Değerli okurlarım; içki denildiğinde genel anlayış olumsuzdur. Ne yazık ki toplumlarda ölçülü olma gayreti yoksunluğu gerçeğini inkâr edemiyorum. Halbuki doyumluk değil tadımlık anlayışından hareketle mutlaka sahip olduğumuz ve değerini bilmediğimiz ürünlerden yararlanabiliriz.
Toplumun büyük kısmı dini inanışları gereği içkiyi ya tamamen yasaklıyor ya da gizlemek zorunda kalıyor. Şarap söz konusu olduğunda ise kesinlikle adını anmayanlar vardır. Halbuki bilimsel veriler göz önüne alındığında faydalarını öncelikli dikkate almak gerekiyor. Şimdi sizlerle birlikte şarap hakkında önce çook eskilere gidip inanışlara göz atalım ve günümüzdeki bilimsel veri kanıtları ile şarabın faydalarını inceleyelim.
Zamanımızdan binlerce yıl öncesinde şimdiki Ortadoğu bölgesinde yaşayan toplumlarda, yaşlanmanın insanın vücut ısısının kaybından olduğuna inanılırmış. İleri yaşlardaki erkekler vücut ısılarını yeniden kazandıkları inancıyla genç kızlarla bir arada uzun vakitler geçirip hatta onlara sarılırlarmış… İlginç bir inanış… Genç kızları gençlik iksiri olarak görürlermiş, hayat enerjisi çok önemli yani. Zamanın kralları konumları itibariyle daha fazla uygularmış bu vücut ısısını kazanma yöntemini, yalnız uzun ömrü olamamış, belki de genç kızların heyecanına kalbi dayanamamıştır.
Zaman geçtikçe şarap üzerine yoğunlaşmışlar, giderek uzun ömürlü ve gençlik ruhunun simgesi olmuş şarap. Bizim zamanımızda ise Akdeniz bölgesi toplumlarında içki tercihlerine bakıldığında şarabın birinci tercih olduğu görülmektedir, istatistikler göz önüne alındığında kalp krizi geçirme oranlarındaki düşük seviyelerle çok doğru tercih yaptıkları anlaşılıyor. Sadece şarap değil tabii ki daha çok bitkisel beslenme şekli ve hayat kalitesini yüksek tutmanın da önemli faktör olduğu unutulmamalıdır.
Filozof Eflatun’un “az içilen şarap ilaç gibidir, yaşlıları gençleştirir hastaları iyileştirir” söz dayanağı ile Eski Yunan toplumlarında sağlıklı olmanın iksiri kabul edilmiştir şarap. Şifa niyetine ölçüsünde içilmeli. Günümüzde de şarabın içerdiği bioflovnoid maddesinin kalbi koruduğu inancı gerçekliğini koruyor.
Uzmanların bu yöndeki açıklamaları ise kısaca şöyledir: Şarap pıhtılaşmayı azaltıp kan dolaşımını güçlendiriyor, damarlarımızdaki kan akış hızını yükseltiyor. Kolesterolde de önemli, HDL yani iyi huylu kolesterolü yükselterek LDL yani kötü huylu kolesterol seviyelerini düşürüyor. Kolesterolü okside ederek damar sertliği oluşmasını önlüyor ve ilginç olan; çok eskiden de bunlar biliniyordu. Yaşlılığa bağlı, beyin fonksiyonlarındaki azalma, düzenli şarap kullanımı ile yavaşlatılabilir ve ayrıca, beyin kanlanması ve beyin dokusunun oksijenlenmesini artırdığı için, bedensel ve zihinsel aktiviteyi koruyucu etkisi vardır. Birçok sanatçı ve tarihe geçmiş gözde kişiliklerden bilindiği üzre, yaratıcılığı ve fantezileri artırır. Rahatlamayı ve stres atılımını kolaylaştırır. Doğal antioksidanlar içerdiği için, hücre yaşlanmasını yavaşlatır ve kanser ölümlerini azalttığı için, yaşam süresini uzatır.
Binlerce yıl önceki kültürlerde şarabın gençlik iksiri kabul edilmesi tecrübelerle oluşmuşsa da beslenme şeklinde Akdeniz mutfağı ve içki kültüründe de şarap tercihinin sağlıklı ve uzun ömürlü olmanın kanıtlanmışlığı sevindirici değil midir? Ölçüsünde oldukça akşam yemeklerinizi bir iki kadeh şarap ile keyiflendirebilirsiniz…
Sağlıklı ve genç görünümlü uzun ömürler diliyorum.