Advert

MUTLU

Göksel KAYSERİ

27-03-2025 19:26

Bu hayatta yaptığımız her şeyin bir başkası üzerine etkisi vardır. Hiçbir şey böyle boşa gitmez, dalga dalga başkalarını etkiler.

Anlatacağım hikâye gerçek bir hikâye.

1800'lerin sonlarında İngiltere'de kendi malikanesinde yaşayan bir lordun hikayesi bu. Kocaman bir malikâne. Dev… Ailesi ve hizmetkârları ile yaşıyor Lord.

Günlerden bir gün lordun oğlu dev, uçsuz bucaksız arazideki gölün yanında oynarken bir anda ayağı çamura giriyor, çıkaramıyor. Meğerse orası bataklıkmış. Debelendikçe daha da batıyor ve bir süre sonra artık canını kaybetme noktasına geliyor. Tam o anda lordun seyisi çocuğu kurtarıyor.

Lord akşam eve geldiğinde durumu öğreniyor ve apar topar seyisin yanına gidiyor. Diyor ki “bugün benim oğlumu kurtarmışsın. Sana iki Gine altını vermek istiyorum.”

Seyis “Estağfurullah Efendim olur mu böyle şey? Bunu kabul edemem” diyor.

Bu arada her bir Gine altını seyisin bir yıllık maaşı kadar, iki yıllık maaşını veriyor.

“Kabul edemem”, “edeceksin”, “etmem” falan derken arkadan bir çocuğun geçtiğini görüyor Lord. “Bu kim?” diyor, “oğlum” diyor seyis.

Lord “Tamam o zaman sana başka bir teklifim var. Oğlunu okuyabildiği kadar okutacağım. Ne dersin?”

Seyis düşünüyor, o zamanlar İngiltere'de soylular dışında lisede okumak mümkün değil. Lise ve üniversite eğitimi almak için Soylu olmak gerekiyor, böyle bir şansın da olmadığını biliyor, bu teklifi kabul ediyor, reddedemiyor “Tamam” diyor “efendim anlaştık” ve Lord of ufak çocuğu okutmaya başlıyor.

İlkokul, ortaokul, lise derken çocuk üniversiteye, tıp fakültesine giriyor ve doktor oluyor. Yalnız Doktor olmakla kalmıyor Tıp üzerine çalışmalar yapmaya ve Bugün bizim antibiyotik olarak kullandığımız ilaçların atası olan penisilini icat ediyor, buluyor. Bu bahsettiğim kişi Alexander Flamming.

Evet şimdi diyeceksiniz ki “Tamam çok güzel bir hikâye de burada kesişim yok. Bu adamın yaptığı şey nasıl bir dalga yarattı?”

Aslında yaratıyor.

1944 yılı. Normandiya Çıkarması yapılmak üzere. 4 Haziran. Sör Winston Churchill İngiltere başbakanı, çok hasta. Çok çok hasta. Ağır bir grip geçiriyor, ateşten yanıyor. Hiç kimse ateşini düşürmeyi başaramıyor o dönemin ilaçlarıyla. Danışmanlarından bir geliyor ve diyor ki “Efendim, yeni bir ilaç deneniyor. Adı penisilin. Deneysel bir ilaç, ateşi düşürdüğü söyleniyor böyle hastalıklarda. Denemek ister misiniz?”

Normandiya Çıkarması gelmiş geçmiş en büyük askeri operasyon ve bunun iki gün öncesinde İngiltere başbakanının hasta yattığını hayal edin. Reddedemiyor Sör Winston Churchill “Tamam” diyor “Kabul ederim.” ilacı içiyor. Penisilin Sör Winston Churchill’in ateşini iki gün içinde düşürüyor. Ardından başarılı bir şekilde çıkarma yapılıyor.

E şimdi diyeceksiniz ki “hala bir şey yakalayamadık. Bu normal bir durum.”

Aslında öyle değil.

