıl önce
Merhaba Mustafa Bey öncelikle eleştiri amacıyla bile olsa,yazıma gösterdiğiniz ilgiden dolayı,şahsınıza teşekkür ederim. Hemen belirteyim ki her zaman sonuna kadar eleştiriye açığım. Ben tarih öğretmeniyim, fakat yıllardır ticaret ile iştigal ediyorum,son zamanlarda biraz yoğundum, yorumunuzu yeni okudum ve gecikmeli de olsa cevap veriyorum,kusura bakmayın…Yazılarımın çoğu farklı dönem ve alanlardaki bilgileri içeren kafiyeli şiirsel denemelerdir. Anladığım kadarıyla felsefe vb. alanlarda bir uzman kadar bilir kişisiniz.Oldukça da iddialısınız, ben sizin gibi iddialı değilim.Adı üstünde “ Antik Yunan Felsefesi” dönemi,en bilinen yönü felsefe ve felsefecileri ile anılır. Aynı dönem için yazmış olduğum “Tarihi Yoktur” cümlesi o dönemden daha geriye gitmek mümkün değildir anlamına gelmemelidir. O dönemin en bilinen özelliği,daha da geriye dönük tarihi yansıtmaktan daha çok,her zaman felsefeyi öne çıkartmasıdır. Ayrıca sonsuz bir evrende,algıları sınırlı ve yok denecek kadar küçük bir gezegende yaşayan insanlık için varoluşumuzun, Agnostik bir yaklaşımla bilmece gibi bilinmez olduğuna inanıyorum.Bunun felsefeyi küçümsediğim anlamına geldiğini düşünmüyorum. Böyle bir kanıya kapılmanıza üzüldüm. Kesinlikle böyle bir yaklaşımım olamaz. Romalılar ise yine istisnalar hariç askeri ve ekonomik yapılarıyla,öne çıktıkları özellikleriyle anılır. Yukarıda belirttiğim gibi bu yazı,insanlık tarihinin belli dönemlerinin öne çıkan, genel yansımalarının vurgulandığı şiirsel bir yazıdır. Dinler ile ilgili bölümü ise burada,uzun uzun tartışmak mümkün değildir. Telefonum aşağıda yazılıdır. Arzu ederseniz zamanınız olursa, tanışarak değerli fikirlerinizden yararlanmak isterim. Tekrar ilginize teşekkür ederim.
05327716163
Cevapla
Şikayet Et
Mustafa 2 yıl önce
Urla Pencere haber sitesine arasıra Urla haberlerini okumak için girerim bazen de ilginç yazı başlıklarına tıkladığım olur. Bugün ise ah ile doğdun vah ile gideceksin yazısına tıkladım. Üzgünüm ama ikinci parağrafa geçemedim, geçemediğim gibi bir parağraf bu kadar iddialı sözler barındırır mı demekten de kendimi alamadım. O zaman giriş parağrafına bakalım;

Dinlere göre, bu dünya bir yansımadır, hatta yanılsamadır. Felsefeye göre bulmaca, bilime göre analitik, ispatlı akılsaldır. Antik Yunanistan'da tarih yoktur. Her şey varoluşun manası, üzerine kurulur, Romalılar güce taparlar, felsefe önemsizdir, hemen içi oyulur. Sezar gibi bazı imparatorları, yasaların zoruyla, tanrı yerine konulur.

