Advert

Zekâya Karşı Toplu İğne

Göksel KAYSERİ

02-10-2025 16:43

Milyonlarca yıl boyunca doğa sabırla çalıştı. Hücreler birleşti, proteinler dans etti, DNA kendini tekrar etti. Sonra bir gün, Homo sapiens sahneye çıktı. “Ben geldim!” dedi. Beyni büyüktü, hayali büyüktü, zekâsı fena değildi. Evrim dedi ki: “Tamam, bu versiyonla devam edelim.”

Yaklaşık 50.000 yıl önceydi. İnsan beyni, genetik olarak gelişimini tamamladı. Ama evrim, bir yerde durdu. Neden mi? Çünkü Homo sapiens, zekâsını geliştirmek yerine, tanrılara kurban kesmeyi tercih etti. Galaksiler arası seyahat mi? Yok canım, biz hâlâ “cin çarpması” diye acile koşuyoruz.

Çünkü insanlık, zekâya karşı toplu iğneyle savaştı. Bilgiye karşı kibritle yürüdü. Düşünceye karşı taşla saldırdı. Ve ne yazık ki, kazandı.

Bak şimdi… Tarihten birkaç örnek vereceğim. Ama önce bir uyarı: Bu liste, “akıllıların soyunu kurutma rehberi”dir.

Mısır’da Kamouse Menes vardı. Fizikçi, gökbilimci, aklı başında bir adam. “Piramitler ölüleri diriltmez” dedi. Ne oldu? Öldürüldü. Soyu devam etmedi.

Amentebat diye bir filozof vardı. “Mumyalayıp öbür dünyaya gönderemezsiniz” dedi. Ne oldu? Ailesiyle birlikte yok edildi.

Roma’da Flabyus Lokreus Cladius vardı. “Tanrılar masaldır” dedi. Katledildi.

Yunanistan’da Sokrat vardı. “Tanrılara inanmıyorum” dedi. Zehir içirildi.

İtalya’da Giordano Bruno vardı. “Evren sonsuzdur, dünya dönüyor” dedi. Kilise tarafından Roma’da diri diri yakıldı.

Avrupa’da Engizisyon vardı. 50.000 aydın, düşünür, sanatçı yakıldı. Çünkü Avrupa, karanlığı severdi, aydınlığı değil.

Ama dur, bu sadece Batı’nın hikâyesi değil. Bizim mahallede de durum farklı değildi.

Hallâc-ı Mansûr vardı. “Enel Hak” dedi. Yani “Tanrı içimdedir.” Ne oldu? 922’de Bağdat’ta parçalanarak öldürüldü.

Nesimî vardı. “Tanrı insandadır” dedi. Derisi yüzülerek öldürüldü.

Şeyh Bedreddin vardı. “Yoksulluk suç değildir, eşitlik haktır” dedi. 1420’de Serez’de idam edildi.

Turan Dursun vardı. “Din akılla tartışılabilir” dedi. 1990’da evinin önünde silahla öldürüldü.

Bahriye Üçok vardı. “İslam’da kadın hakları vardır” dedi. Bombalı paketle öldürüldü.

Uğur Mumcu vardı. “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz” dedi. Arabasına konan bombayla öldürüldü.

Ahmet Taner Kışlalı, Hrant Dink, Metin Göktepe, Musa Anter… Hepsi kalemle savaştı, kurşunla susturuldu.

Hepsi kendi toplumlarında, kendi insanları tarafından “fazla akıllı” oldukları için öldürüldü. Çünkü bizde de evrim durdu. Zekâ genleri, susturuldu. Akıl, suç sayıldı.

Son 40.000 yılda, 143 milyon insan… Dinlere, tanrılara, dogmalara inanmadığı için öldürüldü. Ve hiçbiri soyunu devam ettiremedi. Çünkü dünya, sorgulayanı sevmez. Biat edeni sever.

Peki ne oldu? Soyları devam etseydi… Bugün insanlığın %5’i değil, belki %35’i üstün zekâlı olacaktı. Belki Endülüs ve İskenderiye kütüphaneleri yanmamış olacaktı. Belki fosil yakıt yerine yıldız tozu kullanıyor olacaktık. Belki Mars’ta sabah kahvesi içiyor olacaktık.

Ama olmadı. Çünkü akıllılar öldürüldü. Zekâ genleri toprağa gömüldü. Geriye kim kaldı? Yaşamayı becerebilenler. Yani biz… Yani “sisteme uyum sağlayanlar.”

