Abi ya, bir şeyi itiraf etmemizi istiyorum.
Abi hepimiz yalancıyız.
Vallahi hepimiz yalancıyız.
Yalancıyız.
Bila istisna neredeyse yalancıyız
Pazara gidersin, aynı domatesi bir kasada 30 liradan bir kasada 35'ten satar.
Hatta bir kasada 40'tan satar.
“O iyisi” der.
Aynı domatestir aslında.
Bu bir taktiktir.
Aynı zamanda ilk önce kırklık satılır bu arada ve yalandır bu.
Yalan söylüyor bunu yapan.
Bir ustayla konuşursunuz bir şeyi tamir ettirmek için der ki “çarşamba günü geleceğim”
Hayatta gelmez Çarşamba, çok zordur.
Ya da belki bir vidayı değiştirerek yapabileceği tamiratı, parçayı değiştirerek yapar ya da size parçayı değiştirdiğini söyler.
Hiçbir şekilde emin olamazsınız…
Oysaki biz dürüst geçinen bir toplumuz, değil mi?
Ama bizim burun kıvırdığımız Avrupalı ya da Japon ya da Hintli böyle yapmıyor.
Böyle yapmıyor, zamanında geliyor, geleceğim dediği zamanda geliyor.
Gerçekten arızayı söylüyor size, hak ettiği parayı alıyor.
Az para almıyor ama hak ettiği parayı alıyor.
Burada ise adamına göre…
Kim neyi tutturabilirse…
Yakın zamanda bilmiyorum farkında mısınız hiçbir şeyin fiyatı yine yok.
Aynı şeyi, aynı ürünü ya da aynı hizmeti 10 liraya, 20 liraya, 30 liraya, 40 liraya ve 50 liraya bulabilirsiniz.
Hatta 100 liraya satan bile vardır belki
Aynısı…
Hiçbir şeyin fiyatı yok artık.
Kör tuttuğunu…
Bunu böyle bir eğlence vesilesi halinde de getirmek mümkün.
“Ya işte ne olur, varsa parası versin” diyebilirsiniz.
Ama mevzu olan o değil biliyor musunuz?
Mevzu ne?
Mevzu, güven kırıldıktan sonra bir daha yerine çok zor geliyor.
Çok güzel bir hikayedir, bilmem bilir misiniz?
Adam çölde seyahat ediyormuş devesiyle tek başına.
Yerde ölmek üzere olan birini görmüş.
Hemen devesinden atlamış adama yardım etmeye çalışmış.
Tam yardım ederken adam, bıçağını çekmiş o yerdeki ölecek gibi duran adam diğerinin boğazına dayamış.
Demiş ki “Üstündekileri her şeyi çıkar”
Adamı çırıl çıplak bırakmış çölün ortasında.
Adamın kıyafetlerini giymiş devesini de almış yola çıkmış
Soyulan adam arkasından bağırmış demiş ki “abi ya bu bana yaptığını Sakın kimseye anlatma”
Merak etmiş soyguncu arkasını dönüp “Neden ki?” demiş.
“Sonra bir daha hiç kimse çölde kimseye yardım etmez.”
İşte biz oradayız!
+-+
1 Mayıs’ın ülkemizde ve dünyada anlamına uygun olarak dostluk, dayanışma ve bayram havası içerisinde kutlanmasını diliyor, sağlık, mutluluk ve başarı dileklerimle, en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