Yansıma, veya yanılsama terimlerini ’’idea’’ kavramı adı altında felsefeye Platon sokmuştur. Platon dünyayı, gerçekliği olmayan bir şey olarak görüyordu; ona göre, `madde olarak dünya, asıl gerçek olan bir dünyanın, «idealâr» dünyasının bir gölgesi, bir yankısı yanılsaması diyordu. Yani demek istediğim tek tanrılı dinler dünyaya yanılsama olarak bakmaz. Öbür dünyadan bahsederler ama bu dünyanın da yaratıldığını savunurlar. İslam’da bile bu dünyaya fani derler ama yanılsama demezler. Fani kalıcı olmayan anlamına gelir.
Felsefeye göre bulmaca değil, belki de Filozof sayısı kadar Felsefe tarifi, ve Felsefe metodolojisi vardır ama hiçbiri dünya sorunlarına bulmaca olarak bakmaz. Böyle bir söylem Felsefeyi küçümsemektir.
Antik Yunanistan'da tarih neden olmasın? Dünyanın her yerinde insan davranış kalıpları hakkında arkeolojik kazılardan elde edilen kanıtlar ve yazılı tarih 5000 yıl öncesine kadar geri gidiyor. Tarih yok ise Antik Yunanı nereden biliyoruz?
Roma sadece güce tapınmamış Sezar gibi diktatörler yanında Marcus Aurelius gibi çok değerli filozof imparatorlar da yetiştirmiştir.
Cevapla
Şikayet Et
Mustafa 2 yıl önce
Urla Pencere haber sitesine arasıra Urla haberlerini okumak için girerim bazen de ilginç yazı başlıklarına tıkladığım olur. Bugün ise AH İLE DOĞDUN VAH İLE GİDECEKSİN yazısına tıkladım. Üzgünüm ama ikinci parağrafa geçemedim, geçemediğim gibi bir parağraf bu kadar iddialı sözler barındırır mı demekten de kendimi alamadım. O zaman giriş parağrafına bakalım;

Dinlere göre, bu dünya bir yansımadır, hatta yanılsamadır. Felsefeye göre bulmaca, bilime göre analitik, ispatlı akılsaldır. Antik Yunanistan'da tarih yoktur. Her şey varoluşun manası, üzerine kurulur, Romalılar güce taparlar, felsefe önemsizdir, hemen içi oyulur. Sezar gibi bazı imparatorları, yasaların zoruyla, tanrı yerine konulur.
Yansıma, veya yanılsama terimlerini ’’idea’’ kavramı adı altında felsefeye Platon sokmuştur. Platon dünyayı, gerçekliği olmayan bir şey olarak görüyordu; ona göre, `madde olarak dünya, asıl gerçek olan bir dünyanın, «idealâr» dünyasının bir gölgesi, bir yankısı yanılsaması diyordu. Yani demek istediğim tek tanrılı dinler dünyaya yanılsama olarak bakmaz. Öbür dünyadan bahsederler ama bu dünyanın da yaratıldığını savunurlar. İslam’da bile bu dünyaya fani derler ama yanılsama demezler. Fani kalıcı olmayan anlamına gelir.
Felsefeye göre bulmaca değil, belki de Filozof sayısı kadar Felsefe tarifi, ve Felsefe metodolojisi vardır ama hiçbiri dünya sorunlarına bulmaca olarak bakmaz. Böyle bir söylem Felsefeyi küçümsemektir.
Antik Yunanistan'da tarih neden olmasın? Dünyanın her yerinde insan davranış kalıpları hakkında arkeolojik kazılardan elde edilen kanıtlar ve yazılı tarih 5000 yıl öncesine kadar geri gidiyor.
Roma sadece güce tapınmamış Sezar gibi diktatörler yanında Marcus Aurelius gibi çok değerli filozof imparatorlar da yetiştirmiştir.
Cevapla
Şikayet Et
Mustafa 2 yıl önce
Urla Pencere haber sitesine arasıra Urla haberlerini okumak için girerim bazen de ilginç yazı başlıklarına tıkladığım olur. Bugün ise AH İLE DOĞDUN VAH İLE GİDECEKSİN yazısına tıkladım. Üzgünüm ama ikinci parağrafa geçemedim, geçemediğim gibi bir parağraf bu kadar iddialı sözler barındırır mı demekten de kendimi alamadım. O zaman giriş parağrafına bakalım;

Dinlere göre, bu dünya bir yansımadır, hatta yanılsamadır. Felsefeye göre bulmaca, bilime göre analitik, ispatlı akılsaldır. Antik Yunanistan'da tarih yoktur. Her şey varoluşun manası, üzerine kurulur, Romalılar güce taparlar, felsefe önemsizdir, hemen içi oyulur. Sezar gibi bazı imparatorları, yasaların zoruyla, tanrı yerine konulur.

Yansıma, veya yanılsama terimlerini ’’idea’’ kavramı adı altında felsefeye Platon sokmuştur. Platon dünyayı, gerçekliği olmayan bir şey olarak görüyordu; ona göre, `madde olarak dünya, asıl gerçek olan bir dünyanın, «idealâr» dünyasının bir gölgesi, bir yankısı yanılsaması diyordu. Yani demek istediğim tek tanrılı dinler dünyaya yanılsama olarak bakmaz. Öbür dünyadan bahsederler ama bu dünyanın da yaratıldığını savunurlar. İslam’da bile bu dünyaya fani derler ama yanılsama demezler. Fani kalıcı olmayan anlamına gelir.

