Sevgili okurlarım, 4 Ekim’de 90 yaşıma basacağım. 1955’ten beri gazetecilik, 1965’den beri de yazarlık yapıyorum…

 

2025’te, Türkiye Gazetesi’nde “spor”, GÖZLEM Gazetesi’nde “siyaset ve ekonomi”, Pencere Haber’de de “İzmir – Urla ve sorunları” yazarak, mesleğimi devam ettiriyorum…

 

Bu gazetemde “devamlı ‘Urla ve sorunları’ yazdığım” için, soranlar çok oluyor; “Neden siyaset yazmıyorsun?..”

 

Pencere Haber’de yazmaya başladığım zaman “pazarlık” etmiştim, patron Göksel kardeşim ile; “Siyaset yok!..”

 

Ben sözümü tutuyorum; o da “sözümü bozmamı” zaten istemiyor!..

 

Ve geliyorum; “Urla / İzmir” sorunlarına…

 

Bunların yazarken, muhatabım çok zaman “Belediye Balkanları”, zaman zaman “Valilik” oluyor, “Kaymakamlık” oluyor…

 

Böyle olunca da konular hassas ve “dikkat” istiyor… Hele ki, her hafta yazmak zorunluluğu varken…

 

Şimdi ve “gene” yazıyorum, bu kaçıncı defa, saymadım; Urla yolları, hele hele arka sokakları…

 

2025 yılının başında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan açıklama yapıldı:

 

“İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin asfalt seferberliği başladı. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde İZBETON tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, ana arterler başta olmak üzere 14 ilçede asfalt serimi ve yama çalışmaları yapılıyor. Büyükşehir, 2025 yılında 1 milyon ton asfaltla kentin ulaşım konforunu artırmayı hedefliyor.”

 

Ve de Şubat ayı başında basına bilgi verildi; “Toplam 40 uygulama ekibiyle günde yaklaşık 2 bin 500 ton asfalt döküldü. Ekipler, Ocak ayı içerisinde çok sayıda noktada çalışmalarını tamamladı.”

 

Sayın Başkanlarım, ben Urla İskelesi Atatürk Mahallesi’ndeki, Gazeteciler Sitesi’nin yanındaki evimde yaşamaktayım…

 

Buralarda ne ekip gördüm ne de delik deşik, gedik sokaklarda asfalt dökümü…

 

Bir İZBETON yetkilisi buralara uğrayıp, çayımızı içse de beraber etrafı bir dolaşsak, bu kışta, yağmurda, kıyamette, ilkokul çocuklarımız, “hangi yollardan geçerek” okullarına gidiyorlar, bir görseler ve gereğini yapmalar.

 

Sizleri de “böyle ‘olmamışı, olmuş gösteren’ açıklamalar yapma” zorunda bırakmasalar, ne kadar iyi olacak…

 

Bekliyoruz… Teşekkür edeceğiz!..