Değerli okurlarım sizlerden yaklaşık 6 aydır uzak kaldım. Bu nedenle oluşan birçok yeni gelişmeleri paylaşamadık. Nedeni ise Şubat ayında çok kötü bir hastalığa yakalanarak uzun bir süre hastanede yattım. Şimdi sağlığım oldukça iyiye doğru gidiyor. Araştırmalarıma yeniden başladım ve sağlığım el verdiği sürece tekrar sizlerle beraber olmaya çalışacağım.
Özellikle bu yaz sıcaklıkların inanılmaz derecelere ulaşması ve havadaki nem miktarının çok yüksek olması yaşamımızı zorlaştırmakta ve şartlar altında küresel ısınma etkisinin bize neler getirdiğini incelemekte fayda görüyorum.
Küresel ısınma eşiği 1,5°C, bu yıl ilk defa aşıldı
Küresel ısınma eşiği 1,5°C, bu yıl ilk defa aşıldı. Yıllık sıcaklık artışı 1.52°C olarak açıklanırken bilim insanları Dünya’nın Sanayi Devrimi’nden sonraki en sıcak döneminden geçtiğini belirtmekteler.
Avrupa Birliği (AB) Copernicus İklim Değişikliği Servisi, Dünya’nın bu yıl küresel ısınma eşiği olan 1,5°C’yi ilk defa geçtiğini açıklamıştır. Şubat 2023 ile Ocak 2024 arasında yıllık sıcaklık artışı 1.52°C’ye ulaşmıştır. 2024 yılının ilk 6 ayını da dikkate alırsak bu durum daha ciddi bir hal almaktadır.
Yıllık ortalama sıcaklık artışı, eşik 1,5°C’yi geçerken aynı zamanda Dünya rekor oranda su seviyesi artışı ile karşı karşıya. Bilim insanları için tehlike sinyalleri veren bu gelişmelere karşı acil adım atılması gerekmektedir.
Bilim insanları sıcaklığın ne kadar arttığı konusunda görüş ayrılıklarında bulunsalar da Dünya’nın Sanayi Devrimi’nden sonraki en sıcak döneminden geçtiğimiz konusunda hepsi aynı fikirde.
Küresel ısınmanın yıkıcı sonuçları olan su seviyesinin de yükselmesi, sıcak hava dalgaları, yangınlar ve canlı çeşitliliğinin azalması küresel ısınma 2°C’ye yaklaşırken daha da artacak.
Bilim insanlarına göre 2023’ün en sıcak yıl olmasının sebeplerinden en büyüğü elbette ki fosil yakıtlar ve küresel ısınmaya neden olabilecek insan aktiviteleridir. Bu durum 2024 yılının ilk yarısında da aynen ve artarak devam etmektedir. Ayrıca El Niño ismi verilen küresel doğal bir hava durumunun etkisini sürdürmesi de sıcaklık artışında büyük etki oynamaktadır. Bilim insanlarına göre El Niño etki etmeye devam ettikçe 2024, bir önceki yıllardan daha sıcak bir yıl olacak.
El Niño, genellikle tropik doğu Pasifik’teki deniz yüzeyi sıcaklıklarının ortalamanın en az 0,5°C üzerine çıkmasıyla ilan edilmektedir.
Bilim insanlarına göre ise aktif ve acil bir müdahalede bulunulmadıkça artışın devam edeceği ve iklim krizinin ölümcül sonuçlarıyla karşı karşıya kalacağımız konusunda uyarılar sürekli yapılmaktadır.
Dünya, yenilenebilir enerji ve nükleer füzyon denemeleri gibi konularda ilerleme kaydetse de küresel ısınmayı engellemek için bundan daha fazlası gerekmektedir. İklim aktivistleri, ülkelerin acil olarak net tavır almalarını ve aktif bir müdahaleye girişmeleri gerektiğini düşünüyorlar.
Avrupa’daki birçok ülkenin karbon emisyonlarını azaltmak için kendilerine koydukları hedefi ileri bir hareket ancak yeterli görmeyen iklim aktivistlerine göre “sıfır karbon emisyonu” hedefi için sert önlemler alınmasının zorunlu olduğu görüşündeler.
Bunun haricinde geçtiğimiz dönemlerde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Kaliforniya’da gerçekleşen ölümcül seller, Şili’de gerçekleşen yangınlar ve daha nice doğal afet, insanların henüz küresel ısınmanın ve iklim krizinin ölümcül sonuçlarına hazır olmadığını gösteriyor.
Türkiye açısından bakıldığında, Marmara ve ege bölgesi kavrulurken ve inanılmaz sıcaklık derecelerini görürken doğu ve güney doğu bölgeleri sel ve heyelanlarla karşı karşıya kalmakta. Bilim insanları küresel ısınma arttıkça, bu tip doğal afetlerle daha fazla karşılaşılacağı konusunda uyarmaktalar.