Felsefeye göre bulmaca değil, belki de Filozof sayısı kadar Felsefe tarifi, ve Felsefe metodolojisi vardır ama hiçbiri dünya sorunlarına bulmaca olarak bakmaz. Böyle bir söylem Felsefeyi küçümsemektir.

Antik Yunanistan'da tarih neden olmasın? Dünyanın her yerinde insan davranış kalıpları hakkında arkeolojik kazılardan elde edilen kanıtlar ve yazılı tarih 5000 yıl öncesine kadar geri gidiyor.

Roma sadece güce tapınmamış Sezar gibi diktatörler yanında Marcus Aurelius gibi çok değerli filozof imparatorlar da yetiştirmiştir.
Cevapla
Şikayet Et
Ahmet Karaoğlu 2 yıl önce
Birkaçı dışında bilinmez ki; insanlık kaç kere gazaba uğramış, kendini sürüklediği büyük afet ve felaketlerden ve hatta kıyametinin eşiğinden dönmüştür… Yazarın bahsinden çıkardığım kadarıyla, buna sebep; her konuda haddî aşmak, birlikte dürüstçe yaşayamayıp hilkatinde de var olan benlik duygusuyla nefsine yenik düşüp yetinmeyi istememesidir… O kazandığını ve hep kazanacağını zannedenlerdir, en çok hüsrana uğrayacak olanlar aslında…
Cevapla
Şikayet Et
Zafer Berkant 2 yıl önce
Çok faydalı bir yazı olmuş. Günümüzün en büyük sorunu olan iletişimsizliği sadece çocuklar değil, büyükler de yaşıyor. Bu konuda eğitimcilerden topluma daha fazla katkı bekliyoruz.
Cevapla
Şikayet Et
Tuba 2 yıl önce
Pazar yeri park sorununa kesinlikle çözüm bulunmalı
Çarşıda park yeri yetmiyor, belediyenin arkasında yer bulmak imkansız oldu.
Mahallelerin sokak düzenlemeleri yetersiz,
Mahallelerde çöp kutuları dönüşüm içerenlerden olmalı, yere gömülü sistemler sıcakta kokuyu engeller
Gençlerimiz ve çocuklarımız için geniş alanlı (kay kay, basket, voleybol, vs. alanlı ) parka ihtiyacı var
Cevapla
Şikayet Et
Fatma sirmatel 2 yıl önce
Tebrikler
Cevapla
Şikayet Et
Zeynal GÜL 2 yıl önce
Tespitler yerinde, çözüm önerileri gerçekçi. Açık seçik, sade bir anlatım.
Anlayana.
Cevapla
Şikayet Et
Tayfun Kalkan 2 yıl önce
Haşlanan kurbağa örneğini hatırlamamak mümkün değil. Ancak kurbağa ölmeden suyun ısısı durdu. Kurbağanın kendisine gelme süreci başladı. Her gün unuttuğumuz haklarımızı hatırlayıp talep etmeye başlayacağız. Özgürlük çığına hak talepleri eşlik ederek birlikte akmaya başladılar. İkinci Kurtuluşa çok kalmadı.
Cevapla
Şikayet Et
Ayfer Nalbant 2 yıl önce
Seni ayakta alkışlıyorum kızım.Öyle güzel yorumlamışsın ki durumumuzu.Aynen katılıyorum saklanıp kaçmak sonra yılışık yılışık tekrar dönmekten Arı olup aydınlık için ölümü göze almayı yeğlerim.
Cevapla
Şikayet Et
mahmut tolon 2 yıl önce
Farklı fikirde olmak da mümkün umarım. Öcal abininki bir görüş, ben de farklı bir görüşteyim. Bu yaz o bisiklet yolu şenlenecektir, Giderek de daha fazla bisikletli o yolu kullanacaktır. TIRlar sabah saat 5-7 arası mal boşaltabilirler ve kimseyi de engellemezler. Mesele TIR a mı bisikletliye mi öncelik vermek? Yazlık bir beldede bisiklete öncelik doğru bence :)
Cevapla
Şikayet Et
Sümer Sami Gürel 2 yıl önce
Kalemine sağlık Veli hocam.
Cevapla
Şikayet Et
Ercüment çalışlar 2 yıl önce
Kaleminize sağlık, yönetenler ve yönetilenler keşke farkında olsalar. İstanbul'a gelenler, İstanbul'lu olmaya gayret ederlerdi, günümüzde gelenler kültürlerini kabul ettirme çabasındalar. Medeni ülkeler kültür basketlerini koruyabiliyor, inşallah bizlerde koruyabilirsiniz.
Cevapla
Şikayet Et
Ahmet Cemalettin Öztoprak 2 yıl önce
Gaspıralı İsmail Bey' in Türk birliği için tavsiye ettiği Türkçe İstanbul Türkçesi idi galiba
Cevapla
Şikayet Et
Ayşe Ömür YAZGAN 2 yıl önce
Cevapla
Şikayet Et
Faruk Tuzcuoğlu 2 yıl önce
kutlarım...
Cevapla
Şikayet Et
Uğur Bıdıklı 2 yıl önce
Urla artık hizmet istiyor, liyakatli yöneticiler istiyor. Urla marka şehir olduysa daha iyi yaşamak istiyor. URLA'nın genci iş istiyor, ev istiyor. Urla'lı düzgün alt ve üst yapı istiyor. Urla'yı rant olarak görenler başka kapıya. Urla'da artık İYİ lerde var
Cevapla
Şikayet Et
Şelale 2 yıl önce
Doğruları ne kadar güzel ifade ediyorsunuz.Teşekkürler
Cevapla
Şikayet Et
Doç. Ayşe Ömür YAZGAN 2 yıl önce
Hakkımızda hayırlısı inşallah !