Sör Winston Churchill, Alexander Flemming’i okutan lordun oğlu. Ya da Alexander Flemming'in babası Sör Winston Churchill daha çocukken onun hayatını kurtarmıştı. Oğlu bir kez daha hayatını kurtardı. Yalnız bir kişinin değil, onlarca, yüzlerce, binlerce, on milyonlarca kişinin hayatını kurtardı, kurtarmaya devam ediyor, hala…

Hayatta nasıl baktığımız çok önemli. Hangi perspektiften baktığımız çok önemli. Hayatta neyi istediğimiz çok önemli.

Herkes bir şekilde dalga yaratmayı seviyor, istiyor. Geleceğe bir şeyler bırakma ya da başka insanların hayatları üzerinde etkili olmayı istiyor. Ama bunu yapabilmek için belki de bakış açısını değiştirmek lazım.

John Lennon. Beatles diye bir müzik grubu vardı. Bir çoğunuz bilmiyorsunuz. Bir dönemin, hatta bana sorarsanız bir yüzyılın en büyük grubu. Beatles. Ringo Star, Paul McCartney, John Lennon, George Harrison. 4 kişiden kurulu. Bu grubun kalbi aynı zamanda da iki beyninden biri John Lennon lisedeyken öğretmeni bir paragraf yazmasını istemiş, demiş ki “Büyüyünce ne olmak istiyorsunuz?”

John Lennon koca bir A4 kâğıda sadece “mutlu” yazmış. Mutlu…

Öğretmen Lennon’ın kağıdını aldığı zaman bakmış ve “John sanırım soruyu anlamadın?”

John Lennon öğretmene dönüp şu tarihi cümleyi söylemiş: “Öğretmenin bence siz hayatı anlamamışsınız. İnsanlar sadece yaptıkları işte mutlu oldukları zaman fark yaratabilirler ve dalga yaratabilirler.

Eğer bir tavsiye istiyorsanız benden naçizane “ne yaparsanız yapın ya sevdiğiniz işi yapın ya da yaptığınız işi sevin.”

