Yaklaşmakta olan yaz sıcaklarının öncesinde dünyamızın dengesini değiştiren küresel ısınma olayına farklı bir açıdan bakmamızda gerekmektedir. Daha önce de belirttiğim gibi bu yaz sıcak olacak ama yine sık sık dalgalanmalar olabilecektir. Yani bir gün çok sıcak arkasından fırtına, sağanak ve hatta dolu yağmasını beklemeliyiz. Bütün bunlar değişen küresel ısınma ve ekolojinin doğal sonuçlarıdır. Aslında bugünleri daha iyi anlayabilmek için buzul çağının etkisini irdelememiz gerekmektedir.
Son Buzul Çağı'nda Dünya'nın yaklaşık 26 milyon kilometrekaresi buzla kaplanmıştı. Bu süre zarfında güneyindeki bölgelerin çoğunda olduğu gibi İzlanda’dan Britanya Adaları'na kadar tamamen buzla kaplanmıştı.
Buna ek olarak kuzey Avrupa’nın güneyinde Almanya ve Polonya’ya kadar buzla örtülmüştü. Kuzey Amerika'da ise tüm Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri Missouri ve Ohio Nehirleri ‘ne kadar buz tabakaları altında kalmıştı.
Güney Yarımkürede ise Şili'yi, Arjantin'i ve Afrika'nın çoğunu içine alan Patagonya Buz Levhaları ile tamamen buzlanmıştır.
Son Buzul Çağı Buz tabakaları ve dağ buzulları Dünya'nın büyük kısmını kapladığından Dünya'daki çeşitli buzullara bazı yerel isimler verilmiştir. Kuzey Amerika Rocky Dağları'ndaki buzullar, Grönland’ın kendisi, İngiliz Adaları, Kuzey Avrupa'daki ve İskandinavya'daki bölgeler ve de Antarktika bunlar arasında sayılabilecek bazılarıdır.
Son Buzul Çağı'nın Kuzey Amerika ve Avrupa buz tabakaları, yağışların artmasıyla (çoğunlukla kar) başlayan uzun süreli soğuk bir dönemden sonra oluşmaya başlamıştı. Buz tabakaları oluşmaya başladığında kıtalar kendi hava kütlelerini yaratarak alışılmış hava modellerini değiştirmişlerdir. Gelişen yeni hava desenleri çeşitli bölgelerde soğuk buzul dönemlerinin başlamasına neden olmuştur.
Dünya'nın daha ılık kısımları (çoğu daha serin ama daha kuru hale geldiğinden) buzullaşma nedeniyle iklimde ciddi bir değişim yaşamıştır. Örneğin, Batı Afrika'daki yağmur ormanları, yağışsızlıktan ötürü yerini tropik çayırlara bırakmıştır.
Aynı zamanda çoğu çöl kurudukça genişlemiştir. Güneybatı Amerika, Afganistan ve İran bu kuralın istisnalarıdır, zira hava akımı düzenlerindeki değişim yağışlı yerler olmalarını sağlamıştır.
Son Buzul Çağı geliştikçe, Dünya kıtalarını kaplayan buz tabakalarında daha fazla su depolanmış ve Dünya'daki deniz seviyesi düşmüştür. Deniz seviyeleri 1000 yılda yaklaşık 50 metre azalmıştır. Bu seviyeler, buz tabakaları buzul periyodunun sonuna doğru erimeye başlayana dek değişmemiştir
Ama şimdi durum farklı olmaya başlamıştır.
Dünya'daki son buzul çağı boyunca iklimde yaşanan değişimler bitki örtüsü düzenlerini buz tabakalarının oluşumundan önceki hallerine kıyasla değiştirmiştir. Ancak buzullaşma sırasında mevcut olan bitki örtüsü türleri bugün görülenlere benzerdir. Çoğu ağaçlar, yosunlar, çiçekli bitkiler, böcekler, kuşlar, kabuklu yumuşakçalar ve memeliler hayatta kalan canlılara örnek verilebilir. Floranın yanında fauna da fazla değişmemiştir.
Son buzul döneminde yaşadığı açıkça bilinen bazı memelilerin ise nesilleri tamamen tükenmiştir.
Son buzul çağı yaklaşık 12.500 yıl önce sona ermesine rağmen bu iklimin kalıntıları hala bugün bile Dünya'da yaygındır. Örneğin, Kuzey Amerika'nın Büyük Havza bölgesinde artan yağış, normalde kuru bir alanda muazzam göller yarattı. Varlığı 27.000 yıl önceye ulaştığı düşünülen Bonneville Gölü günümüzdeki Utah'ın çoğunu kaplıyordu. Dünya'nın en büyük tuz deposuna sahip olan Büyük Tuz Gölü, bugün Bonneville Gölü'nün kalan en büyük kısmıdır ve Salt Lake City şehri çevresindeki dağlarda gölün eski kıyı şeridi görülmektedir.
Dünya genelinde, hareketli buzulların ve buz tabakalarının muazzam gücüyle oluşmuş çeşitli yer şekilleri mevcuttur. Örneğin bugün Kanada'nın Manitoba bölgesinde sayısız küçük göl bulunmaktadır. Bunlar, hareketli buz tabakasının toprağı oymasıyla oluşmuştur. Buz tabakaları zamanla eriyince “kettle göl” denilen araziler meydana gelmiştir.
Bugün Dünya'da hala mevcut olan birçok buzulun varlığı son Buzul Çağı'nın en bilinen kalıntılarıdır. Antarktika ve Grönland Buzul Çağı'nın en büyük kalıntılarıdır ve diğer bazı buz kalıntıları Kanada, Alaska, Kaliforniya, Asya ve Yeni Zelanda'da bulunmaktadır. En etkileyici olanıysa, Güney Amerika'nın And Dağları ve Afrika'daki Kilimanjaro Dağı gibi ekvator bölgelerinin hala buz devri kalıntılarına sahip olmasıdır.
Bununla birlikte, Dünya'daki buzulların çoğu son yıllarda önemli bir erime dönemine girdi. Bu geri çekilme ya da erime, Dünya'nın iklimindeki yeni değişimi anlatıyor. Bu değişim Dünya'nın 4,6 milyar yıllık tarihi boyunca tekrar tekrar olmuş ve gelecekte de olacak bir döngüdür.
İçinde bulunduğumuz yıllarda buzulların erime sezonu alışılmışın dışında olmaktadır. Büyük buzul kayıpları yıllardır değişmeyen deniz seviyelerini etkilemeye ve gerekli uyarıları yapmaya başlamıştır.