Şu anda Dünyamızda bunca problem yaşanırken bu konu bari

tatsızlık yaratmaz !!!
Cevapla
Şikayet Et
Doç. Ayşe Ömür YAZGAN 2 yıl önce
Dünyamız hakkında hayırlısı inşallah !Bunca problem yaşanan günümüzde hayırlısoyla bu konuda bari menfi olaylar fazla yaşanmaz
Cevapla
Şikayet Et
Hüseyin Uslu 2 yıl önce
Kentsel dönüşüm projesi kapsamında bir şekilde kentsel BÖLÜŞÜM kurulduğunu, işsiz kalan ülke mutehattidlerine iş bulma fırsatı verildiğini ve ifade eden bir yazı.
Cevapla
Şikayet Et
Aytac 3 yıl önce
Sevgili Hocam

Enfes bir yorum eline,Kalemine sağlık varoluşun can
Cevapla
Şikayet Et
Fahir 3 yıl önce
Kaleminize sağlık sayın hocam
Cevapla
Şikayet Et
Arif Belgin 3 yıl önce
Çok güzel bir yazı. Tebrikler Şevket bey
Cevapla
Şikayet Et
Kemal solmaz 3 yıl önce
Çok güzel bir analiz....
Cevapla
Şikayet Et
Akgül.. Sema 3 yıl önce
Sanat sokagı İsmi Urlaya çok şey kazandırdı. Ama sanat yok. Sanatçı yok...
Cevapla
Şikayet Et
İsmail Hakkı ACAR 3 yıl önce
Üstad,
Artık sadece "iklim değişikliği" demek yeterli olmayacak gibi.
Görünürde "yeryüzü değişiklikleri" de başladı: Volkanlar ve depremler...
Cevapla
Şikayet Et
Uğur Bıdıklı 3 yıl önce
İzmir iki yumruk arasi olmaktan bıktı, Ümit Özlale eğitimi ile, liyakati ile, vizyonu ile tam da İZMİR için biçilmiş kaftan.
Cevapla
Şikayet Et
Dr. Ayşe Ömür YAZGAN 3 yıl önce
Hakkımızda hayırlısı artık , demekten başka çaremiz var mı , Sevgili BİLGE Dostlar !