Ve bu sadece bizim mahalleye özgü değil. Bu, insanlığın ortak trajedisi.

Çin’de Lao Tzu susturuldu. Hindistan’da Budha sürgün edildi. İran’da Ömer Hayyam dışlandı. Avrupa’da Bruno yakıldı. Amerika’da Martin Luther King vuruldu. Afrika’da Patrice Lumumba infaz edildi. Ortadoğu’da nice kadın, sadece düşündüğü için taşlandı.

Çünkü akıl, evrensel bir tehdit. Çünkü sorgulayan insan, her coğrafyada “fazla” bulunur. Çünkü evrim, sadece biyolojik değil; toplumsal olarak da durduruldu.

Bugün dünya nüfusu 8 milyarı geçti. Ama hâlâ “kadınlar eşit midir”, “dünya düz mü”, “ağaç kesmek günah mı” diye tartışıyoruz. Hâlâ kitap yakanlar var. Hâlâ bilim insanlarını tehdit edenler var. Hâlâ “düşünme” diyenler var.

Ve biz… Biz hâlâ buradayız. Hayattayız. Ama ne pahasına?

Bir gün, belki… Belki bir gün, kalanlar değil, katledilenlerin fikirleri kazanır.

O güne kadar… Lütfen unutma:

Her susturulan fikir, bir yıldız kaymasıdır.
Her yakılan kitap, bir galaksinin yok oluşudur.
Her öldürülen aydın, insanlığın evrimden bir adım daha uzaklaşmasıdır.

Ve sen… Sen hâlâ düşünebiliyorsan, hâlâ sorgulayabiliyorsan…
Sen, o yıldızların torunusun.
Sen, evrimin yarım kalan hikâyesisin.
Sen, zekâya karşı toplu iğneyle savaşanların arasında hâlâ kalemi elinde tutan nadir bir insansın.

