BM İklim Zirvesi hakkında bilmeniz gerekenler

 

Değerli Okurlarım,

Bildiğiniz gibi haftalardır ‘Küresel Isınma’ ve ‘Çevre Etkileri' konularında sizleri bilgilendirmeye ve bu konuda gerçekleştirilen yenilikleri aktarmaya çalışıyorum. Bütün küresel ısınma ile gerçekleşmekte olan olayların değerlendirildiği toplantı bu yıl Azerbaycan’da düzenlenmiştir.

Bu toplantının ayrıntılarına girmeden önce enerji kaynaklarından özellikle fosil yakıtlardan arınmamız gerekliliği gerçeğiyle karşı karşıyayız. Türkiye olarak yenilenebilir enerjiye dönüş hızlı bir şekilde devam etse de bütün ulusların buna dikkat etmeleri gerekmektedir. Örneğin Hindistan’ı ve Çin’i düşünün; Dünyanın en çok fosil yakıtına sahip ülkeler. Bu ülkelerin nüfus yoğunluğunu da dikkate ele alırsak fosil yakıtları kullanmaya devam ediyorlar ve tek yol olarak hala kömürü bir kurtarıcı olarak görmekteler. Aynı yaklaşım Suudi Arabistan’daki petrol kaynakları içinde geçerli.

Bu yıl 11 Kasım'da 2024 tarihinde Azerbaycan’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı COP29 düzenlenmiş ve son gelişmeler ile alınması gereken tedbirler tartışılmıştır.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı, 1995 yılından bu yana her yıl farklı bir şehirde, iklim değişikliğiyle mücadelede küresel iş birliği ve gezegenimizi korumak amacı için gerçekleştirilmektedir. Dünyanın dört bir yanındaki hükümetlerden devlet başkanları ve bakanlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, şirketler, inanç grupları, bilim insanları ve yerli halklar ve yerel topluluklar gibi diğer paydaş gruplarla birlikte katılmaktalar.

COP her yıl farklı konulara ve uygulama görevlerini üstlenmektedir. Bu yıl Kasım ayında düzenlenen COP'u öncekilerden ayıran özellik ilk defa tamamen finansın yer almasıdır. Gerçekleştirilen tartışmaların merkezinde Yeni Toplu Sayısallaştırılmış Hedef olarak adlandırılan yeni bir iklim finansmanı hedefinin güvence altına alınmasıdır. İlk iklim finansmanı taahhüt döneminin 2025 yılında bitmesi sonrasında gelişmiş ülkelerin iklim eylemlerini destekleyecek finansman planının oluşturulması açısından kritik bir öneme sahip olduğu bilinmektedir. Acaba bu gelişmiş ülkeler küresel ısınma konusunda vermiş oldukları sözleri yerine getirmekteler mi?

2009 yılında gelişmiş ülkeler 2020 yılına kadar gelişmekte olan ülkelerin iklim eylemini desteklemek için yıllık 100 milyar Amerikan Doları toplanmasına karar vermişti. 2015 Paris İklim Anlaşması ile bu hedef 2025 yılına kadar uzatılmış ve gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaç ve önceliklerini dikkate alarak 2025 sonrası için yıllık 100 milyar dolar tabanından yeni bir finansman hedefi belirlenmesi kabul edilmiştir. İklim değişikliği ile mücadelede finansman özellikle gelişmekte olan ülkelerin iklim eylemi için kritik öneme sahiptir.

İklim finansmanına odaklanılan COP29'da gelişmekte olan ülkelere sağlanan yıllık 100 milyar dolarlık bir önceki finansman tutarının 2035'e kadar yıllık 300 milyar dolara çıkarılması kararlaştırıldı. Kamu ve özel kaynaklardan sağlanacak finansmanın, 2035'e kadar yıllık 1,3 trilyon dolara ulaşması için tüm aktörlerin iş birliği içinde çalışmasını sağlama noktasında anlaşmaya varıldı. COP29'da neredeyse 10 yıldır süren çalışmalar ve geçen iki haftalık süreçteki gelişmeler dahilinde ülkeler, Paris Anlaşması kapsamında karbon piyasalarının nasıl işleyeceğine dair son adımları atarak anlaşmaya vardı ve ülke bazında ticaretin ve karbon kredisi mekanizmasının tamamen işlevsel hale gelmesi sağlandı.

Ümit ederiz ki alınana bu kararlar uygulanır.