Selam ve Sevgilerimle
Cevapla
Şikayet Et
Ayse Omur YAZGAN 3 yıl önce
Allah bu şartlarda sonumuzu hayretsin !!!
Cevapla
Şikayet Et
Yasin 3 yıl önce
Başarılarının devamını dilerim…
Cevapla
Şikayet Et
onur kahveci 3 yıl önce
Teşekkür ederim.
Cevapla
Şikayet Et
Özge Kozguş Güldü 3 yıl önce
Çok ilham verici, çok emek ve bilgi içeriyor. Bilimin sesinin günlük yaşamda duyulmasi bilginin kisilerle bulusmasi cok kiymetli emeginize saglik...
Cevapla
Şikayet Et
Ariza 3 yıl önce
Urla nın en eski gazetecileri olan Tansev ve Selçuk Tunalı'yı, Urla için bir zamanlar esnafın ve okuyucularının İzmir'in bir çok ilçesinden aboneliği olan Özgür Urla Gazetesi'nin (pamuk dedesi), Ali Rıza Söke ve basın denince akla gelen Mehmet Emeç'e de Allah rahmet eylesin. Mekanları cennet olur inşallah.. Teşekkürler iyi yayınlar.
Cevapla
Şikayet Et
Yeliz tuna 3 yıl önce
Ne güzel anlatmışsınız.. Yüreğinize kaleminize sağlık.. Yazmaya devam..
Cevapla
Şikayet Et
İlhan Selman Çobanoğlu 3 yıl önce
Urla'da yakışanı istemek budur. Yazarın eline sağlık.
Cevapla
Şikayet Et
Zümrüt Moreau 3 yıl önce
Sevket merhaba

Yazin cok degerli. Turklerin kanları özeldir. Fakat Cok karısmısiz. Turkomun kanı diye bir kavram var. Bugun çoğumuzda azalmıs. Asil kan da denir. Ataturk bunu biliyordu.

Bu bilgileri vefat eden Mursidimiz Cenap Beyden aldik. Bu konu uzerine 1.5 saatlik dersimiz bile var. Ana hasatta burasi Baş vazifedar Turkiye. Bu bilgilrri Fscebookta Cihangir Derince'nin sayfasinds bulabilirsin. Axoy Ra Ogretisi hocasidir.



Sevgiler
Cevapla
Şikayet Et
Himmet Poyraz 3 yıl önce
Şevket kardeşim kalemine sağlık yazını büyük bir dikkatle okudum tamamına yürekten katılıyorum benim fakatım var.

Siyasi partiler kanunu değişmediği sürece parti liderinin iki dudağı arasında bugün'kü delege sistemi ile değişim nasıl mümkün olacak.
Cevapla
Şikayet Et
Selma Yıldırım 3 yıl önce
Çok güzel bir yazı olmuş arkadaşım. Kalemine sağlık.
Cevapla
Şikayet Et
Metin Görcek 3 yıl önce
Emeğine yüreğine sağlık.

Günümüzde yaşayan lider dinazorların görebilecekleri bir yere asmak isterdim bu yazıyı.

Cevapla
Şikayet Et
Yücel Candemir 3 yıl önce
Duruma yalnız Türkiye özelinde bakıldığında da doğru olan gözlemleri küresel ölçekte de bizi aynı noktaya getiren çözümlemelere de yer vermek gerek. Bununla ilgili özet görüşlerimi göndereceğim.
Cevapla
Şikayet Et
Hasan Akgün 3 yıl önce
Haklılık payınız yok demiyorum. Yazının bir yerinde
Cevapla
Şikayet Et
Ayşe Ömür YAZGAN 3 yıl önce
Cevapla
Şikayet Et
Metin Görcek 3 yıl önce
Üzüntü, kırgınlık, kızgınlık, sevinç, acımak, nefret. İnsanlığın felaketi oldu bu deprem. İnsan, mantığı ve duyguları arasında bocalayıp duruyor. İkisi arasındaki dengeyi bulmakta zorlanıyor. Sesli ve sessiz çığlıklarla yaşamaya çalışıyoruz.
Cevapla
Şikayet Et
Bellikli 3 yıl önce
Bravo hasan demirarslan
Cevapla
Şikayet Et
Nuran ozturk 3 yıl önce
Farjib







