Takvimler 19 Eylül’ü gösterdiğinde, yalnızca bir günü değil; vatan uğruna bedel ödeyen, canını ortaya koyan kahramanlarımızı hatırlıyoruz.

Gaziler Günü…

Gazilik, yalnızca göğsünde taşınan bir madalya değildir. Bazen bir ömür boyu taşınan bir yara, bazen kimsenin görmediği bir ağrı, bazen de yıllar geçse bile unutulmayan bir hatıradır.

Bizler bugün sokaklarda özgürce yürüyebiliyor, sevdiklerimizle huzur içinde yaşayabiliyor, çocuklarımızın geleceğini düşünebiliyorsak, bunda bu ülke için mücadele eden insanların büyük payı vardır.

Fakat gazilerimizi yalnızca özel günlerde hatırlamak yeterli midir?

Elbette değildir.

Çünkü yıllar geçtikçe insan bedeninin ihtiyaçları değişiyor. Savaşın, yaralanmanın ve ağır koşulların bıraktığı izler de zaman içinde farklı sağlık sorunlarına dönüşebiliyor. Bu nedenle gazilerimizin sağlık hizmetlerine kolay ulaşabilmesi, düzenli kontrollerinin yapılması ve ihtiyaç duyduklarında yalnız bırakılmamaları büyük önem taşıyor.

Ama sağlık yalnızca hastanelerde verilen bir hizmet değildir.

Bazen bir gazinin elini sıkmak, hâlini hatırını sormak, onu dinlemek, yaşadığı anıları anlatmasına izin vermek de insani bir sorumluluktur.

Çünkü bazı yaralar görünmez.

Bir insanın yüzünde gülümseme olabilir ama geçmişinde taşıdığı acılar, bedeninde ve ruhunda iz bırakmış olabilir.

Gazilerimize bakarken yalnızca geçmişte yaptıklarını değil, bugün nasıl yaşadıklarını da düşünmeliyiz.

Onların sağlık, huzur ve güven içinde yaşaması; toplum olarak vefa duygumuzun da bir göstergesidir.

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatanımız için mücadele etmiş tüm gazilerimizi saygı ve minnetle anıyorum.

Hayatta olmayan gazilerimize Allah’tan rahmet, yaşayan gazilerimize sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum.

Bir ülkenin gerçek zenginliği, kahramanlarına gösterdiği vefada saklıdır.

19 Eylül Gaziler Günü kutlu olsun.

Gazilerimizin önünde saygıyla eğiliyorum.

Ne mutlu, bu ülkenin bağımsızlığı ve geleceği için fedakârlık yapanlara…