DİĞER YAZILARI AFFEDEN BAYRAM 01-01-1970 03:00 URLA’NIN ATEŞİ 01-01-1970 03:00 Baş Tacımız, Çelişkimiz, Gerçeğimiz 01-01-1970 03:00 KAVANOZU KİM SALLIYOR? 01-01-1970 03:00 Hayatta Kalan Nesil 01-01-1970 03:00 Eşek Olun, Akıllı Olmayın 01-01-1970 03:00 Bayram mı, Mücadele mi? 01-01-1970 03:00 ÖLÇÜSÜZLÜĞÜN YENİ NORMALİ 01-01-1970 03:00 URLA AYNASI 01-01-1970 03:00 YETKİ KİMDEYSE, BU YAZI ONA 01-01-1970 03:00 UNUTURSANIZ, TEKRAR YAŞANIR. 01-01-1970 03:00 PRESTİJ SOFRADA 01-01-1970 03:00 URLA 2025 YÜKSELİŞİN YILI 01-01-1970 03:00 Sandığın Yarısı Açıldı 01-01-1970 03:00 İmar Değişikliğinde %90 Pay Düzeni 01-01-1970 03:00 ÇOK YAŞA ÖĞRETMENİM 01-01-1970 03:00 “Dikili Ağaç Yokmuş Diyorlar…” 01-01-1970 03:00 Gençler değil… 01-01-1970 03:00 Urla’da 119 itiraz, 1 rest: Toprak kazandı 01-01-1970 03:00 Zekâya Karşı Toplu İğne 01-01-1970 03:00 Urla’da Bu Hafta: Gaziler, Driftçiler ve Yalaz’ın Dönüşü 01-01-1970 03:00 Direnişin İlk Kıvılcımı 01-01-1970 03:00 “Bu Kadarına da Pes” Dedirten Türkiye Manzaraları 01-01-1970 03:00 Urla’da Demokrasi 01-01-1970 03:00 Yeniden Doğan Anadolu: Ekolojik Dirilişin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 MARİFET TESTİYİ KIRDIRMAMAK 01-01-1970 03:00 KİMSEYİ DİNLEME 01-01-1970 03:00 TÜLÜTABAKLAR 01-01-1970 03:00 TARİHİ BİLMEK GEREK 01-01-1970 03:00 Annelerimiz bizim baş tacımızdır. 01-01-1970 03:00 GÜVEN 01-01-1970 03:00 MUTLU ÖKÜZ 01-01-1970 03:00 KAHRAMAN 01-01-1970 03:00 KADIN 01-01-1970 03:00 Tavsiye 01-01-1970 03:00 DEPREM ÖNCESİ VE SONRASI 01-01-1970 03:00 Bana ne, ben haklıyım 01-01-1970 03:00 BULDUMCUK SİYASETİ 01-01-1970 03:00 İLAHİ MAHKEME 01-01-1970 03:00 ALMANLAR BİZİ NASIL KISKANMASIN? 01-01-1970 03:00 DEVRİN İNSANI 01-01-1970 03:00 SEVDİK 01-01-1970 03:00 Anomik misin kardeş? 01-01-1970 03:00 URLA NASIL KURTULUR? 01-01-1970 03:00 TAVUK ÇALINDI 01-01-1970 03:00 MÜDÜRÜN İTİRAFLARI 01-01-1970 03:00 URLA DEVLET HASTANESİ ŞAŞIRTTI 01-01-1970 03:00 ARADA BİR “DURMAK” GEREK 01-01-1970 03:00 YETİŞ GAZETECİ YETİŞ! 01-01-1970 03:00 Bildiniz mi? 01-01-1970 03:00 MÜBAREK DELEGELER 01-01-1970 03:00 BİLEN VAR 01-01-1970 03:00 CEHALET BEDAVA… 01-01-1970 03:00 YARALARIMIZA MERHEM OLDULAR 01-01-1970 03:00 MIZRAK 01-01-1970 03:00 31 MART’TA NELER OLDU? 01-01-1970 03:00 BOĞAZLARDA SATRANÇ HAMLELERİ 01-01-1970 03:00 URLA HAVAALANI 01-01-1970 03:00 Ağacın kurdu içinde olur 01-01-1970 03:00 URLA SİYASET SARMALI 01-01-1970 03:00 Urla Belediye Başkanı kim olacak? 01-01-1970 03:00 Allah Urlalıya sabır versin! 01-01-1970 03:00 Seçimlere hazır mıyız? 01-01-1970 03:00 BU BİR İHBARDIR 01-01-1970 03:00 URLALIYA KIŞ KIŞ 01-01-1970 03:00 DERS ZİLİ ÇALDI 01-01-1970 03:00 ISSIZ ADA 01-01-1970 03:00 KARIŞIK İŞLER 01-01-1970 03:00 NE YAKINIYORSUN? 01-01-1970 03:00 URLALI KENDİNİ VURDU 01-01-1970 03:00 GAZETECİ İSTEMİYORLAR 01-01-1970 03:00 “Urla’da çay da mı içmeyelim?” 01-01-1970 03:00 URLALILARA YOL GÖRÜNDÜ 01-01-1970 03:00 KARNE ZAMANI 01-01-1970 03:00 URLA DÜŞTÜ! 01-01-1970 03:00 MEŞHUR HAREKET 01-01-1970 03:00 Nerede o eski bayramlar? 01-01-1970 03:00 ÇAKALLIK 01-01-1970 03:00 BOĞAZLARDA SATRANÇ HAMLELERİ 01-01-1970 03:00 PANKART KRİZİNİN URLA İLE İLGİSİ YOK 01-01-1970 03:00 MÜTEAHHİTLİĞİN YASASI YOK! 01-01-1970 03:00 ALTI ATTIK, BİRİNİ GERİ ALDIK 01-01-1970 03:00 Çok mu zor “bilmiyorum” demek? 01-01-1970 03:00 Hoş geldin 2023 01-01-1970 03:00 AĞLATAN ÖYKÜ 01-01-1970 03:00 ATATÜRK 10 KASIM’DA ÖLMEDİ 01-01-1970 03:00 29 EKİM’İN SIRRI 01-01-1970 03:00 HOLLYWOOD URLA 01-01-1970 03:00 TARKAN’DAN SUBLİMİNAL BOMBARDIMAN 01-01-1970 03:00 SİZ UYURKEN NELER OLDU? 01-01-1970 03:00 Urla’da Engelsiz Cami, Engelsiz İbadet 01-01-1970 03:00