Daha genus alanda

Bilgi almak istiyorum
Cevapla
Şikayet Et
Nebahat 3 yıl önce
Ah iyiniyetli az insancıklar
Cevapla
Şikayet Et
Prince 3 yıl önce
Elinize, kaleminize sağlık
Cevapla
Şikayet Et
Mesut Güçlü 3 yıl önce
Benim Cumhurbaşkanı adayım’ Nasuh Mahruki’dir..
Cevapla
Şikayet Et
Uğur Bıdıklı 3 yıl önce
Maalesef çok zor bir süreç yaşıyoruz, Allah deprem bölgesindeki insanlarımızın yardımcısı olsun. Ama inanın ki 1 yıl sonra bu süreçte unutulup gider. Bu umursamaz düzen değişmez ise, hep kader, hep fıtrat söylemleri ile gecistirilir
Cevapla
Şikayet Et
Prof.Dr. Aydın ŞALCI 3 yıl önce
Sayın Şevket ATALAY,
Kanal İstanbul Projesi ile ilgili olarak, Ağustos 2020 de ikinci baskısı yapılan ve İBB tarafından basılan KANAL İSTANBUL (Çok Disiplinli Bilimsel Değerlendirme) adlı bir kitap, içinde çoğunluklu olarak İTÜ hocalarının bulunduğu 29 bilim ve meslek adamı (Kaptanlar) tarafından hazırlanarak yayınlanmıştır. Kitap, 20 ayrı bölümden oluşan 500 sayfalık bilimsel bir eser olup, adeta bir ÇED Raporu görünümündedir.
Bu kitabın birinci bölümü tarafımdan yazılmış olup, Kanal İstanbul Projesinin Gemi Hareketleri Yönünden Değerlendirmesi konusunu incelemektedir. Diğer bir deyişle, kanal geçişi yapacak gemilerin hidrodinamiği ile ilgilidir.
Hükümet tarafından yurt dışında yaptırılan ve içinde sayısız hataların bulunduğu ÇED Raporunda "Tasarım Gemileri" olarak adlandırılan ve kanaldan geçebilecek en büyük gemiler olarak belirtilen; Tanker, Konteyner ve Yolcu Gemilerinin her üçü içinde çok detaylı hidrodinamik analizler tarafımdan yapılmış ve bu üç geminin de projelendirilen kanaldan geçişinin mümkün olmadığı bilimsel olarak ispatlanmıştır. Yaptırılan ÇED Raporunda bilimsel gerçeklerle uyuşmayan kabuller (hipotezler) bulunmakta olup, bu da raporun deniz bilimleri ve gemi mühendisliği uzmanı olmayan kişilerce hazırlandığının bir göstergesidir.
Durumu bilgilerinize sunar, paylaştığınız yazınız için teşekkürlerimi sunarım.
Prof.Dr. Aydın ŞALCI (Gemi İnşaatı ve Makine Y.Müh.)
Cevapla
Şikayet Et
Hulusi Şenel 3 yıl önce
Ustamızın bu gazete de yazmağa başlamsı Urla için büyük bir kazançtır. Urlalılar Uluç'un yazılarıyla aydınlanacaklardır. Hoş geldin Pencerehaber'e büyük üstad.
Cevapla
Şikayet Et
Uğur Bıdıklı 3 yıl önce
Emekliyi açlığa, çalışanı yoksulluğa mahkum eden bu sistem yıkılmak zorunda.
Cevapla
Şikayet Et
Summak Hasan Basri 3 yıl önce
Sizlerede sevgi mutluluk ve sağlıklı bir yıl dilerim.
Cevapla
Şikayet Et
Özkan Tamer 3 yıl önce
Nezihi'ciğim, dağarcığımıza zenginlik katan bilgilendirmelerin için sağ ol var ol.sana, güzel ailene sağlık ve mutlulukla geçireceğiniz bir yıl diliyorum.
Cevapla
Şikayet Et
Yüksel Dengir 3 yıl önce
Iktidar muhalefet kayikçi kavgası mi? Sizce iktidar muhalefetle birlikte hareket eder mi? Butun onergeler reddedilirken...
Cevapla
Şikayet Et
Engin ŞENOL 3 yıl önce
Derece artışı 1.5 olarak alınınca önlem alınma konusu ciddiye alınmıyor ve çabalar yeterli kararlılıkta olmuyor.. Bioçeşitlileklerde giderek yoğunlaşan sorunların ciddiyeti henüz idrak edilmiş değil..
Cevapla
Şikayet Et
Ilhan Esin 3 yıl önce
Boşuna şu hayattır denmemis.
Cevapla
Şikayet Et
Canay Fencimen 3 yıl önce
Gerçekçi bir yorum, önemli olan ne söyleneceği değil, gerçeklerin çığlığıdır. Kaleminize sağlık.
Cevapla
Şikayet Et
Hıfzı 4 yıl önce
Tebrikler
Cevapla
Şikayet Et
Ahmet Cemalettin Öztoprak 4 yıl önce
Harekât Eminönü İlçesi lağvedilip Fatih'e bağlandığında başlamıştır. Ayasofya cami olarak kalacak mı sorusunun cevabı da gelecek senelerde bilinir olacak sanıyorum
Cevapla
Şikayet Et
himmet poyraz 4 yıl önce
Durum çok vahim gerçekten bu yaz başı Karagümrük'e geldim inanırmısın yalnızca bir arkadaşımı gördüm pazar içinde de mobilyacı İlhan yerindeydi selamlaştık.

