Şimdi sizi milli mücadeleye götüreceğim.
Balıkesir'e ve çok büyük ihtimalle büyük çoğunluğumuz bilmediği bir hikâyenin içine sokacağım sizi.
Daha önceden duydunuz mu Tülütabakları?
Tülütabak, Millî Mücadele döneminde (1919-1922) Balıkesir'de ellerinde yeterli silah olmadığı için üstlerine ham koyun ve keçi postu giyip, at kuyruğu takıp, el, kol ve yüzlerini soba isiyle siyaha boyayarak çan ve değneklerle Yunan askerlerini korkutup kaçırmak için ürkütücü bir görünüme bürünen yerel kahramanlara verilmiş bir addır.
Dedim ya, tarihimizi o kadar az biliyoruz ki…
Aslında bunlar tabak ustası yani deri ustası ve bunlarla 14 ay boyunca direniş yapmış, direniş göstermiş Yunanlılara karşı Balıkesir.
14 ay boyunca Tülütabaklar Yunan askerlerini akıllarını almış desem çok da yanlış olmaz.
Yeterli silah yok.
Dolayısıyla yerel baş kaldırı yapılacak Yunanlılara karşı ama direniş için silah yok ve insanlar direnmek istiyorlar. “Silahsız ne yapabiliriz?” derken “bir şekilde acaba Yunan askerlerini korkutup onların hedeflerini şaşırtabilir miyiz?” diye başlayan bu yöntem ile Tülütabaklar ortaya çıktı.
Bunlar çok büyük Kahramanlar.
Üstlerinde silah yok, bir şey yok ellerinde çanlarıyla düşman korkutuyorlar.
Çok düşündürücü…
Asıl amaç Hedef şaşırtmak.
Millî Mücadele yıllarında Balıkesir bölgesindeki yapılan direniş toplantıları Yunan garnizonu ve komutanının dikkatini çekmiş. O yüzden de gece devriyelerini arttırmışlar.
Tülütabaklar da bu toplantıları engellemek için devriyeye çıkan Yunan askerlerini korkutmaya başlamış, yani toplantıları basmalarını engellemişler. Ellerinde çanlar, garip kıyafetler, yüzleri de gözükmüyor. Çünkü yüzlerini isle simsiyah yapmışlar. Geceleri sokaklarda dolaşıyorlarmış, korkutuyorlarmış.
İşin enteresanı Yunan devriyeler geceleri korkunç yaratıklar gördüklerini, hatta bazı yaratıklar tarafından saldırıya uğradıklarını raporlamaya başlamışlar. Yunan askerleri arasında da dilden dile dolaşmaya başlamışlar ve korkmuş Yunan askerleri gece devriyeye çıkmamaya başlamışlar ve bu sayede milli mücadelenin devamlılığı sağlanmış.
İşin enteresanı o günden sonra Kuvva-i Milliye şehri Balıkesir ve ilçelerinde düşman işgalinden kurtuluş temsillerinde, hani zaman zaman burun kıvırarak “Aman işte yok yere yattı, ölü taklidi yapıyor vesaire” diyerek böyle küçümsenen o Kurtuluş gösterileri var ya orada Tülütabaklar da yer aldı, hala yer alıyor.
Bu bir gelenek aynı zamanda UNESCO'nun somut olmayan kültür miras listesinde de yer alıyor Tülütabaklar.
Şimdi niye Tülütabakları anlattın diyebilirsiniz.
Evet belki bilmiyordunuz, bilesiniz diye ama aslında amacım bu değildi.
Amacım hatırlatmaktı.
Biz bu ülkeye çok ama çok zor sahip olduk.
Çok zor kurtardık düşmanın elinden.
Bu ülke çok zor bizim oldu.
Yokluklarla kurtarıldı, kazanıldı, varlıklarla kaybediliyor.