DİĞER YAZILARI Siyaset Geçer, Kırgınlık Kalır 01-01-1970 03:00 Kadınsız Kurtuluş Olmazdı 01-01-1970 03:00 SAHİP OLMAK DEĞİL, YAŞAMAK 01-01-1970 03:00 TAVRI SEN BELİRLERSİN 01-01-1970 03:00 DELİLER GEMİSİ 01-01-1970 03:00 AFFEDEN BAYRAM 01-01-1970 03:00 URLA’NIN ATEŞİ 01-01-1970 03:00 Baş Tacımız, Çelişkimiz, Gerçeğimiz 01-01-1970 03:00 KAVANOZU KİM SALLIYOR? 01-01-1970 03:00 Hayatta Kalan Nesil 01-01-1970 03:00 Eşek Olun, Akıllı Olmayın 01-01-1970 03:00 Bayram mı, Mücadele mi? 01-01-1970 03:00 ÖLÇÜSÜZLÜĞÜN YENİ NORMALİ 01-01-1970 03:00 URLA AYNASI 01-01-1970 03:00 YETKİ KİMDEYSE, BU YAZI ONA 01-01-1970 03:00 UNUTURSANIZ, TEKRAR YAŞANIR. 01-01-1970 03:00 PRESTİJ SOFRADA 01-01-1970 03:00 URLA 2025 YÜKSELİŞİN YILI 01-01-1970 03:00 Sandığın Yarısı Açıldı 01-01-1970 03:00 İmar Değişikliğinde %90 Pay Düzeni 01-01-1970 03:00 ÇOK YAŞA ÖĞRETMENİM 01-01-1970 03:00 “Dikili Ağaç Yokmuş Diyorlar…” 01-01-1970 03:00 Gençler değil… 01-01-1970 03:00 Urla’da 119 itiraz, 1 rest: Toprak kazandı 01-01-1970 03:00 Urla’da Bu Hafta: Gaziler, Driftçiler ve Yalaz’ın Dönüşü 01-01-1970 03:00 Direnişin İlk Kıvılcımı 01-01-1970 03:00 “Bu Kadarına da Pes” Dedirten Türkiye Manzaraları 01-01-1970 03:00 Urla’da Demokrasi 01-01-1970 03:00 Yeniden Doğan Anadolu: Ekolojik Dirilişin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 MARİFET TESTİYİ KIRDIRMAMAK 01-01-1970 03:00 KİMSEYİ DİNLEME 01-01-1970 03:00 TÜLÜTABAKLAR 01-01-1970 03:00 TARİHİ BİLMEK GEREK 01-01-1970 03:00 Annelerimiz bizim baş tacımızdır. 01-01-1970 03:00 GÜVEN 01-01-1970 03:00 MUTLU ÖKÜZ 01-01-1970 03:00 MUTLU 01-01-1970 03:00 KAHRAMAN 01-01-1970 03:00 KADIN 01-01-1970 03:00 Tavsiye 01-01-1970 03:00 DEPREM ÖNCESİ VE SONRASI 01-01-1970 03:00 Bana ne, ben haklıyım 01-01-1970 03:00 BULDUMCUK SİYASETİ 01-01-1970 03:00 İLAHİ MAHKEME 01-01-1970 03:00 ALMANLAR BİZİ NASIL KISKANMASIN? 01-01-1970 03:00 DEVRİN İNSANI 01-01-1970 03:00 SEVDİK 01-01-1970 03:00 Anomik misin kardeş? 01-01-1970 03:00 URLA NASIL KURTULUR? 01-01-1970 03:00 TAVUK ÇALINDI 01-01-1970 03:00 MÜDÜRÜN İTİRAFLARI 01-01-1970 03:00 URLA DEVLET HASTANESİ ŞAŞIRTTI 01-01-1970 03:00 ARADA BİR “DURMAK” GEREK 01-01-1970 03:00 YETİŞ GAZETECİ YETİŞ! 01-01-1970 03:00 Bildiniz mi? 01-01-1970 03:00 MÜBAREK DELEGELER 01-01-1970 03:00 BİLEN VAR 01-01-1970 03:00 CEHALET BEDAVA… 01-01-1970 03:00 YARALARIMIZA MERHEM OLDULAR 01-01-1970 03:00 MIZRAK 01-01-1970 03:00 31 MART’TA NELER OLDU? 01-01-1970 03:00 BOĞAZLARDA SATRANÇ HAMLELERİ 01-01-1970 03:00 URLA HAVAALANI 01-01-1970 03:00 Ağacın kurdu içinde olur 01-01-1970 03:00 URLA SİYASET SARMALI 01-01-1970 03:00 Urla Belediye Başkanı kim olacak? 01-01-1970 03:00 Allah Urlalıya sabır versin! 01-01-1970 03:00 Seçimlere hazır mıyız? 01-01-1970 03:00 BU BİR İHBARDIR 01-01-1970 03:00 URLALIYA KIŞ KIŞ 01-01-1970 03:00 DERS ZİLİ ÇALDI 01-01-1970 03:00 ISSIZ ADA 01-01-1970 03:00 KARIŞIK İŞLER 01-01-1970 03:00 NE YAKINIYORSUN? 01-01-1970 03:00 URLALI KENDİNİ VURDU 01-01-1970 03:00 GAZETECİ İSTEMİYORLAR 01-01-1970 03:00 “Urla’da çay da mı içmeyelim?” 01-01-1970 03:00 URLALILARA YOL GÖRÜNDÜ 01-01-1970 03:00 KARNE ZAMANI 01-01-1970 03:00 URLA DÜŞTÜ! 01-01-1970 03:00 MEŞHUR HAREKET 01-01-1970 03:00 Nerede o eski bayramlar? 01-01-1970 03:00 ÇAKALLIK 01-01-1970 03:00 BOĞAZLARDA SATRANÇ HAMLELERİ 01-01-1970 03:00 PANKART KRİZİNİN URLA İLE İLGİSİ YOK 01-01-1970 03:00 MÜTEAHHİTLİĞİN YASASI YOK! 01-01-1970 03:00 ALTI ATTIK, BİRİNİ GERİ ALDIK 01-01-1970 03:00 Çok mu zor “bilmiyorum” demek? 01-01-1970 03:00 Hoş geldin 2023 01-01-1970 03:00 AĞLATAN ÖYKÜ 01-01-1970 03:00 ATATÜRK 10 KASIM’DA ÖLMEDİ 01-01-1970 03:00 29 EKİM’İN SIRRI 01-01-1970 03:00 HOLLYWOOD URLA 01-01-1970 03:00 TARKAN’DAN SUBLİMİNAL BOMBARDIMAN 01-01-1970 03:00 SİZ UYURKEN NELER OLDU? 01-01-1970 03:00 Urla’da Engelsiz Cami, Engelsiz İbadet 01-01-1970 03:00