Karagümrük süper lige çıktığı için lokal yok , benim gençliğimin geçtiği kahveci Keşfi yok , vali nin yeri Abdullah abinin meyhane kapanmış sosyalleştiğimiz son mekanlar yok yani semtin ruhu gitmiş, hafızası gitmiş bu da bir başka boyutu
Cevapla
Şikayet Et
Yücel Candemir 4 yıl önce
Ben hukukçu değilim, ama üniversite yıllarımın geçtiği fakültede (İÜİF) derslerimizin yarısı hukuktan idi. İlk sınıfta okutulan Medeni Hukuk dersinde efsane hoca Hıfzı Veldet Velidedeoğlu'nun söylediği (ve kitabında da yazılı olan) bir doğruyu buraya ekleyeyim: "Dünyanın en iyi yapılmış yasaları kötü uygulayıcılar elinde dünyanın en kötü yasalarından daha kötüdürler". Sorun da burada. Yasaların yorumlanmasında. Türkiye yarım yüzyılı aşkın bir süredir bu gerilikten çekiyor. Menderes'ten Recep beye bütün sağ demokrasiyi ve yasa devletini kendi geri kalmış anlayışları çerçevesinde yorumlayıp bunu uygulayacak uygulayıcılar peşindeler. Menderes'in bir Adalet Bakanı (Hüseyin Avni Göktürk) için İnönü'nün "Boncuklu İbrahim'in (Tarihimizde Deli İbrahim diye bilinen sultan) kadısı bile bu adamdan daha değerli idi" sözlerini unutamam.
Cevapla
Şikayet Et
Atila Erdoğrul 4 yıl önce
Mevcut iktidar memleketin,halkın anasını değil yedi sülalesini ağlattı,siz vede sizin gibilerden, birkaç o ,o,o, CHP li belediyelere %. 1 lik bir bozukluk bulundu mu , vur abalıya dan da beter geçirmeler yaparsınız, yazıklar olsun sizin gibi.........lere, ne diyeyim ki,,!?!??!?!!!!
Cevapla
Şikayet Et
Tuncer Gün 4 yıl önce
Düşüncenize katılıyorum, artık CHP ninde yamuk duruşunu duzeltmeli, yeter artık illa bir iyi yaptığı hareketin arkasından kötü hareketi yapması bıktırdı, iktidara gelmeden böyle ise geldikten sonra ne olur düşünmek bile istemiyorum.
Cevapla
Şikayet Et
Oya KAHRAMAN 4 yıl önce
Ben kitap yazmaya başladım. Belki filmi çekilir.
Cevapla
Şikayet Et
Arif Belgin 4 yıl önce
Sayın Şevket Atalay, yine mükemmel bir yazı olmuş, ellerinize sağlık. Bizim gibi ülkeler, şeffaflık ilkesinin uygulanmamasından ötürü çok zarara uğruyorlar. Birtakım işler gizli kapaklı yapılıyor. "Her şeyi ben bilirim" deniyor. Kimlere ne kadar para kazandırıldığını kamuoyu bilmiyor. Eski dönemde yapılmış hukuk dışı binalar "kamu zararı oluşur" gerekçesiyle yıkılmıyor ve böylece yeni hukuk dışı binaların yapılmasına gerekçe hazırlanıyor vs, vs...
Cevapla
Şikayet Et
ibrahim Savaş 4 yıl önce
Popülist bir yaklaşım,kendi kararı değildir,dolduruşuna gelmiştir çok bilmişlerin.
Cevapla
Şikayet Et
Yücel Candemir 4 yıl önce
Noktasına, virgülüne kadar katılıyorum. Ben Menderes'in 10 yıllık iktidar dönemini Orta Okul - Lise ve Üniversite öğrencisi olarak yaşadım. Anlaşılan Kemal bey yaşamamış - ya da, daha kötüsü, yaşamış olsaydı da bugünkünden farklı olmayacaktı Kemal beyin tavrı. Yani, ya Kemal bey haklı ve Menderes için "Türk milletinin en talihsiz anı, sizin ana rahmine düştüğünüz andır" diyen Nazım Hikmet haksız, ya da Menderes'in dilinden düşmeyen sözlerle "Hafıza-i beşer nisyan ile maluldur".
Cevapla
Şikayet Et
Atakan Hoşcan 4 yıl önce
Mükemmel bir tesbit. Ben Atatürk'ün CHPsini istiyorum. Bu şekilde oy alacaklarını sanmıyorum.
Cevapla
Şikayet Et
Hasan Ali sarıkaya 4 yıl önce
1965 ilkokul ikinci sınıf yaz tatili, galata Yazıcı sokkağında oturuyoruz, Okçu Musa ilkokulunda okuyorum., kendi yaşıtlarımızla başımızda büyüklerimiz olmadan Kabataş gidip denize giriyorduk. Bu kent hafızası yalnız bizde var. Buna sahip olmayanlar Haydarrpaşayı, Tersaneyide bilmezler, kentkırımcılarda şehrin anasını ağlatırlar...
Cevapla
Şikayet Et
Arif Belgin 4 yıl önce
Elinize sağlık Şevket bey. Çok güzel bir yazı
Cevapla
Şikayet Et
Ayşe Ömür YAZGAN 4 yıl önce
Tşk. Çok enteresan . Ailece Slm.
Cevapla
Şikayet Et
Dr. Ayşe Ömür YAZGAN 4 yıl önce
Hakkımızda hayırlısı inşallah demekten başka çaremiz var mı acaba ?Slm.
Cevapla
Şikayet Et
Hakkı Taşezen 4 yıl önce
Ayvalık 'daki Yunus Emre dan akan kanalizasyon konusunu 20 yildır hem Ayv. Belediyeye hrmde Balikesir Büy. Şeh. Bel. yazdik anlattik.

