Değerli okurlarım.
Uzun süredir sizlerle enerji kaynakları. Küresel ısınma, çevre etkileri ve mevsimler üzerine görüş ve yeni olguları paylaşmaya çalıştım. Doğal olarak küresel ısınma ile ilgili söyleyecek çok daha fazla konu var. Ama her seferinde belki sizleri biraz daha karamsarlığa sokmaktayım. Bugün artık bu konuya biraz ara vermenin daha akılcı olacağına karar verdim.
Peki son zamanlarda çok sık gündeme gelen ve genelde hepimizi ilgilendiren bir konuyu ele almaya karar verdim.
Cep veya mobil telefonlar
Cep telefonları çalışması sırasında iyonize olmayan radyasyon yani diğer bir tanımlamayla elektro magnetik radyasyon yayımlarlar. İyonize olmayan radyasyon ise düşük enerjili radyasyon türüdür ve etkileştiği materyal içindeki atomları iyonize edecek kadar enerjisi yoktur. Örnek olarak mikrodalgalar, görünür ışık, radyo dalgaları, kızılötesi ve morötesi ışık verilebilir. Diğer bir ifadeyle, bir atomdan veya molekülden bir elektronu tamamen koparabilmek için atomları veya molekülleri iyonlaştırabilecek yeterli enerjiye sahip olmayan elektromagnetik radyasyon türüdür.
Hemen hemen herkes cep telefonlarını gün boyu yanında taşımaktadır, cep telefonu bağımlılığı Türkiye ve Brezilya gibi ülkelerde günde 6 saate kadar çıkmış durumda.
Peki cep telefonlarından yayılan iyonize olmayan radyasyon sağlığa ne kadar zararlı?
Sürekli cep telefonu kullanmak vücutta tümör oluşmasına yol açabilir mi? Ya da bu radyasyona maruz kalmamak için ne gibi önlemler alınabilir?
Bilim insanları yıllardır bu soruların yanıtlarını aramaktadır. Gözlemlenen ve alınan bazı sonuçlar hiçte iç açıcı değil. Diğer taraftan insan vücuduna etkisi de tam olarak bilinmemekle birlikte etrafımızda birçok radyo frekansı bulunmakta.
FM radyo dalgaları, mikrodalgalar, ısı ve ışık bunlardan bazıları. İyonlaştırıcı olmayan radyasyon doğrudan, DNA hücrelerine hasar verip kansere neden olacak kadar enerji taşımıyor.
Ancak ABD Kanser Topluluğu'nun (ACS) web sitesinde yer alan uyarıya göre, cep telefonları beyin tümörü ve boyun ile baş bölgesinde diğer tümörlerin gelişme riskini artırabilmektedir.
Yüksek seviyelere çıktığında radyo frekans dalgaları dokuların ısınmasına neden olmaktadır. Örnek olarak. Mikrodalga fırınların nasıl yiyecekleri ısıttığına bakarak bunu söyleyebiliriz.
Cep telefonlarından yayılan enerji vücutta dokuların ısınmalarına neden olacak kadar yüksek olmasa da dikkatli olunmasında fayda görülmektedir.
Cep telefonu kullanımı sırasında vücuda ne kadar radyofrekansının nüfuz ettiğini hesaplamak için kullanılan bir değer olan özgül emilim oranı (SAR) dır. SAR değerinin düşük olması gerekmektedir. Üretici firmalar web sitelerinde SAR değerlerini açıklamaktadırlar.
Zararlı etkiyi azaltmak için ne tavsiye edilebilir?
- Telefonda geçirdiğiniz zamanı azaltın.
- Ahize modunu ya da eller serbest modunu kullanın ve cihazı baş kısmından uzak tutun.
- Mümkünse telefonu çekim gücünün en yüksek olduğu durumlarda kullanın. Sinyal gücü azaldıkça telefon daha iyi bir sinyal için daha fazla enerji harcar.
- Ve tabii SAR değeri düşük telefonları tercih edin.