Ayvalık'lı memnun degil merak etmeyin.

Ama Balıkesir Büy. Şrh. Bld. ile Ayv. Bld. arasinda kaldık bizde
Cevapla
Şikayet Et
Ayşe Ömür YAZGAN 4 yıl önce
Çok enteresan , Sevgili Ali Nezihi Hocam . Tşk. Yalnız bizden sonraki nesiller bu

durumda kendilerine yeni bir gezegen mi

aramalılar acaba ?Olay hafife alınır gibi görülmüyor da !

Not: Ailece bir İST yapın artık ayol , daha fazla kendinizi özletmeyin ,emi !
Cevapla
Şikayet Et
Diğer Yazıları
Çok Okunanlar
1
72 Sayılı Urla Tarım Kredi Kooperatifi’nde Yeni Dönem
2
URLA’DA KONFORLU ULAŞIM İÇİN ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR
3
GÖKÇE DENİZ İBER’DEN “AYNI DÜNYANIN İÇİNDE” SERGİSİYLE İÇSEL YOLCULUK
4
Urla’da Enginar Fırtınası: 400 Bin Baş Satıldı
5
Karayolu Trafik Güvenliği Haftası’nda Urla’da Öğrencilere Eğitim

© 2026 Tüm hakları saklıdır. Sistem : Gazisoft Haber Yazılımı


  • GÜNCEL
  • EKONOMİ
  • SİYASET
  • SPOR
  • MAGAZİN
  • EĞİTİM
  • DÜNYA
  • SAĞLIK
  • TEKNOLOJİ
  • KÜLTÜR - SANAT
  • YEREL
  • RÖPORTAJ
  • BİYOGRAFİ
  • ASAYİŞ
  • TURİZM
  • GASTRONOMİ

İletişim Künye Yayın İlkeleri Kurallar Gizlilik Kullanıcı Sözleşmesi Veri Politikası
Haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.